Ahbap Derneğine yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde verdiği ifade ortaya çıktı.
Uğur, deprem döneminde Ahbap Derneği için para toplamadıklarını, yalnızca yardım kuruluşlarının IBAN bilgilerini paylaştıklarını savunurken; soruşturmaya neden dâhil edildiğini anlamadığını söyledi.
İfadesinde aylık gelirinin 150 bin ile 400 bin lira arasında olduğunu beyan eden Uğur, herhangi bir suç işlemediğini belirterek etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini ifade etti.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin fotoğrafları gösterilen Uğur, yalnızca Halûk Levent'i tanıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
Sadece Halûk Levent isimli şahsı tanırım. Diğer şahısları tanımam. Halûk Levent isimli şahıs ile medyadan tanışmaktayım. İlk defa 2018 yılında programıma konuk ettiğimde tanışmıştım. Sonrasında 2022 yılında başka bir programıma konuk geldi. Sonrasında 7 Şubat günü Hatay'da bir araya geldim. Sonrasında bir daha yan yana gelmedim. Aramızda herhangi bir ilişki yoktur. Sorulan diğer şahısları ise tanımam ve aramızda herhangi bir ilişki yoktur.
"Röportajların bazıların 'Para topluyoruz' ifadesi yanlış anlaşılmıştır"
Kendisine yöneltilen, deprem döneminde Ahbap Derneğinin faaliyetlerine ilişkin yaptığı sosyal medya paylaşımlarının amacı ve herhangi bir talimat alıp almadığı sorusuna Uğur şu yanıtı verdi:
Hiç kimseden herhangi bir talimat almadım. Zaten bu destek paylaşımları Ahbap Derneği'ne özel de değildi. Aynı anda AFAD'a ve KIZILAY'a da destek paylaşımlarımız oldu. Deprem günü İstanbul'da iletişimimizin güçlü olması nedeniyle elimizden gelen yardımı yapmak için canla başla uğraşırken, Halûk Levent'ten 6 Şubat 2023 akşamı telefon aldım. Bana ‘O faaliyetler İstanbul'da yapılmaz. Gel Hatay'a, sıfır noktasında gör olayı.' dedi.
Hatay'a gidiş sürecini de ayrıntılarıyla anlatan Uğur, ifadesinde şu sözlere yer verdi:
Ben de kendisine bizim de gitmek için çok istekli olduğumuzu ancak herhangi bir taşıt, vasıta bulamadığımızı, şahsi araçlarımızla gelmek istersek de kalabalık edip fazlalık olacağımızdan korktuğumuzu açıkladım. Kendisi de bana iletişim gücümün burada daha çok işe yarayacağını söyleyip, ertesi sabah bir ambulans uçağının Adana'ya uçacağını söyledi. Yer ve saat bilgilerini verdi. ‘Atlayın o uçağa gelin' dedi. Biz de mantıklı bulduk ve hemen ertesi sabah uçakla Adana'ya uçtuk. Adana'da bizi Halûk Levent'in gönderdiği bir araç karşıladı. Bizi Hatay İl Jandarma binasına götürdü. İl Jandarma binasının avlusunda AFAD'ın afet yönetim tırının önünde beni Halûk Levent karşıladı. Hızlıca durum hakkında bilgi verdi, Ahbap Derneği olarak yaptıklarını anlattı.
Sonrasında bakanlarımız tıra geldiler. Ben de kendilerini yalnız bıraktım. Gidiş amacımıza uygun şekilde çevredeki yardım ekipleriyle röportajlar yaptım. Yetkililerle toplantısını bitiren Halûk Levent yanıma geldi. Ben de ona burada telefonun ve internetin çekmediğini ve ayak altında dolaşmak istemediğimiz için ekip olarak İstanbul'a dönmemiz gerektiğini anlattım. Zira internet ve telefon olmadan herhangi bir fayda sağlayabileceğimizi düşünmüyordum. Bir gün sonra uçak bulabildiğim için İstanbul'a döndük. Yardım yayınları yapmaya başladık. Bu yayın videolarının alt bantlarına AFAD'ın ve Ahbap Derneği'nin teyitlenmiş IBAN numaralarını yazmaya başladık. Tabii bu esnada birçok gazeteci bizden bilgi almak için röportaj istiyordu. Bu koşturma esnasında verdiğimiz röportajların bazılarında 'para topluyoruz' ifadesi yanlış anlaşılmıştır. Hesaplarımıza inceleneceği üzere bir kuruş dahi para yatmamıştır. Biz herhangi bir sivil toplum kuruluşu değiliz. Böyle bir faaliyet yapamayacağımızın da farkındayız.
Ahbap'a bir kuruş dahi para transfer edilmemiştir. İnternet dilinde bir yardım yayını yaptığınızda örneğin SMA'lı çocuklar için valilik onaylı IBAN verseniz bile takipçilerinize bunu şu şu isim için para topluyoruz denir. Bu sebeple beyan olarak kabul görmeyeceğini düşündüğümüz için hızlıca toplamak ifadesini kullanmışız ya da aktarıyoruz ifadesini kullanmışız. Ancak bu yardımı bizim topladığımız anlamına gelmez. Bize, ‘Ahbap'a ya da AFAD'a para göndermek istiyoruz.' diyen insanlara onların telefonunu ya da IBAN'ını verdiğimiz anlamına gelir. Aktardığımız şey para değil, bilgidir. Zaten en ufak bir araştırmada bile görülecektir. Ahbap Derneği faaliyetlerinde kesinlikle rol almadım. Ancak sadece diğer kurum ve dernekler gibi IBAN'larını ve telefonlarını paylaştım.
"Neden bu soruşturmaya dâhil edildiğimi dahi anlamış değilim"
Uğur, ifadesinin devamında hakkındaki suçlamaları reddederek şu açıklamayı yaptı:
Tarafıma sorulan soruları samimiyetle cevapladım. Herhangi bir şekilde örgüte dâhil olmadım. Herhangi bir örgütün varlığından dahi haberdar değilim. Ben bugüne kadar herhangi bir suç işlemedim. Tarafıma isnat edilen Ahbap Derneğine para yatırılmasına ilişkin açıklamalarımın yanlış anlaşıldığını dile getirdim. Bununla birlikte ben özel olarak Ahbap Derneği'ne bağış yatırılmasını da istemedim. Ben genel olarak bütün yardım kuruluşlarına bağış yapılabileceği yönünde açıklamalar yaptım. Bunun suç olduğunu düşünmüyorum. Ahbap Derneği ile herhangi bir bağım olmaması sebebiyle yapılan bağış paralarının nerede kullanıldığını benim bilmem mümkün değildir. Halûk Levent isimli şahsın da paraları nasıl kullandığını bilmem mümkün değildir. Ben zaten 2023 yılından beridir yan yana fiziksel olarak görüşmedim. 2024-2025 yılında kendisi beni toplamda üç defa aramıştır. Çıkartacağı şarkı ile alakalı ve genel bu konular ile alakalı olmayan konuşmalar yapmıştır. Bu konuşmalar tarafımdan çok kısa kesilmiştir. Bunlar dışında başkaca görüşmem olmamıştır.
Deprem sürecindeki yardım çağrılarına ilişkin de açıklama yapan Uğur, şu ifadeleri kullandı:
Ben AFAD'a ve KIZILAY'a da destek paylaşımları yaptım. Deprem günü İstanbul'da iletişimimizin güçlü olması nedeniyle elimizden gelen yardımı yapmak için canla başla uğraştım. Buradaki amaç para toplamak değil, destek olabilmektedir. Herhangi bir şekilde dolandırıcılık eylemi içerisinde yer almadım, herhangi bir şekilde suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama girişimim olmamıştır. Herhangi bir örgütün varlığından haberim olmadığı gibi herhangi bir şekilde örgüte dahil de değilim. Şirketlerimizden ve şahsi hesaplarımızdan yapılan para transferlerinin ise Ahbap Derneği ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Tamamen kendi ticari işleyişlerime dair olan hesap hareketleridir. Hesap hareketlerime konu paraların hepsi muhasebeleştirilmiştir. Ahbap Derneği ile ilişkilendirilmemelidir. Hakkımda isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum. Sabit ikamet sahibiyim. Herhangi bir şekilde delil karartma veya kaçma gibi bir eylemim yoktur. Düzenli bir gelirim vardır. Neden bu soruşturmaya dahil edildiğimi dahi anlamış değilim. Hakkımda takipsizlik kararı verilmesini talep ediyorum. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir.
"Aktarılan bağış miktarına ilişkin bilgim yok"
Soruşturmanın merkezindeki Ahbap Derneği'nin mali yapısına ilişkin bilgisinin bulunmadığını söyleyen Oğuzhan Uğur, ifadesini şu sözlerle tamamladı:
Aktarılan bağış miktarı, bu bağışlarının nasıl kullanıldığına yönelik bilgim yoktur. Bizi arayarak bağış yapmak isteyen insanların söyledikleri rakamları not almıştık. Buna dair tahminimizce Ahbap, AFAD ve Kızılay'a yaklaşık olarak 60 milyon Türk Lirası para bağışlandığını tahmin ediyoruz. Ancak bu tahmin, bizi arayan insanların söylediği rakamlar üzerinden not alınan meblağlardır. Tabii insanların bu rakamlar miktarında mı bağış yaptığını ya da herhangi bir bağış yapıp yapmadığını bilmemiz mümkün değildir. Ayrıca bu tahminimizi de yine 2023 yılında kayıt altına alabildiğimiz diğer yardımlarımızla beraber sosyal mecradaki tüm hesaplarımızdan paylaştık.




