İzmir, LOGISTECH 2025 fuarı denizcilik ve lojistiğin merkezi oldu. Türkiye’nin doğal lojistik üs avantajı, Ro-Ro taşımacılığı ve Aliağa Limanı’nın yükselen rolünün gündeme getirildiği panelde sektör liderleri, İzmir’in gelecekteki stratejik pozisyonunu değerlendirdi. Fuar, 10 Ekim’e kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.
LOGISTECH - 4. Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı kapsamında, gerçekleştirilen “Denizcilikte Dün, Bugün, Yarın: Sohbet Tadında Bir Yolculuk” başlıklı bir oturum yoğun ilgi gördü. P
İzmir, denizcilik kenti
Açılış konuşmasını yapan Aydın Erdemir, fuarın her yıl biraz daha büyüyerek geliştiğini belirterek, “Deniz kenti kimliğiyle İzmir’e çok yakışan LOGISTECH, yalnızca sektörün değil kentin vizyonunun da bir yansıması. Bu organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen herkese sektörümüz adına teşekkür ediyorum. Lojistik, İzmir’in ekonomik potansiyelini ve stratejik konumunu en iyi temsil eden alanlardan biri. Her geçen yıl fuarın daha da güçlendiğini görmek bizler için gurur verici” dedi.
İzmir önemli bir lojistik üs
UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, küresel ticarette değişen rotalar, sürdürülebilirlik ve yeni dünya ekonomik stratejileri hakkında bilgi vererek, “Değişen teknoloji, dijital sistemler ve dönüşen iş yapış biçimleri, tüm dünyada ticareti yeniden şekillendiriyor. Sürdürülebilirlik ve iklim yasaları, yalnızca çevresel değil ekonomik dinamikleri de dönüştürüyor” dedi.
Türkiye’nin jeostratejik konumunun önemine değinen Engin, “Ülkemiz, üç kıtanın kesişim noktasında bulunması ve İstanbul ile İzmir gibi tarihi liman kentlerine sahip olması nedeniyle doğal bir lojistik üs konumunda. Bu avantajı güçlü ve güvenli şekilde değerlendirmemiz gerekiyor” diye konuştu. İzmir’in geçmişte askeri ve ticari açıdan önemli bir kavşak noktası olduğunu hatırlatan Engin, “İzmir bugün de ticaret hacmi bakımından, ülkemizin en stratejik limanlarına ev sahipliği yapıyor. Türkiye, sahip olduğu bu lojistik koridorlarını karşılıklı fayda ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle değerlendirmelidir” ifadelerini kullandı.
İzmir ve denizcilik
DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hakkı Deniz, Türkiye’de denizciliğin tarihsel gelişiminde İzmir’in oynadığı role dikkat çekerek, “1923 İzmir İktisat Kongresi ile başlayan ekonomik kalkınma süreci, İzmir’i deniz ticaretinin kalbi haline getirdi. 1970’li yıllara gelindiğinde İzmir Limanı, Türkiye’nin en büyük limanı konumuna ulaştı. 1993 yılında da Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi ilk mezunlarını verdi. Bu, Türk denizciliği açısından çok önemli bir dönüm noktasıydı. O mezunlar, sektörde hızla istihdam edildi ve hem ulusal hem uluslararası arenada Türkiye’nin denizcilik gücünü temsil ettiler” ifadelerini kullandı. Deniz, “Sektörün geleceğinde; sürdürülebilirlik, teknolojiye uyum ve nitelikli insan kaynağı belirleyici olacak. İzmir geçmişten gelen köklü denizcilik geleneğini, çağın gereklerine uygun şekilde geleceğe taşımayı sürdürecektir” dedi.
İzmir'de ro-ro taşımacılığı hedefi
DEFMED Yönetim Kurulu Başkan Vekili Burak Gültekin, Ro-Ro taşımacılığının Ege Bölgesi’nde sanayi üretimiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, “Bir limanın Ro-Ro taşımacılığında aktif olabilmesi için çevresindeki sanayinin de güçlü olması gerekir. Manisa veya İzmir’de yeni bir araç üretim tesisi kurulması, Ro-Ro taşımacılığını doğrudan güçlendirecektir” dedi.
Ro-Ro taşımacılığının yarattığı katma değere de değinen Gültekin, “Bir gemi limana geldiğinde araçlar genellikle liman sahalarında ya da dış alanlarda bir buçuk ay kadar bekliyor. Bu süreç, hinterlandın gelişmesini sağlıyor. Araçlar distribütöre teslim edilmeden önce boya, küçük hasar onarımı ve kalite kontrol işlemleri yapılıyor. Bu da yeni istihdam ve yan hizmet alanlarının oluşmasına katkı sağlıyor” diye konuştu.
“Aliağa Liman Başkanlığı, son üç yıldır lider konumda”
DEFMED Yönetim Kurulu Üyesi Gülgün Dede ise özellikle son yıllarda Ege Bölgesi’nde konteyner taşımacılığında yaşanan hızlı büyümeye dikkat çekerek, “Aliağa Bölgesi’nde yeni rafinerilerin devreye alınmasıyla birlikte, Aliağa Liman Başkanlığı, son üç yıldır lider konumda. Bu yalnızca Aliağa’nın değil, İzmir ve tüm Ege Bölgesi’nin başarısıdır” dedi.
Dede, İzmir limanlarının ve Aliağa’nın tarihsel önemini de vurgulayarak, “Aliağa’nın tarihi milattan önce 1000’li yıllara kadar uzanıyor. O dönemlerde de bir ticaret merkezi ve liman kenti olarak öne çıkıyordu. Ekonominin döndüğü, ilk paraların basıldığı ve ticaretin şekillendiği bu topraklar, bugün de Türkiye ekonomisinin lokomotif bölgelerinden biri. Aliağa Limanı bugün küresel ölçekte ilk 100 liman arasında yer alıyor. Bu, bölgenin ne kadar stratejik bir öneme sahip olduğunu gösteriyor” diye konuştu.




