TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, İzmir Depremi'nin 5'inci yıl dönümünde, Tepekule Kongre Merkezinde toplandı.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, kentte yürütülen afet hazırlık çalışmalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Basın açıklamasını Yönetim Kurulu Başkanı Bengi Atak gerçekleştirdi.
Kentte yeni bir felaket yaşanmaması için sorulması gereken bazı sorular olduğuna dikkat çeken Atak, "Bazı soruları sormak zorundayız: Yapı stoğumuz ne kadar güvenli? Hangi sözler tutuldu, hangileri unutuldu? Ve sadece büyük depremlerle değil; daha dün Gebze’de 2012 yılında yapılmış bir bina deprem bile olmadan, devrilerek göçtü. Bu olay, ülkemizde yapı üretim sürecinin hâlâ bilimsel ve teknik gereklerden uzak yürütüldüğünün, “yeni bina = güvenli bina” denkleminin bir yanılgı olduğunun göstergesidir. Artık hiçbirimizin bahanesi yok. Deprem kader değildir; ihmalkârlığın, denetimsizliğin ve unutkanlığın sonucudur. Çıkış yolu “deprem ne zaman olacak?” sorusunda değil; “biz hazır mıyız, daha neyi bekliyoruz?” sorularına alınacak cevaplardadır" dedi.
"Kendi kendimize hazırladığımız bir felaket tablosu"
Kentteki kamu binalarının güvenli olup olmadığına ilişkin açıklamalarda bulunan Atak, "İzmir’de ilk ve orta dereceli okullar ile üniversitelere ait binalar ne kadar güvenli? Hastanelerimiz olası bir depremde hizmet verebilecek durumda mı?
Kentin yolları, köprüleri, viyadükleri, iskeleleri, altyapısı olası bir sarsıntıya hazır mı? Deprem sonrası kullanılması gereken kamu binaları ve toplanma alanları gerçekten güvenli ve yeterli mi? 30 Ekim 2020 depreminden sonra orta hasarlı olarak belirlenen binalardan ne kadarı güçlendirildi ya da dönüştürüldü? Beş yıl geçti. Bu soruların yanıtlarını hâlâ bilmiyor olmamız, kendi kendimize hazırladığımız bir felaket tablosudur" dedi.
Kentin yapı stoku envanteri tamamlanmalı
Kentteki yapı stoku envanterinin acilen tamamlanması gerektiğine dikkat çeken Atak şunları kaydetti:
"Kentlerin mevcut durumunu ortaya koyacak Yapı Stoku Envanteri tamamlanmalı; sadece dönüşüm değil, güçlendirme politikaları da sistematik hale getirilmelidir.
Vatandaş yaşam hakkı için piyasa koşullarına mahkûm edilmemeli, devlet destekli finansal mekanizmalar hayata geçirilmelidir."
"İzmir'de 300-400 bin bina risk altında!"
Atak, Bayraklı ve Bornova bölgesinde yapı envanter çalışmalarının tamamlandığını, Karşıyaka bölgesinde devam ettiğini söyledi. İzmir'de yaklaşık 1 milyon bina olduğunu ifade eden Atak, bunun yüzde 35-40'ının yani 300-400 bin binanın mutlaka depreme dayanıklı hale getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.




