CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sözcü gazetesine gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kurultay davası üzerinden partiye kayyım atanması ya da Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden yönetimi devralması ihtimaline dair yöneltilen soruya Özel, şu ifadelerle karşılık verdi:
Kurultayla ilgili olumsuz karar çıkmaz. Bu, sonuç değil süreç odaklı bir dava. CHP’yi tartıştırmaya açmaya yönelik. Dikkat ederseniz ben bu tartışmayı hiç yapmıyorum. Çünkü konuşulunca amacına ulaşıyor. Mesele birinin partinin başına gelmesi değil. Mesele bu ihtimalin konuşulması ve partinin tartışılması. Bu partiye asla ne kayyum atanır, ne butlan gelir. Olacak olan şudur: Ertelenir ve parti tartışılmaya devam eder. O zaman doğrusu tartışmamak.
Özel’e, "Baskın seçim hazırlığı yapılıyor olabilir mi? Butlan ya da kayyım getirilmek suretiyle..." sorusu yöneltildi.
CHP lideri, bu ihtimal için şu sözleri dile getirdi:
Tayyip Erdoğan eğer bizim partiye kayyum (butlan) atayıp, ardından da partiyi karıştırıp, bir baskın seçim hayal ediyorsa o hangi şartları talep ediyorsa o şartları sağlayayım yeter ki o erken seçim yapsın. Yapılacak o seçimi biz kazanacağız.
Özgür Özel, Kasım ayında erken seçim ihtimaliyle ilgili değerlendirmesinde ise, "Hangi şartları istiyorsa Tayyip Bey bildirsin, o şartlarda erken seçime razıyız. İstedikleri kadar karıştırsınlar karışmayız. Cumhurbaşkanı adayımızı en yüksek oyla seçtiririz. Tayyip Bey yeter ki sandığı getirsin." dedi.
"Bu eylemler sonuç alınana kadar devam edecek"
Özel, miting meydanlarının mesajına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
Açıkçası, 'Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!' diyor. Bu çok kıymetli bir şey. Sonra 'Yiğidim Aslanım' diyor. Yani haram yemediler, cana kıymadılar. Meydanların mesajı net: Bu yalanlara inanmıyoruz. Teslim olmuyoruz. Direneceğiz. Ve tek başımıza kurtulamayacağız. Bu eylemler sonuç alınana kadar devam edecek. Diyorlar ki, 'Sonuç alamazsan!..' O zaman seçime kadar sürecek.
"Sonuç nedir?" sorusuna ise CHP lideri Özel, şu şekilde yanıt verdi:
Arkadaşlarımızın tutuksuz yargılanması kazanımı önemli bir sonuçtur. Yani tutuklamalar biter, Ekrem İmamoğlu, belediye başkanlarımız işinin başına dönerse... Kimse 'yargılanmasınlar' demiyor. Adil, şeffaf, tutuksuz yargılansınlar. Bırakın hizmet etsinler, işlerini güçlerini yapsınlar. Sen iyi hizmeti neden engelliyorsun? Cumhurbaşkanı adayımız tutuksuz yargılandığında, o (isterse), mitinglere 'iktidara yürüyüş mitingi' adı koyar ve devam eder.
"Mansur Bey de bu şartlar altında yadsınmayacak seçenek"
Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusuna ilişkin yöneltilen "Mansur Yavaş, 'Özgür Bey parlıyor, o olur, ben olurum. Birimiz yapsın da kim yaparsa yapsın.' dedi. Cumhurbaşkanlığına aday olmayı düşünüyorsunuz?" sorusunu Özel şu sözlerle yanıtladı:
Ben kendimi adaylaştırmanın adil bir seçimin önüne geçeceğini düşünüyorum. Çünkü insanlar, kendilerinin adaylık ihtimali olduğu zaman birazcık objektif bakış açısını kaybeder. Ben daha önce de söylemiştim ve bu sözümü bir kez yerine getirdim. Mümkün olan en geniş katılımda en doğru adayı belirleyeceğiz, demiştik. 23 Mart günü 15,5 milyon kişi oy kullandı. Yani Ekrem İmamoğlu ne benim ne partinin, resmen Türkiye'nin adayı oldu. Ben kendimi bir seçenek olarak tutup diğer formüllerin önünü tıkamak istemem. Mümkün olan en katılımcı, en doğru yöntemle, bu bazen illa yeniden sandık koymak değildir. Bir anket yaparsınız, seçimi kazanacak bir kişi ortaya çıkıyordur. O kişiyle seçime gider alırsınız. Mansur Bey de bu şartlar altında yadsınmayacak seçenektir.
"AK Parti'yi gönderen genel başkan olmak istiyorum"
CHP liderine, kendi geleceğiyle ilgili ne istediği de soruldu.
Özgür Özel, şu değerlendirmede bulundu:
Seçimi kazanan genel başkan olmak, geleceğe bırakabileceğim en büyük miras. AK Parti'yi gönderen, seçim akşamı zafer konuşmasını yapan genel başkan olmak istiyorum. Bülent Ecevit, girdiği iki yerel, iki genel seçimden partiyi birinci çıkarmıştı. Ben de partiyi birinci çıkarmayı taahhüt ediyorum. Çıkaramazsam istifa ederim demiştim. Yerel seçimde partiyi birinci parti yaptım. İlk genel seçimde de partiyi birinci parti yaparsam, Tayyip Erdoğan gitmiş oluyor. Bu, Türkiye'de 25 yıllık kabusun bitmesi demek. Bunu başaran kişi olmaktan daha büyük bir gurur yok. Mesela Atatürk'ün yaşadığı en büyük gurur, Türkiye’nin birinci Cumhurbaşkanı olmak değil ki, Türkiye'yi kurtaran kişi olmak. Ben de 'Büyük Taarruz'un emrini veren, Kurtuluş Savaşı'nı kazanan' kişi olmak istiyorum. Bana diyorsunuz ya 'Kendiniz için ne istiyorsun?' Daha ne isteyeyim, savaşı kazanan kumandan olmak istiyorum. Cumhurbaşkanlığı da hangi partilimize düşerse bu onur, onun yaşayacağı bir onur. Onun için de en sakin ve en doğru kararı verebileceğim pozisyonda olmam lazım. Objektif bir pozisyon.




