Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Cüneyt Bozhan, osteoporozun kemik yoğunluğunun azalması ve kemiklerin kırılgan hale gelmesiyle ortaya çıktığını belirtti. Bozhan, “Süngerimsi kemik içerisindeki boşluklar artarak yoğunluğu azalır. Erken dönemde belirti vermeyen hastalık ilerlediğinde omurga kırıkları, boy kısalması, kamburluk ve dengesiz duruş gibi sorunlara yol açabilir. Kemik yıkımı, yapımına yetişemediğinde kemik erimesi başlar” dedi.
Osteoporozun risk faktörleri
Osteoporozun yetersiz kalsiyum, fosfor ve D vitamini alımı, ileri yaş, menopoz, hormon düşüklüğü, steroid kullanımı, sigara ve alkol tüketimi ile hareketsiz yaşam gibi faktörlerden etkilendiğini vurgulayan Bozhan, risk faktörlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
“En güvenilir yöntem DEXA”
Bozhan, kemik yoğunluğunun ölçülmesinin teşhis için kritik önemde olduğunu belirterek, “En güvenilir yöntem DEXA’dır. Menopoz sonrası kadınlar ve 50 yaş üstü erkekler mutlaka hekime başvurarak kemik ölçümü yaptırmalıdır” dedi.
İlaç tedavisi devreye giriyor
Osteoporoz tedavisinde, hastanın değerlendirilmesinin ardından vitamin ve mineral destekleri, sağlıklı beslenme ve ilaç tedavisinin devreye girdiğini aktaran Bozhan, “En yaygın ilaçlar bifosfonatlardır. Monoklonal antikorlar ve hormon terapileri de tedavide kullanılabilir. Menopoz sonrası östrojen destekleri, kadın doğum uzmanına danışılarak uygulanmalıdır” diye konuştu.
40 yaş üstü dikkat etmeli
Yaş ortalamasının erkeklerde 75, kadınlarda 80 olduğunu hatırlatan Bozhan, erken tanının hayat kalitesini koruduğunu vurgulayarak, “Osteoporoz ülkemizde sık görülmektedir. Bu nedenle özellikle 40 yaş sonrası kadınlar ve 50 yaş üstü erkekler DEXA ölçümü için hekime başvurmalıdır” diyerek sözlerini tamamladı.





