Liderlik mücadelesinde kim, kimin yanındadır? sorusuna yanıt olacak bir yazı yazmak niyetindeyim.

Çünkü ülke gündeminde “mutlak butlan” var. Şu iki gün içinde en çok duyduğumuz sözcük…

Hukuki bir işlemin, kanunun emredici kurallarına, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırılığı nedeniyle baştan itibaren tamamen geçersiz kabul edilmesine mutlak butlan deniyor.

Yani bu işlemler hiç yapılmamış sayılır ve düzeltilmesi de olanaksızdır.

Anlamını açıkladıktan sonra gelelim yıla damgasını vuran kelime seçimine… Yılın kelimesi, yıl içinde sosyal, kültürel ve siyasi gündeme en çok damga vuran kavrama atıfla seçiliyor. Arama hacimlerinde en çok patlama gösteren kavramların halk oylaması ya da dil kurumlarının uzman değerlendirmeleriyle belirleniyor.

Şimdiden buraya yazıyorum ve bekliyorum. Mutlak butlan, yılın kelimesi olmayacaksa Kemal Kılıçdaroğlu da genel başkan olamaz. O kadar!

Türk siyaset tarihine geçecek mutlak butlanın kahramanı CHP’nin eski lideri Kemal Kılıçdaroğlu

İlginç bir figür Kılıçdaroğlu... İktidar olamamış partinin başında kalma iddiası ve çabası, pahalıya mal oldu.

CHP 38’inci Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davadan “mutlak butlan” kararı çıktı. Yani kurultay yok hükmünde…

Bu durumda CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, eski genel başkan olarak anılması da hukuken uygun değil.

Siyaset ne tuhaf değil mi? Bir günde, bir gecede neler değişiyor... Bugüne kadar Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verenlerin yanı sıra “güçten yana” geçiş yapmak isteyenler de ortaya çıkacaktır.

Şu anda Kılıçdaroğlu’nun yanında kimler var? İşte çekinmeden destek verenler:

CHP Milletvekilleri Faik Öztrak, Deniz Demir, Gamze Akkuş İlgezdi, Orhan Sarıbal, Müslim Sarı, Ali Öztunç, Rıfat Nalbantoğlu, Gürsel Erol, Erdoğan Toprak, Gülizar Biçer Karaca, Semra Dinçer.

Eski CHP Genel Sekreteri Neslihan Hancıoğlu, Eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, Eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Devrim Barış Çelik ve Eski CHP Eskişehir Milletvekili Gaye Aslıer de açık desteklerini gösterdi.

İddia ediyorum; bugün Kemal Kılıçdaroğlu’na şiddetle karşı çıkanlardan da yönünü çevirenler çıkacak.

Hatırlarsınız, Kılıçdaroğlu’nun siyasete girişindeki en güçlü argümanı güvenilir, erdemli siyaset vurgusuydu. Belgelerle konuşup ahlâki değerlere bağlı izlenim vermesiydi onu toplum nazarında tanınır hâle getiren…

Ancak CHP’de dakika dakika değişen koşullar içinde sağlıklı yorum yapmanın da zorlukları var. Siyasi analizlerde isabet kaydetmek oldukça zor.

Kemal Kılıçdaroğlu, uzlaşı dili kullanırken; Özgür Özel, 110 arkadaşının desteğini alıp grup başkanı seçildiğine vurgu yaparak “Uzlaşı yok, kurultaya kadar toplantıları ben yapacağım.” diye diretiyor.

ÇİFT BAŞLI BİR CHP Mİ?

CHP’nin çift başlı bir parti görüntüsü olduğu gerçek. Zira önümüzdeki günlerde işin içinden çıkılmaz bir siyasi kaos ortaya çıkacak. İl ve ilçe teşkilatları, belediye başkanları ve delegelerin tercihleri partinin ortasında meydana gelen çatlağı derinleştirecek gibi görünüyor.

Kılıçdaroğlu. kaybettiği genel başkanlığı tekrar almanın hakkını da vermek isteyecek. Özel ise haksızlığa uğradığı vurgusunu şiddetlendirip liderliğin kendi hakkı olduğunu savunacak.

Ancak görünen bir gerçek de Özgür Özel’in liderlik yaptığı süre içinde seçilmiş belediye başkanlarının yolsuzluk, usulsüzlük, çıkar amaçlı örgüt kurmak gibi ağır suçlarla tutuklanması sarsıcı bir durum.

Tutuklu belediye başkanlarının kendisine rüşvet vererek CHP’den adaylığı kaptığını söylemesi, ayrıca özel hayatına ilişkin bazı iddialar da Özgür Özel’i köşeye sıkıştırıyor.

Kılıçdaroğlu ise CHP’nin köklü, devlet kuran ve yön veren bir parti kimliğine vurgu yaparak, ideal siyaset ahlakı önermelerini sıkça tekrarlayarak “akil, barışçıl, toparlayıcı lider” imajı yaratıyor.

BAŞKANLARIN TAVRI NE OLACAK?

Manisa Milletvekili Özgür Özel yönetimindeki CHP’de bazı belediye başkanlarının adları sıkça AK Parti’ye geçecekler arasında yer alıyordu. Özellikle Özel’in baskıları sonucu bunalıp görev yapamaz hâle geldiklerini dile getiren bu belediye başkanları, Kılıçdaroğlu’nu kurtuluş gibi görecek. Kimi başkanlar da taraf olmak yerine lidere göre pusula ayarı yapmayı seçiyor. Bir diğer başkan profili ise saflarını netleştirip birini överken diğerine sert eleştiriler yöneltiyor.

CHP’li Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, CHP'nin kurultay davasında “mutluk butlan” kararından sonra Kılıçdaroğlu’nu konutunda ziyaret etti.

Başkan Akın, Özgür Özel cephesinden gelen eleştirilere tıpkı Kılıçdaroğlu gibi sükûnetle ve birleştirici bir dil kullanarak karşılık verdi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise kendisini aday gösteren Özel’e bağlılığını tekrar edip Kılıçdaroğlu’na karşı olduğunu sert bir dille ifade etti. Öyle sert ki Kılıçdaroğlu’nun tekrar genel başkanlık koltuğuna oturmasını utanç vesilesi gösterdi.

Şimdi saflar yeniden diziliyor. Önümüzdeki birkaç gün içinde, hatta birkaç saat içinde de pek çok değişiklik olabilir.