2026-2028 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program’dan (OVP) elde edilen bilgilere göre, finansal teknoloji alanında ölçek ve etkinliğin artırılmasıyla birlikte Türkiye’nin küresel finans piyasalarındaki rolünün daha da güçlendirilmesi hedefleniyor.
Bu çerçevede, ödeme ve elektronik para kuruluşlarının hem verimliliklerinin hem de rekabet kapasitelerinin yükseltilmesi amacıyla bulut bilişim kullanımına dair imkânların geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması planlanıyor.
FAST ve FAST katman servisleriyle ödeme hizmetleri veri paylaşım servislerinin daha fazla kullanılmasına yönelik adımlar da atılacak.
Dijital Türk lirasının ekonomik, hukuki ve güvenlik boyutlarının ele alınarak hayata geçirilmesi ve kullanımının artırılması yönünde çalışmalar yürütülecek.
Ayrıca yatırımların, teknoloji adaptasyonu, veri güvenliği ve dijital yeterlilik kriterleri dikkate alınarak desteklenmesi sağlanacak. Bu kapsamda yeni finansal araçların geliştirilmesi de gündemde olacak.
Sürdürülebilir finans altyapısına odaklanılacak
Sürdürülebilir finansman kaynaklarından daha çok yararlanılması adına finans altyapısının güçlendirilmesi ve ürün çeşitliliğinin artırılması hedefleniyor.
Bu doğrultuda, yeşil dönüşümü destekleyecek “yeşil finans stratejisi ve eylem planı” uygulamaya alınacak. Ayrıca yeşil bankacılık uygulamalarının yaygınlaştırılması, yeşil yatırımların finansman ihtiyaçlarını karşılayacak mekanizmaların kurulması planlanıyor.
Bankaların yurt içinde sosyal temalı yatırımları finanse etmek için sağladıkları fonlamanın teşvik edilmesi öngörülürken; sürdürülebilir finans başlığı altında yeni ürün ve hizmetler de geliştirilecek.
Yeşil ve sürdürülebilir borçlanma araçlarına dair mevcut rehber, sosyal sermaye piyasası araçlarını da kapsayacak biçimde güncellenecek.
Ayrıca sürdürülebilirlik bağlantılı sermaye piyasası araçlarına yönelik yeni bir rehber hazırlanacak.
TES uygulaması geliyor
Yurt içi tasarrufların artırılması ve tasarruf bilincinin yaygınlaştırılması adına finansal okuryazarlığın geliştirilmesi, uzun vadeli tasarruf araçlarının hayata geçirilmesi planlanıyor.
Bu kapsamda Otomatik Katılım Sistemi’nin (OKS), işveren katkısının da bulunduğu ikinci basamak emeklilik sistemi TES’e dönüşeceği açıklandı.
Uygulamanın 2026 yılının ikinci yarısında başlatılması öngörülüyor.
OKS’de yer alan katılımcıların Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki (BES) emeklilik fonlarına erişim imkânı sağlanacak.
Ayrıca kesintilerin sadeleştirilmesine ilişkin düzenlemeler yapılacak ve böylece sistemin cazibesi artırılarak fon tutarı ve katılımcı sayısında artış sağlanacak.
Çalışan emeklilere çifte maaş imkânı
TES sayesinde hem çalışanlar hem de emeklilikten sonra iş yaşamına devam edenler, SGK dışında ikinci bir prim ödeme sistemine dahil edilecek.
Söz konusu primler, BES modeline benzer şekilde işletilecek. Çalışan emekliler, maaşlarından en az yüzde 3 katkı payı ödeyerek ikinci emeklilik hakkına kavuşacak.
Bu sistemde devlet katkısının yanı sıra işveren katkısı da bulunacak.
BES’te güncellemeler yolda
BES’teki standart emeklilik yatırım fonlarının, katılımcıların birikimlerine daha fazla katma değer kazandıracak biçimde yeniden tasarlanması öngörülüyor.
Ayrıca BES’ten kısmen ödeme yapılabilecek durumların kapsamı genişletilecek.
Bedelli askerlik ve hac ibadeti gibi yeni başlıkların da bu kapsama dahil edilmesi planlanıyor.
Öte yandan, üniversiteye kayıtlı 25 yaş altındaki öğrencilerin BES’e katılımını ve sistemde kalmasını teşvik edecek özel uygulamalar da devreye alınacak.