Dile kolay…
1996 yılında İzmir’deydim. Hem çalışıyorum hem de konservatuvarda okuyorum.
Hayatın bir tarafı mücadele, bir tarafı müzik…
Bir tarafı gerçekler, bir tarafı hayaller.
Gençlik dediğin şey biraz acele eder…
Her şey hemen olsun ister.
Daha çok duyulayım, daha çok bilineyim, bir yerlere geleyim…
Ama insanın içinde bir başka taraf daha vardır.
Aileden gelen bir edep: bir duruş… bir “kendini bozma” hâli…
İşte o ikisi arasında yürümek kolay değildir.
Bir yandan yükselmek istersin, bir yandan da bozulmadan kalmak.
O yıllarda, 30 yıldır tanıdığım değerli ağabeyim iş insanı Ömer Mert’i aradım.
Her zamanki gibi fazla konuşmadı…
Ama bir cümle söyledi, hâlâ içimdedir:
“Evlat… Önce sağlık, sonra huzur ve itibar.”
Basit ama ikna edici bir cümleydi.
O an insana çok sade gelir…
Ama hayat, o sade sözü ağır ağır büyütür.
Çünkü gençken insan şan, şöhret, alkış sanır ki her şeydir.
Ama yaşadıkça görürsün; mesele başka bir yerdedir.
Aileden gelen o terbiye kolay kazanılmaz…
Edep, dürüstlük, doğru kalmak…
İnsanı bir yere taşır ama aynı zamanda sınar da…
Ben de gördüm…
Konservatuvarda okuduğum yıllardan bu yana gördüm, sahneyi de, kalabalığı da…
Ama şunu net söyleyebilirim:
Sağlık yoksa; hiçbir şeyin tadı yok.
Huzur yoksa; en güzel gün bile ağır gelir insana…
Ve itibar…
İşte asıl mesele orası.
BOZULMADAN KALABİLMEK
İnsan tanınabilir, kazanabilir, konuşulabilir…
Ama itibarı yoksa gönüllerde yeri olmaz.
Çünkü kalıcı olmak başka bir şeydir…
Roman gibi; sadece yazılmak değil, bozulmadan yaşamak gerekir…
Herkes konuşur bu hayatta…
Ama az insanın sözü kalır.
Herkes şarkı söyler…
Ama az insan iz bırakır.
Benim anladığım şu;
İnsan hızlı yükselmek ister…
Ama hayat ona şunu öğretir;
“Bozulmadan kalmak, yükselmekten daha değerlidir...”
Ve bugün dönüp baktığımda görüyorum ki;
Hayatta gerçekten kalan ne alkışlar, ne makamlar, ne de geçici başarılar…
İnsan; sağlıkla nefes alabildiği, huzurla yaşayabildiği ve ardında temiz bir isim bırakabildiği kadar zengindir.
Çünkü ömür bir gün biter…
Ama itibar, insanın bu dünyada bıraktığı en kıymetli mirastır…
“Hayatta ne kazandığın değil, neyi kaybetmeden yaşayabildiğin kalır.”