Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı tutuklu bulunduğu Edirne'deki cezaevinde ziyaret etti. Ziyareti ardından açıklama yapan Kılıçdaroğlu, "Demirtaş dışarıda olsaydı sivil siyasetin önü çok daha rahat açılırdı ve ben eminim terör olayları da biterdi. O nedenle Sayın Demirtaş'ın içeride tutulmasını asla doğru bulmuyorum" dedi. Ardından sosyal medya hesabından ziyarete ilişkin yaptığı paylaşımda, "Bugün Sayın Selahattin Demirtaş'ı ve Sayın Adnan Selçuk Mızraklı’yı cezaevinde ziyaret ettim. Düşüncelerinden dolayı içeride tutulmalarını doğru bulmuyorum. Demokrasilerin ana ilkesi düşünce ve ifade özgürlüğüdür." ifadelerini kullandı.

Açıklama ardından Türkiye İttifak Partisi Genel Başkanı Sinan Oğan, Kılıçdaroğlu'nun Demirtaş'ı ziyaret etmesine sosyal medyadan tepki gösterdi.


Kılıçdaroğlu'nun söz konusu paylaşımını alıntılayan Oğan, şu ifadeleri kullandı:

Kendisini DEM’li olarak tanımlayanların, kendisini CHP’li ve solcu olarak tanımlayanların bizi linçlemelerini bir yere kadar anlamak mümkün! Yalnız kendisini Türk milliyetçisi olarak tanımlayıp sonra da bizi Kemal Kılıçdaroğlu’na destek vermediğimiz için suçlayanlar, gece gündüz itibar suikasti yapanlar bu ziyareti de içselleştirdiler mi? Kendileri de Selahattin Demirtaş’ı ziyarete gidecekler mi?

Malatya'da korkutan deprem! Kandilli Rasathanesi açıkladı Malatya'da korkutan deprem! Kandilli Rasathanesi açıkladı

"Kılıçdaroğlu’nun Demirtaş sevgisinin depreşeceği belliydi"

Tüm şartlar lehineyken Parlamento çoğunluğunu alamamış, seçimin ilk turunda da 5 puan fark yemiş, kazanacak adaylar mevcutken kendi adaylığını dayatan Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun HDP ve Demirtaş sevgisinin de eninde sonunda depreşeceği zaten belliydi." 

Oğan paylaşımın devamında ise şu sözlere yer verdi:

Ayrıca kendisini ekonomist olarak tarif eden bazı şahıslar “kriz” vurgumuzu ya anlayamamış veya anlamak işlerine gelmemiştir.

Onların anlamalarına yardımcı olacak iki çift sözüm var; Son üç yıl AK Parti hükümetinin uyguladığı “Faiz sebep enflasyon sonuç” modüllü yanlış ekonomi politikası ekonomimizi kırılgan hale getirmişti. Faiz/Kur kıskacı ekonomimizi adeta esir almıştı. Ahmet Necdet Sezer’in Anayasa kitapçığı fırlatmasıyla tarihin en büyük ekonomik krizlerinden birisini yaşayan Türkiye, Parlamento çoğunluğu Cumhur İttifakı’nda olduğu için Millet İttifakından seçilecek cumhurbaşkanı ile parlamento arasındaki kavga Türkiye’de siyasete de ekonomiyi de derin bir krize sokacaktı. Bunu anlamak için değil ekonomist olmaya, basit bir zekaya, olayları değerlendirebilecek mantığa sahip olmak ve biraz da dürüst olmak yeterlidir! Bugün ekonomi çok iyi, her şey güllük gülistanlık diyen zaten yok. Türk ekonomisi bugün hala faiz sebep enflasyon sonuç politikasının ceremesini çekiyor. Sıkıntılar büyük ama en azından bu krizden çıkmak için bir program uygulanıyor ve ekonomik krizin yanında bir de siyasi kriz yok! Bizim yeterince sabrımız var!

Herkes konuşsun, eteğindeki taşı döksün, kinlerini kusanlar, iftira atanlar da atsınlar. Onların da sırası gelecek. Biz ne yaptığımızı biliyoruz. Doğru yaptığımıza inancımız tamdır. Günün sonunda haklılığımızı herkes anlayacak! Ne yapıyorsak ülkemiz ve milletimiz için yapıyoruz. Eğer şahsi kariyer kaygımız olsaydı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bol keseden paylaştığı Cumhurbaşkanı yardımcılığı ve bakanlıklar bize de önerilmişti…
 

Editör: Nigar Topcu