Günümüzde pek çok şeye ihtiyacımız var ama en çok da durmaya... Acil olarak durmaya, “yok” olmamak için…

Artık insan da dijital içerik gibi oldu. Görünür olması için kendini paylaşması gerekiyor. Daha fazla kullanıcısının dikkatini çekebilmek için basit ama merak uyandıran bir kancaya ihtiyacı var.

Dikkat çekmeyi başarırsa izleniyor, beğeniliyor, yorumlanıyor (muhabbet) ve sonra?

Tıpkı diğer dijital içerikler gibi, insan da tüketildikten sonra sıradakine geçiliyor. Tıpkı dijital içerikler gibi insanın da aslen birbirinin aynısı yahut muadili olduğu kanaatine varılıyor. Zira “Tüm erkekler şöyle, tüm kadınlar böyle.” gibi genellemeler bunu gösteriyor.

Bu kez içerik gibi, insanın da özgün olanı aranıyor. Özgünlüğün sadece karakter sahibi olmanın ise biraz daha durağanlığa ve ölçülü olmaya denk geldiğini gören yüksek haz bağımlısı insan, “Güzel içeriksin ama sıkıldım.” deyip yine sıradakine geçiyor.

Farklının da farklısını arayan insan, birbirini tekrar eden hikâyelerin aynılığında boğuluyor ama çoğu kez farkında olsa bile kendine “dur” diyemiyor. Çünkü artık içerik bağımlısıyız. Ve burada psikolojiden çıkıp sosyolojiye geçiyor.

Neden hep birlikte bağımlıyız?

Basit bir sosyoloji bilgisidir: Bir toplumda adalete olan güven azalırsa, gelir eşitsizliği artarsa, yoksulluk derinleşir ve benzeri nedenlerle toplumun genel refah seviyesi düşerse; bu durum suç oranlarının ve çeşitli “bağımlılıkların” artmasına zemin hazırlar.

Farkında olmadan bizi etkileyen kısmı şu: Nasıl bir kumar bağımlısı her şeyini kaybetse bile bırakamaz, bir madde bağımlısı ölümle burun buruna gelse dahi vazgeçemezse biz de artık dijital platformların bağımlıları hâline geldik.

Nedeni toplumsal mutsuzluk, sonucu ise bireysel yok oluş.

Çünkü başta dediğim gibi; Artık insanı da bir dijital içerik gibi görmeye başladık. İnsan aynaları bu denli yok ederse kendini nasıl hissedecek?

Sürekli ötekini suçlayıp “İnsanlar şöyle, insanlar böyle.” demenin bir anlamı yok. Eğer tüm bu gözlemler bireysel bir farkındalığa dönüşmüyor, bireysel sorumluluk almayı sağlamıyorsa; okuduğumuz onca metin, yaptığımız onca analiz boşa demektir.

Hâl böyleyken yapılması gereken şey: Tıpkı bir madde bağımlısı gibi, artık bir rehabilitasyona ihtiyaç duyduğumuzu kabul etmek gerekiyor. Bu çağın rehabilitasyonu ise sürekli yeni deneyimler, yeni uyarıcılar ve yeni insanlar aramayı bırakmakla mümkün olabilir. Durmaya ihtiyacımız var; yok olmamak için