Türkiye Gazeteciler Sendikası, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde 2025-2026 Basın Özgürlüğü Raporu’nu yayımladı. Raporda, Nisan 2025-Nisan 2026 döneminde gazetecilere ve basın kuruluşlarına yönelik soruşturma, gözaltı, tutuklama, yargılama, saldırı, erişim engeli ve idari yaptırımların geniş bir tabloya dönüştüğü vurgulandı.

Raporda en dikkat çeken başlıklardan biri, kamuoyunda “Sansür Yasası” olarak bilinen düzenleme kapsamında yürürlüğe giren TCK 217/A maddesi oldu. “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunun, gazetecilik faaliyetleri üzerinde baskı yaratan bir araca dönüştüğü belirtildi.

TCK 217/A İÇİN ÖZEL BAŞLIK AÇILDI

TGS raporunda, TCK 217/A maddesinin uygulanma biçimi ve gazetecilik üzerindeki etkileri ayrı bir başlık altında incelendi. Rapora göre düzenlemenin yürürlüğe girdiği 2022’den bu yana en az 88 gazeteci hakkında toplam 113 soruşturma başlatıldı.

Bu süreçte 29 gazeteci gözaltına alındı, altı gazeteci tutuklandı. Bir gazeteci hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı verildi. Soruşturmaların 49’u takipsizlikle sonuçlanırken, 29 dosya iddianame düzenlenerek davaya dönüştü.

KESİNLEŞMİŞ CEZA HÜKMÜ BULUNMUYOR

Raporda, TCK 217/A kapsamındaki davalarda dikkat çeken bir başka veri de kesinleşmiş ceza hükmünün bulunmaması oldu. Açılan davaların 15’inde ilk derece mahkemeleri beraat kararı verdi, 12 dosyada ise yargılama devam etti.

Bir dosyada ilk derece mahkemesinin verdiği mahkumiyet kararı istinafta bozuldu ve beraat kararı çıktı. Bir başka dosyada ise 10 ay hapis cezası için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildi.

SON BİR YILDA 19 GAZETECİ TUTUKLANDI

TGS’nin verilerine göre Nisan 2025-Nisan 2026 döneminde en az 53 gazeteci hakkında soruşturma açıldı. Aynı dönemde 67 gözaltı işlemi uygulandı, 19 gazeteci tutuklandı, 15 gazeteci serbest bırakıldı.

Raporda, iki gazeteci hakkında ev hapsi kararı verildiği, 26 gazeteci hakkında ise imza ve yurt dışı çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirleri uygulandığı aktarıldı. 1 Nisan 2026 itibarıyla en az 14 gazetecinin gazetecilik faaliyetleri nedeniyle cezaevinde bulunduğu belirtildi.

YARGILAMALAR VE CEZALAR RAPORA GİRDİ

Gazetecilere yönelik yargılamalar da raporun önemli başlıkları arasında yer aldı. Bir yıllık dönemde 224 ceza davasında 300’ün üzerinde gazeteci yargılandı. 73 dosyada karar verilirken, 89 dosyada yargılamanın sürdüğü kaydedildi.

Bu dosyalarda toplam 53 yıl 4 ay 16 gün hapis cezası verildi. 39 davada 54 gazeteci hakkında beraat kararı çıktı. Tazminat davalarında ise en az 21 dosya görüldü; 15 gazeteci ve dört kurum yargılandı, toplam 102 bin 500 lira tazminata hükmedildi.

RTÜK CEZALARI VE ERİŞİM ENGELLERİ DİKKAT ÇEKTİ

Raporda, RTÜK kararlarının basın özgürlüğü üzerindeki idari baskının önemli araçlarından biri olmayı sürdürdüğü ifade edildi. İncelenen 21 kararda toplam 15 milyon 154 bin 715 lira idari para cezası uygulandığı belirtildi.

Bayramda yola çıkanlar bu yönteme başvurdu... Radarlar 9 günde 2.5 milyon kez sorgulandı
Bayramda yola çıkanlar bu yönteme başvurdu... Radarlar 9 günde 2.5 milyon kez sorgulandı
İçeriği Görüntüle

Tele1, Halk TV ve SZC TV gibi yayın kuruluşlarına yayın ve program durdurma cezaları verildi. Ayrıca en az yedi internet sitesine erişim engeli getirildi, 41 haber içeriği URL bazında kaldırıldı, sekiz içerik silindi ve 21 X hesabına erişim engeli uygulandı.

GAZETECİLERE SALDIRILAR RAPORDA YER ALDI

TGS raporunda fiziki ve sözlü saldırılar da ayrı bir başlık olarak yer aldı. Buna göre son bir yılda en az 34 gazeteci fiziksel saldırıya uğradı, 22 gazeteci sözlü tehdit ve saldırıya maruz kaldı. İki basın kurumuna yönelik saldırı yaşandı.

Sendika, bu tablonun basın özgürlüğü ihlallerinin münferit olayların ötesine geçtiğini gösterdiğini belirtti. Raporda, gazetecilerin yargı baskısının yanı sıra işsizlik, düşük ücret, güvencesizlik ve örgütsüzlük sorunlarıyla da karşı karşıya olduğu vurgulandı.

TGS’DEN SENDİKAL MÜCADELE ÇAĞRISI

Türkiye Gazeteciler Sendikası, raporun sonunda gazeteciliğin demokratik toplum düzeni açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Gazetecilik faaliyetinin anayasal güvence altında olması gerektiği belirtilirken, basın ve ifade özgürlüğünün korunmadığı bir düzende demokratik hakların da güvence altında olamayacağı ifade edildi.

TGS, gelecek yıl 3 Mayıs’ta basın ve ifade özgürlüğünün korunduğu, hukuk devleti işleyişinin güçlendiği ve gazetecilerin insanca çalışma koşullarına kavuştuğu bir tabloyu raporlamayı temenni ederek meslektaşlarına sendikalı olma ve birlikte mücadele etme çağrısı yaptı.

Kaynak: Haber Merkezi