Jeotermal Enerji Derneği, YEKDEM süresini tamamlayarak teşvik kapsamı dışına çıkan jeotermal santraller için 8 cent seviyesinde taban fiyat talep etti. Kuşadası’nda düzenlenen JED Bahar Buluşması’nda konuşan Dernek Başkanı Ali Kındap, 2026 sonunda işletmedeki jeotermal santrallerin yaklaşık yarısının YEKDEM dışında kalacağını belirtti.
Türkiye’de üretim yapan jeotermal enerji santrallerinin toplam kurulu gücünün 1798 MW seviyesinde olduğunu aktaran Kındap, bu kapasitenin büyük bölümünün 2010-2020 yılları arasında devreye alındığını söyledi. Kındap, destek süresini tamamlayan santrallerin mevcut piyasa koşullarında üretimi sürdürebilmesi için yeni bir fiyat güvencesine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
YEKDEM DIŞINDA KALAN KURULU GÜÇ ARTIYOR
JED Başkanı Ali Kındap, 2025 sonu itibarıyla 620 MW kurulu güce sahip jeotermal santralin YEKDEM süresini tamamlayarak teşvik sistemi dışına çıktığını açıkladı. 2016 yılında devreye alınan ve destek süresi 2026’da sona erecek santrallerle birlikte bu rakamın yıl sonunda 833 MW’a ulaşacağı belirtildi.
Kındap, söz konusu büyüklüğün Türkiye’nin jeotermal kaynaklı elektrik enerjisi kurulu gücünün yüzde 47’sine karşılık geldiğini ifade etti. Bu nedenle YEKDEM dışında kalan santraller için kilovatsaat başına en az 8 dolar/cent seviyesinde taban fiyat belirlenmesi gerektiğini söyledi.
SEKTÖR 8 CENT TABAN FİYAT İSTİYOR
Jeotermal santrallerin 7 gün 24 saat baz yük olarak temiz enerji üretebildiğine dikkat çeken Kındap, bu tesislerin zarar eder noktaya sürüklenmemesi gerektiğini dile getirdi. Kındap, sektör temsilcileri olarak taleplerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na ilettiklerini kaydetti.
Mevcut fiyat seviyesinin jeotermal yatırımların sürdürülebilirliği açısından yeterli olmadığını belirten Kındap, santrallerin yatırımcılar açısından yüksek maliyet ve döviz riski taşıdığını vurguladı. Kındap, taban fiyatın yalnızca yatırımcıyı değil, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesini de koruyacağını ifade etti.

3 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM RİSK ALTINDA
YEKDEM dışına çıkan jeotermal santrallerin toplam yatırım bedelinin 3 milyar doları aştığını belirten Kındap, bu tesisleri “milli servet” olarak nitelendirdi. Kındap, mevcut piyasa yapısıyla bu santrallerin kâr edebilmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Kındap, jeotermal enerjide 1 MW üretim kapasitesi oluşturmanın rüzgâr yatırımlarına göre en az üç kat, güneş yatırımlarına göre ise yaklaşık on kat daha maliyetli olduğunu belirtti. Yüksek enflasyon, döviz bazlı maliyetler ve düşük piyasa fiyatlarının sektörü zorladığını dile getirdi.
TÜRKİYE AVRUPA’DA LİDER KONUMDA
JED’in paylaştığı verilere göre Türkiye, 1798 MW jeotermal elektrik kurulu gücüyle dünyada dördüncü, Avrupa’da ise lider ülke konumunda bulunuyor. Buna rağmen sektör temsilcileri, mevcut kapasitenin Türkiye’nin gerçek jeotermal potansiyelinin altında kaldığı görüşünde.
Türkiye’de jeotermal kaynaklar yalnızca elektrik üretiminde değil, konut ısıtması, seracılık, termal turizm, balıkçılık ve sebze-meyve kurutma alanlarında da kullanılıyor. Bu alanlardaki toplam jeotermal kullanımın 7 bin MW’ın biraz üzerinde olduğu bildirildi.
SERA POTANSİYELİNİN YÜZDE 5’İ KULLANILIYOR
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’nin keşfi tamamlanan jeotermal potansiyeli 62 bin MW termal seviyesinde. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre ise mevcut kullanım 19 bin 836 MW termal düzeyinde bulunuyor.
Türkiye’nin 150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olduğu, buna karşılık mevcut jeotermal sera alanının 7 bin dönüm seviyesinde kaldığı belirtildi. Bu kapasiteyle Türkiye’nin dünyada yedinci, Avrupa’da ise birinci sırada yer aldığı ifade edildi.



