Büyükşehir anonim HIV test merkezi sayısını ikiye çıkardı: Yeni adres Küçük Çiğli
Büyükşehir anonim HIV test merkezi sayısını ikiye çıkardı: Yeni adres Küçük Çiğli
İçeriği Görüntüle

Dünya genelinde yaklaşık 1 milyar insan önlenebilir veya henüz tedavi edilmemiş görme problemiyle yaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, bu bireylerin önemli bir kısmı basit müdahalelerle sağlığına kavuşabilir. Ancak düşük gelirli ülkelerde sağlık hizmetlerine erişim kısıtlı olduğundan, özellikle yaşlı bireyler risk altında kalmaya devam ediyor.

En yaygın görme sorunları arasında kırma kusurları, katarakt, glokom, diyabetik retinopati ve sarı nokta hastalığı yer alıyor. Yaşın ilerlemesiyle bu hastalıkların görülme sıklığı artarken, düzenli göz muayeneleriyle erken teşhis hayat kurtarıcı olabiliyor.

Türkiye’de görme engelliler: Veriler ne diyor?

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de kayıtlı engelli birey sayısı 2,5 milyonu aşıyor. Bu kişilerin yaklaşık yüzde 10’unu görme engelliler oluşturuyor. TÜİK’in 2016’daki araştırmasına göre ise, 15 yaş üzerindeki her 100 kişiden yaklaşık 7’si görme sorunu yaşıyor.

Çocuklarda erken teşhis hayati önem taşıyor

Göz sağlığında en kritik dönem 0-7 yaş aralığı. Bu yaşlarda fark edilmeyen görme bozuklukları, kalıcı hasarlara neden olabiliyor. Göz tembelliği (ambliyopi), şaşılık, doğumsal katarakt ve glokom gibi hastalıklar, çocuklukta ortaya çıkıyor ve erken müdahale ile önlenebiliyor.

Bu doğrultuda Sağlık Bakanlığı tarafından; yeni doğanlar, 3 yaş grubu çocuklar ve ilkokul 1. sınıf öğrencilerine yönelik ücretsiz görme taramaları yapılıyoDünya Sağlık Örgütü’nün girişimiyle her yıl Ekim ayının ikinci perşembesi kutlanan Dünya Görme Günü, tüm dünyada önlener. Taramalar, aile hekimleri tarafından Aile Sağlığı Merkezlerinde gerçekleştiriliyor. Gerekli görülen durumlarda çocuklar, göz hastalıkları uzmanlarına yönlendiriliyor.

Yetişkinlerde körlük riski artıyor

Diyabet, glokom ve sarı nokta hastalığı, yetişkinlerde kalıcı görme kaybının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Özellikle diyabet hastalarında görülen diyabetik retinopati, retina tabakasında hasara yol açarak ilerleyici görme kaybına neden olabiliyor. Bu nedenle, diyabet hastalarının yılda en az iki kez göz muayenesi yaptırmaları öneriliyor.

Glokom ise genellikle belirti vermeden ilerleyen, sinsi bir hastalık. Görme sinirine verdiği zararın geri dönüşü bulunmadığı için, erken teşhis büyük önem taşıyor.

Basit önlemlerle sağlıklı bir görüş mümkün

Uzmanlar, körlüğün büyük oranda önlenebilir olduğunu vurgularken, şu adımların herkes tarafından benimsenmesi gerektiğini belirtiyor:

  • Her yaşta düzenli göz muayenesi
  • Çocuklukta görme taramaları
  • Şeker hastalığının takibi
  • Göz hijyenine dikkat edilmesi
  • Sigara kullanımından kaçınılması
  • Güneş ışınlarına karşı gözlerin korunması

Göz sağlığı bir günlük değil, ömürlük bir mesele

Görme kaybı, yalnızca bireyin yaşam kalitesini değil, aynı zamanda sosyoekonomik yaşamı da etkiliyor. Dünya Görme Günü, kamuoyunun bu konuya dikkatini çekmek için önemli bir fırsat sunarken, göz sağlığının korunmasının sadece bireysel değil toplumsal bir sorumluluk olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ