CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi kapsamında Tokat’ta yurttaşlara seslendi.
Konuşmasında demokrasi ve millî iradenin önemini vurgulayan Özel, yerel seçimlerde Tokat’ta kazanamadıklarını ancak halkın iradesine saygı duyduklarını belirtti.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını “darbe girişimi” olarak nitelendiren Özel, buna karşı ülke genelinde direnişlerini sürdürdüklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı halktan kopmakla suçlayan Özel, emekli, asgari ücretli ve çiftçilerin sorunlarına değinerek erken seçim çağrısı yaptı.
AK Parti iktidarını “kara düzen” olarak tanımlayan Özel, Tokatlılardan cesaret ve kararlılıkla mücadeleye devam etmelerini istedi.
Özgür Özel'in konuşmalarından öne çıkanlar şöyle:
Demokrasi kazananın yöneteceği yani milletin, ‘Sen gel’ dediğinin başa geçeceği, ‘Git’ dediğinin gideceği bir rejim. Bu rejim bize Atamızdan mirastır. Sandık bize Mustafa Kemal Atatürk’ten emanettir. Çok partili rejim, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu ülkeye kazandırdığı en önemli değerdir. Şimdi buradan öncelikle söylemek isterim ki demokrasi ben kazandığımda baş tacı edilecek, kaybettiğimde alaşağı edilecek bir rejim değildir. Milli irade, sadece kazanınca kıymetli, kaybedince değersiz değildir. Öncelikle son yerel seçimlerde Tokat’ta yarıştık, kazanmayı isterdik, merkezde kazanamadık. Ancak merkezde rahmetli Recep Yazıcıoğlu’nun oğlu Mehmet Kemal Yazıcıoğlu kardeşimiz kazandı. Biz kendisini tebrik ediyoruz. Tokat’ın iradesi baş tacımızdır ancak görüyorsunuz 31 Mart seçimlerine kadar hep kazanan, 23 yıldır kazanan, CHP ile ‘47 yıldır kazanamıyor’ diye dalga geçen, ‘Sivas’ın doğusunda yoksunuz’ diye alay edenlere, 31 Mart’ta millet gerekli cevabı vermiştir. Bu genç kadroyla söz verdiğimiz gibi kurulduğu gün gibi bugün de Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’nin birinci partisidir. O gün yüzde 25’lik cam tavanı tuzla buz ettiğimizde çıkıp yaptığımız konuşmada, ‘Bundan sonra bunu bir büyük zafer değil bir büyük ödev olarak gördüğümüz, bundan sonra daha çok çalışacağımızı, bu seçimin kazananının millet olduğunu, kaybeden kimsenin olmadığını’ söylemiştik.

"Gelecekteki cumhurbaşkanımıza, Ekrem İmamoğlu’na sahip çıkıyoruz"
Bizim 47 yıl boyunca gösterdiğimiz sabrı, 47 yıl boyunca gösterdiğimiz metaneti bırakın 47 ay, 47 gün bile göstermeyen birileri, 19 Mart günü darbe girişiminde bulunmuştur. İstanbul’un üçtür üst üste seçilen belediye başkanına ve eğer siz takdir ederseniz, milletimiz takdir ederse bundan sonraki Cumhurbaşkanımıza, cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na darbe yapmışlardır. İşte bu darbe girişimine ilk önce yedi gün yedi gece Saraçhane’de sonra köprüyü geçip, Boğaz Köprüsü’nü geçip 2,2 milyonla Maltepe’de, o günden bugüne de durmadan her çarşamba akşamı darbenin gerçekleştiği çarşamba günü ve devamında direndiğimiz Saraçhane’de olduğu gibi İstanbul’un bir ilçesinde, her hafta sonu da Anadolu’da bir ilimizde bu darbeye direniyoruz. Bu yüzden bu akşam burada olan sizlerle birlikte burada bir eylem yaparak, sesimizi duyurarak seçmene, seçmen iradesini sizlerin seçtiklerini, Türkiye’nin geleceğine, gelecekteki cumhurbaşkanımıza, Ekrem İmamoğlu’na sahip çıkıyoruz.

"Tayyip Erdoğan sokağa çıkabiliyor mu?"
Burayı öyle bir doldurdunuz ki arkada bir ara sokak ve arka tarafta uzayan yol boyunca sesini duyurmaya çalışanlar var. Tayyip Bey onları bir ilçede bulsa sırf onlarla miting yapar. Tayyip Erdoğan sokağa çıkabiliyor mu? Hatırınızı sorabiliyor mu? Pazarda dolaşabiliyor mu? Esnafa gidip ‘İşler nasıl?’ diyebiliyor mu? Bak emekli ‘Öldüm’ diyor. Emekliye sahip çıkıyor mu? Asgari ücretliye? Tokatlı üreticiye, çiftçiye? O zaman Tayyip Erdoğan ile bizim bir işimiz kaldı mı? Artık Erdoğan için geri sayım başlamıştır. Kendisine Tokat’tan sesleniyoruz. Daha fazla kaçamazsın. Emekli ‘Tabuta girdim’ diyor, görmezden gelemezsin. Tokat senden bıkmış, daha fazla kaçamazsın. Erken seçim istiyoruz. Seçim sandığını istiyoruz. Şöyle seslenebiliriz: ‘Ey Erdoğan, ben halkım. Ben milletim. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum. Adayımı bırak, sandığı getir. Erken seçim istiyorum.

"Bu AK Parti’nin kara düzenine karşı tek gücümüz var..."
Bu bozuk düzende her şey sahte; diplomalar sahte, atamalar sahte, adalet sahte, yargı kararları sahte... Ne gerçek biliyor musunuz? Bu meydanları dolduran sizler gerçeksiniz. Bu meydanın iradesi gerçek. Siz gerçeksiniz. Bu AK Parti’nin kara düzenine karşı tek gücümüz var. O da bu meydanlardır, bu sokaklardır, milletin iradesidir. Tokat’ın güzel insanları, mert insanları, can insanları size soruyorum. Bu kara düzene karşı cesaretle mücadele var mısınız? Hazır mısınız? Ekrem Başkan içeride ama ben dışarıdayım, biz dışarıdayız, siz dışarıdasınız. Yarın sabah her biriniz yataktan birer Cumhurbaşkanı adayı olarak kalkmaya hazır mısınız? Bu ülkede kötülüklerle mücadele için, iyilikleri anlatmak için, iktidarımızı kurmak için her gün Cumhurbaşkanı adayı olarak çalışmaya, Ekrem Başkan’a vekalet etmeye hazır mısınız? Cesaretle yürüyecek misiniz? Kararlılıkla yürüyecek misiniz? Yürümeye var mısınız? O zaman yürüyelim arkadaşlar. Korkmadan yürüyelim.




