Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere öğle saatlerinde Çankırı'ya geldi. Bakan Tunç, yaptığı açıklamalarda CHP'yi eleştirerek "Ülkenin cumhurbaşkanlığına layık gördükleri birini kendi partilerinin başkanlığına layık görmediler, bir kenara ittiler. Demek ki bunlar iktidar olsalarmış vay halimizeymiş. Çünkü hemen kavgaya başlayacaklarmış. İktidarı paylaşmanın kavgasına başlayacaklardı. Muhalefeti paylaşamayan iktidarı mı paylaşacaktı" ifadelerini kullandı.

İl başkanlığında düzenlenen basın toplantısında partisinin Çankırı Belediye Başkan Adayı Hüseyin Filiz'e destek isteyen Bakan Tunç, "Belediye başkan adayımız Sayın Hüseyin Filiz ile parlamentoda birlikte görev yaptık. O görev yaptığımız süre içinde ben yakinen şahidim, gerek parlamento çalışmalarındaki aktif tutumu gerekse Çankırı ile ilgili sürekli bir şeyler yapmaya çalışması ve Çankırı'nın gelişme ve kalkınması için yoğun bir gayretine şahidiz. Özellikle sanayicilerimizin buraya gelmesi, yeni iş sahalarının burada açılması ile ilgili olarak yabancı firmaların da bir çalışması vardı. Tüm bunların hayata geçmesi noktasındaki çabalarına yakından şahidiz. O nedenle Hüseyin ağabeyimiz Çankırı için bir fırsat olur. Ve Çankırı'nın da bu fırsatı değerlendireceğine inanıyoruz. Çankırı'nın özellikle yerel yönetimler anlamında yapılacak projelerine bizler destek vereceğiz" dedi.

'AK PARTİ, CUMHURİYET TARİHİMİZİN REKORUNU KIRDI'

AK Parti'nin kuruluş sebebinin gerçek belediyecilik olduğunu söyleyen Bakan Tunç, "AK Parti'nin eser ve hizmet siyaseti vizyonu gerçek belediyeciliğe dayanır. 2002'den bu yana AK Parti'miz iktidarda eser ve hizmet siyasetini markalaştırmış, gerçek belediyecilik geleneği ile tüm ülke sathına yayılan bir icraat hamlesine dönüştürmüştür. Ve 22 yıldan bu yana iktidarda dünya tarihinde en uzun süre kalabilen bir parti ve lider olarak da hem cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmış hem de dünya siyaset tarihinde kırılamayacak bir rekora imza atmıştır" diye konuştu.

Bakan Tunç, politikalarının temelinde insanın olduğunu belirterek, "Tabii 22 yıldan bu yana biz politikalarımızın merkezine hep insanı koyduk. 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' dedik. Bunu yaparken sadece bir slogan olarak bunu söylemedik. Parti programına yazmakla kalmadık. Bunu uygulamalarımızla gösterdik. Eğitime önem verdik. Gençlerimize, çocuklarımızın yetişmesine önem verdik. Üniversiteler kurduk, okullarımızı yeniledik. Bütçede en fazla payı eğitime ayırdık. Sağlığa önem verdik, hastaneler yaptık. Ve teknolojinin son imkanlarını sağlık hizmetine sunduk ve böylece eğitime ve sağlığa verdiğimiz önem sayesinde de özellikle kalkınma ve refahın hızlanması noktasında önemli bir ilerleme sağladık. Ve Türkiye'yi enerjide bağımsız, savunma sanayinde yerli ve milli güçlü konuma getirme noktasında çok büyük mesafeler aldık. Dünyada da dış politikada hakkaniyeti savunan, mazlumun hakkını savunan, Filistin'i savunan, 'Dünya 5'ten büyüktür' diyen; dengeli, hakkaniyetli, adaletli bir dış politikamıza da Türkiye ekseni kurmanın gayreti içerisinde olduk" ifadelerini kullandı.

'HEPSİ BİRBİRİNİN ALEYHİNDE KONUŞMAYA BAŞLADI'

Daha sonra muhalefeti eleştiren Bakan Tunç, "10 ay önce bir seçim yapıldı. O seçimde karşımızda bir ittifak vardı. O ittifakın cumhurbaşkanı adayı vardı. Sonra o cumhurbaşkanı adayını, ülkenin cumhurbaşkanlığına layık gördükleri birini kendi partilerinin başkanlığına layık görmediler, bir kenara ittiler. Sonra onların yardımcıları olacaktı; cumhurbaşkanı yardımcıları. Her partinin başkanı birer yardımcıydı. Kaç tane; 6, 7, 8, 9 tane vardı. Şimdi hepsi birbirinin aleyhinde konuşmaya başladılar. Demek ki bunlar iktidar olsalarmış vay halimizeymiş. Çünkü hemen kavgaya başlayacaklarmış. İktidarı paylaşmanın kavgasına başlayacaklardı. Muhalefeti paylaşamayan iktidarı mı paylaşacaktı? Milletimiz ferasetiyle o tehlikeyi, kaosu gördü ve ülkeyi böyle bir riske sokmadan Cumhur İttifakı ile yola devam etti. Cumhurbaşkanımız 17'nci seçimini de kazandı. Şimdi 18'inci seçim var, Çankırı'nın plakası da 18. İnşallah 18'inci seçimde de ülkemiz bir milli irade bayramı, demokrasi bayramı yaşasın" dedi.

'DEZENFORMASYONLARIN ÇOĞU YURT DIŞI KAYNAKLI'

Ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Tunç, sosyal medyada seçimlerle ilgili dezenformasyon yapılmasına ilişkin, "Sosyal medyada maalesef dezenformasyon yapılıyor. Suç unsuru olanlar, kimliği tespit edilenlerle ilgili soruşturmalar açılıyor. Son zamanlarda bu konuda özellikle sosyal medya yoluyla halkı kin ve düşmanlığa tahrik hem de halkı yanıltıcı bilgiyi yayma suçu bakımından çok sayıda soruşturma açıldı. Bu konuda çok sayıda gözaltı ve tutuklama da gerçekleşti. Sosyal medyada sahte hesaplarla, kimliği tespit edilemeyen daha çok yurt dışı kaynaklı dezenformasyonlar var. Bunlarla ilgili kimlik tespiti yapılamadığı için soruşturma bakımından bir ilerleme sağlanamıyor ama kimlikleri tespit edildiğinde gerekli işlem yapılıyor. Siber suçlarla mücadele konusunda emniyetimizin büyük bir tecrübesi var. Kimlik tespitleri ile ilgili de çalışmalar yapılıyor. Kimlikleri tespit edilenlerle ilgili gerekli soruşturmalar yapılıyor. Gerekli suç duyurularında bulunmak lazım. Hiç kimse halkı endişeye, huzursuzluğa sevk edecek, kin ve düşmanlığa yönlendirecek paylaşımlarda bulunamaz. Gerçek hayatta suçsa sanal ortamda yapılmışsa o da suçtur. Savcılıklarımız bu konularda gerekeni yapıyor" diye konuştu.

Tanju Özcan'ı eşi protesto etti Özcan'dan karşılık gecikmedi Tanju Özcan'ı eşi protesto etti Özcan'dan karşılık gecikmedi

Bakan Tunç, parti binasındaki programın ardından esnaf ziyareti yaparak kentten ayrıldı.

Editör: Nigar Topcu