İzmir’in Karaburun ilçesinde bir araya gelen kadınlar, bölgenin doğal parçası olmasına rağmen zamanla yok olan sakız ağaçlarını yeniden yetiştirmeye başladı. İzmir merkeze 88 kilometre uzaklıktaki Eğlenhoca Mahallesi’nde 6 yıl önce başlayan çalışma, 10 fidandan 350 ağaca ulaştı. Kadınlar hem doğal mirası yaşatıyor hem de sakızı yeniden mahalle mutfağına taşıyor.
250 haneli mahallede yürüyen çalışma, dernek ya da kooperatif çatısı altında değil; imece usulüyle ilerliyor. Kadınlar, sakız üretimini büyütüp ticari gelir elde etmeyi de hedefliyor.

10 fidanla başladı, 350 ağaca yayıldı
Mahalleli kadınlar ilk adımda Çeşme İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden temin ettikleri 10 fidanı dikti. Daha fazla fidan için kurum ve özel kuruluşlara başvurdu.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün yürüttüğü “Yarımada Kadınları Sakız Ağacına Can Katıyor Projesi”ne katılan kadınlar, eğitim ve kurslarla bilgi birikimini artırdı. Proje ve destekler kapsamında 25 kadına 340 fidan sağlandı; fidanlar ev bahçelerine ve tarlalara dikildi.

Sakız yeniden sofralarda
Kadınların çoğalttığı sakız ağaçları, mahallede geleneksel lezzetlerde de yeniden görünür hale geldi. Sütlü bulgur çorbası, et yemekleri, nişan kurabiyeleri ve sütlaçta sakız sık tercih ediliyor.
Mahalleli, sakız ihtiyacını dışarıdan karşılama yükünün azaldığını, kültürel mirasın da tariflerle birlikte korunduğunu anlatıyor.
![]()
“Bu bir kadın hareketi oldu”
Kadınlara öncülük eden 65 yaşındaki Habibe Eğmen, AA muhabirine, sakız ağaçlarıyla ata topraklarına sahip çıkmayı amaçladıklarını söyledi.
Dernek veya kooperatif olarak değil imece usulüyle çalışma gerçekleştirdiklerini belirten Eğmen, sakızın kültürel değerleri arasında bulunduğunu ifade etti.
Eğmen, öncelikli hedeflerinin kendi sakız ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:
"Sakızın içinde mutluluk veren ve midemizi rahatlatan madde var. Biz bunlarla büyümüş insanlarız. Biz sakızı dışarıdan alıyoruz. Küçük miktarına dünya kadar para veriyoruz. 25 kadına baktığınızda bizim yaş ortalamamız 55. Amacımız çocuklarımızın da toprağa sahip çıkmaları. Çocuklarımız tabii ekonomik bir değeri olursa sahip çıkacak. Toprak çok kıymetli ve bunu ekonomik olarak çocuklarımıza devretmek istiyoruz. Bu ağaçları gelinimize, kızımıza emanet edeceğiz. Biz oğlumuza da emanet etmiyoruz bunu. Çünkü bu iş kadın harekatı oldu."

Eğmen, sakız ağaçlarının 25 kadının direnci ve isteğinin bir neticesi olduğunu, kendilerinin de fidan yetiştirmeye başladığını ve ağaç sayısını 3 yılda 1000'e ulaştırmayı hedeflediklerini aktardı.
Kadınlardan 65 yaşındaki Yasemin Karabacılı ise sakız ağacını yaşatmak için çabaladıklarını anlattı.
Sakız ağacının vatanının, bulundukları topraklar olduğunu ifade eden Karabacılı, ağacın zamanla yok olduğunu, sakız ihtiyaçlarını dışarıdan alarak karşıladıklarını kaydetti.
Karabacılı, ağaca özenle baktıklarını vurgulayarak, "Çocuk gibi bakıyoruz, büyütüyoruz, emek veriyoruz. Bakımlarını imece usulü de yapıyoruz. Gelecekte çocuklarımıza, torunlarımıza bir miras bırakabilmek adına sakızı yaşatmaya çalışıyoruz. Eskiden gelen ve tükenmiş olan sakızımıza tekrar can vermeye çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.




