Hastalığın genellikle yavaş ilerlediği ancak erken teşhis edilmediğinde hayati risk taşıdığı belirtilirken, erken evrelerde hiçbir belirti vermeyebileceği ifade edildi. İlerleyen dönemlerde ise geceleri sık idrara çıkma, idrar yaparken zorlanma, idrarda kan görülmesi ile bel, kalça ve kemiklerde ağrı gibi yakınmaların görülebileceği aktarıldı. Bu şikâyetlerin her zaman kansere işaret etmeyeceği, mutlaka uzman değerlendirmesinin gerekli olduğu belirtildi.
PSA testi hayati önem taşıyor
Prostat spesifik antijen (PSA) testinin, hastalığın erken tanısında kritik rol oynadığına dikkat çekildi. Kanda PSA değerinin yüksek çıkmasının prostatta sorun olabileceğine işaret ettiği ancak tek başına kanser tanısı koydurmadığı ifade edildi. Ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunan erkeklerin 45 yaşından itibaren taramalara başlamaları gerektiği belirtildi.
Risk faktörlerine dikkat
Uzmanlar, kesin tanının ancak biyopsi ile konulabileceğini, mikroskop altında kanser hücrelerinin görülmesinin şart olduğunu vurguladı. Yaş, aile öyküsü, genetik faktörler ve yaşam tarzı prostat kanseri için temel risk unsurları arasında sayılırken; sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın hastalığa karşı koruyucu rol üstlendiği ifade edildi.
“En önemli adım düzenli PSA testi ve ürolojik muayenedir” denilerek, farkındalık haftasında tüm erkeklere kendileri ve sevdikleri için harekete geçmeleri çağrısında bulunuldu.





