Geçen gün Instagram'da 'reels' kaydırırken absürt bir şeye denk geldim. Gerçi her şey saçma sapan bir hâl almaya başladı ya, neyse... Videoda kadının biri, namaz kılanla içki içenin aynı ruh hâllerine sahip olduğundan bahsediyordu. Şaşırdım. İzlemeye devam ettim. Meğer kadına göre, namaz kılan da içki içen de dünyevi meselelerden kendini soyutlamak için bu yola başvuruyormuş... İlginçti, alışılmışın dışında bir bilgiydi bu. Kesinlikle bir temele dayanmalıydı.

Hemen kadının profilini inceledim, ne iş yapıyor, alanı ne, neyin uzmanı diye... Bir de ne göreyim, kadın meğerse astrologmuş. Ha, profilindeki ünvanlara da göz attım tabii. İlişki koçu falan da yazıyordu...

Çocukken ilgimi çekmişti bu burçlar. Zaten çocukken hep bir şeylere inanırdık. O renkli, hayalperest dünyanın içinde bir şeylerin peşinden gitmişliğimiz vardır. Çocuğuz ya, akıl kesmiyor tabii. Ne zamanki bir şeyleri sorgulamaya başlayıp üzerine okumalar yapıp bir de düşünce dünyamızdan geçirince hakikate ulaşma arzusunu yaşıyoruz. Tabii, hakikat zaman zaman "flu" bir hâle de bürünebiliyor bazı konularda ama o başka bir mesele. Daha sonra tartışılabilir.

Bugün sağımız solumuz astroloji safsatalarıyla dolup taşmışken bu meseleyi açmakta yarar var. Burç ve astroloji denilen şeylerin, aslında koca bir aldatmacadan ibaret olduğunu anlamak çok da zor değil. Düşünün, bir insanın kişiliği, karakteri, yapısı; doğduğu tarih üzerinden nasıl belirlenebilir? Nasıl yani, şimdi herhangi biri şubat ayında doğdu diye inatçı biri mi oluyor? Eylül ayında doğdu diye temiz ve titiz mi oluyor? İnsan denilen varlık, gezegenlerin hareketine mi bağlı? Dünya aslında bu kadar basit bir yer mi?

Burçların binlerce yıl öncesine dayanması, toplumun geneli tarafından kabul edilmesi bu deli saçmasını doğrulamaz. Zira, kimse Merkür'ün umurunda değil. Sabah sinirli kalkmak, akşam huzursuzluk içinde uyumak astrolojinin değil, psikolojinin alanı. "Bugün sinirliyim, çünkü Mars geri manevra yapmış." demek, uzayda hareket eden bir cismin senin iç dünyanı belirliyor olmasına inanmak akla ve mantığa uygun değil.

Şüphesiz insan doğasında belirsizlik denilen bir yan da var. Rastlantıdan, kontrolsüzlükten korkar insanoğlu. Burada burçlar devreye girince; kaderi, davranışları, hatta ilişkileri de sistemin bir parçasıymış gibi gösteriyor. İnananlar da buradan bir çıkış yolu arıyor.

Ne yapıyor peki bu burçlarla kafayı bozanlar? Kendilerini etiketlemeye ve bu şekilde anlatmaya başlıyor. Örneğin, "Ben bir akrep burcuyum, hep şüphe ederim.", "Ben aslanım, gösterişi severim." diyerek kendini bu kalıba sığdırmaya çalışıyor. Sıkça görürsünüz, sosyal medyada çevresine mesaj verme peşindeler. Burç sayfalarından alınan 'post'ları, kendi hikâyelerinde paylaşıp "Ben aslında buyum. Bakın, burcumun özelliklerinde bu var. Ben özelim, farklıyım. Ayağınızı denk alın." mesajı veriliyor.

Zırvadan öteye gidemeyen bu durum aslında bir 'narsizm' de yaratıyor. Ki, yapılan bilimsel araştırmalar 'burçlara inanan insanların daha az zeki ve narsist kişilikler olduğunu' ortaya koyuyor.

Oysaki gerçek bambaşka. İnsan, sadece bir tesadüfün ürünü. Koskoca evrenin içinde küçücük bir gezegende, milyarlarca canlı arasında sıradan bir varlık. Hiçten zerre... Ne gezegenlerin hareketi seni özel yapıyor ne de yıldızların dizilişi senin kaderini çiziyor. Kibirlenmeye, övünmeye, kendini kutsallaştırmaya gerek yok.

Karakterini yıldızlar değil; doğduğun ev, büyüdüğün ortam, aldığın eğitim, yaşadığın olaylar, kurduğun ilişkiler belirler. Kişiliğini biçimlendiren bunlardır.

Velhasılıkelam burçlar, modern çağın en tatlı yalanlarından biri. Rahatlatan ancak düşünme ve sorgulama yetilerini yok eden bir afyon. Bazen pespembe bir dünyanın içine sokar, bazen yoktan yere tehlike alarmı vererek korku pompalar. İkisi de insanı hakikatten soyutlar.

Dolayısıyla evrenin merkezinde değiliz hiçbirimiz. Özel de değiliz. Yıldızların umurunda bile değiliz. Mars, Jüpiter, Venüz ve diğer gezegenler… Hepsi Tanrı'nın kurguladığı biçimde hareketini sürdürmeye devam ediyor.

Eğer gökle, gök cisimleriyle, gezegenlerle ilgilenilecekse astroloji değil, astronomi öğrenilmeli. Belki Tanrı'nın yaratmış olduğu bir eşsiz düzeni daha iyi kavrar ve anlarız...

Kullanılan kaynaklar:

Andersson I., Persson J., & Kajonius P. (2022). Even the stars think that I am superior: Personality, intelligence and belief in astrology. Personality and Individual Differences, 187(0), Article 111389.