Avrupa’nın önde gelen çelik örgütlerinden EUROFER, İzmir Aliağa’daki gemi söküm bölgesinin çevre ve iş güvenliği kurallarına tam uyum sağlanana kadar Avrupa’daki gemi geri dönüşüm işlemlerinden yasaklanması çağrısında bulundu. Tekreferans.com’dan Sinan Doğan’ın haberine göre, Avrupa’dan gelen bu çıkış Aliağa’daki gemi söküm sektöründe büyük hareketlilik yarattı.

Aliağa Nemrut Körfezi’nde yaklaşık 500 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren 20 civarında gemi söküm tesisi bulunuyor. Yıllık yaklaşık 300 gemi söküm kapasitesine sahip bölge için yapılan çağrı, Türkiye’nin gemi geri dönüşüm sektöründeki Avrupa bağlantısını doğrudan ilgilendiriyor.

EUROFER AB LİSTESİNDEN ÇIKARILMASINI İSTEDİ

EUROFER’in çağrısında, Aliağa’daki tesislerin iş güvenliği ve çevre standartlarına uyum sağlayıncaya kadar Avrupa’dan gönderilecek gemileri sökme yetkisinin askıya alınması istendi. Avrupa’daki bazı kuruluşlar da gemi sökümünde kullanılan kıyıya yanaşma ve karaya çıkarma yöntemlerinin tamamen yasaklanması gerektiğini savunuyor.

Demir-çelik sektörünün federasyonu EUROFER’in yanı sıra Recycling Europa da çağrıya destek verdi. Kuruluşlar, Türkiye’de tam çevre ve iş güvenliği sağlayan tesislerin yetkilendirilmesini, ÇED ve diğer çevre süreçlerinden muafiyet uygulamalarına karşı daha sıkı denetim yapılmasını talep ediyor.

Aliağa’nın üçüncü Mavi Bayrağı ALBEST Ön Plaj’da dalgalandı
Aliağa’nın üçüncü Mavi Bayrağı ALBEST Ön Plaj’da dalgalandı
İçeriği Görüntüle

GEMİ SÖKÜMCÜLER ACİL TOPLANTIYA GİDİYOR

Avrupa’dan gelen çağrının ardından Aliağa’daki gemi söküm firmalarını temsil eden Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği’nin acil toplantı kararı aldığı öğrenildi. Sektör temsilcilerinin toplantıda hem Avrupa’dan gelen baskıyı hem de bölgenin AB gemi geri dönüşüm listesindeki durumunu değerlendirmesi bekleniyor.

Çağrının sektör üzerinde yarattığı etkinin, yalnızca tesislerin çalışma koşullarıyla sınırlı kalmayacağı belirtiliyor. Avrupa gemilerinin Aliağa’da sökülmesinin kısıtlanması halinde bölgedeki kapasite, gelir beklentileri ve yeni yatırım planlarının da etkilenebileceği değerlendiriliyor.

YENİ ÇED SÜRECİ GÜNDEMDE

Aliağa’daki gemi söküm bölgesi için daha önce başlatılan ÇED süreci iptal olmuştu. İddialara göre, özellikle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çevre kirliliğini gerekçe göstererek imar planı konusunda olumsuz görüş bildirmesi süreci zora sokmuştu.

Bölgedeki tesisler için yeni bir ÇED süreci başlatılırken, hazırlanan proje kapsamında halkın katılımı toplantısının 23 Haziran’da yapılması planlandı. Avrupa’dan gelen son çağrı, bu toplantı öncesinde çevre, iş güvenliği ve denetim başlıklarını yeniden tartışmanın merkezine taşıdı.

ALİAĞA BELEDİYESİ ŞİRKETİNİN PLANLARI DA ETKİLENEBİLİR

Gemi söküm bölgesindeki yaklaşık 500 bin metrekarelik arazi, geçtiğimiz yıl mart ayında MHP’li Aliağa Belediyesi iştiraki Aliağa Belediye Petrol A.Ş. tarafından Emlak Konut’un yan şirketinden ihalesiz şekilde satın alınmıştı. APAŞ’ın parselleri KDV hariç metrekare başına 21 bin 999 TL’den aldığı belirtilmişti.

APAŞ’ın daha sonra söz konusu parselleri gemi söküm firmalarına metrekare başına 29 bin TL’den 24 ay vadeyle satmak üzere anlaşma yaptığı, bu süreçte şirketin kasasına ilk etapta peşinat olarak yaklaşık 4 milyar TL girdiği öğrenilmişti. Ancak fiyatların yüksekliği nedeniyle bazı firmaların faaliyet gösterdikleri parselleri satın alamadığı ifade edilmişti.

YASAK İHTİMALİ TAHSİLAT PLANINI BELİRSİZLEŞTİREBİLİR

Aliağa’daki tesislerin Avrupa’dan gelecek gemilerin sökümüne kapatılması ihtimali, sektördeki firmaların gelir projeksiyonları kadar belediye şirketinin tahsilat planlarını da gündeme getirdi. Avrupa bağlantısının zayıflaması halinde şirketlerin kalan taksit ödemelerinde belirsizlik oluşabileceği belirtiliyor.

Bu nedenle EUROFER’in çağrısı, çevre ve iş güvenliği tartışmasının ötesinde Aliağa’daki arazi satışları, sektörün finansal dengesi ve belediye şirketinin gelir beklentileri açısından da kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ