Gamze ESKİKÖY/Dijital Gaste - Özel Haber - İzmir’in Bornova ilçesinde evinde kapı koluna asılı halde ölü bulunan 26 yaşındaki Havin Aşkan Tektaş’ın ölümüyle ilgili dosya, ailenin verdiği hukuk mücadelesi sonucu “intihar” değerlendirmesinden çıkarak cinayet davasına dönüştü. Havin’in eşi uzman çavuş İ.T. hakkında “eşi kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Ancak sanık hakkında tutuklama kararı verilmedi. Tutuksuz yargılanan İ.T. için adli kontrol tedbirinin, avukatların itirazı üzerine uygulandığını belirten aile, 21 Mayıs’ta görülecek duruşmada tutuklama kararı bekliyor.

“ORTADA BULGULAR VARSA, ŞÜPHELİ NEDEN TUTUKLANMADI?”
Havin Aşkan’ın ağabeyi Bedirhan Aşkan, “24 Aralık 2024’ten bu yana ailece çok ağır bir acının içindeyiz. Ancak bu acının yanında bizi derinden yaralayan başka bir süreç daha var: Adalet arayışımızın karşılık bulmaması. Kardeşimin ölümünün ilk andan itibaren ‘intihar’ gibi gösterilmeye çalışıldığını düşünüyoruz. Oysa Havin, hayata bağlı ve yaşam sevinci yüksek bir insandı. Onun kendi canına kıyacağına hiçbir zaman inanmadık.
Biz en başından beri bu ölümün şüpheli olduğunu söylüyoruz. Dosyaya yansıyan bulgular da bu şüphelerimizi güçlendiriyor. Kardeşimin tırnak aralarında ve eşarbında şüpheli İbrahim Tektaş’a ait DNA bulunduğu belirtilmesine rağmen, bu durumun ‘yetersiz delil’ olarak değerlendirilmesini kabul etmekte zorlanıyoruz. Eğer Havin’in son ana kadar direndiğini düşündüren bulgular varsa, eğer ortada bir boğuşma ihtimali bulunuyorsa, şüphelinin neden tutuklanmadığı açıklanmalıdır” dedi.
“GEREKLİ İNCELEMELER NEDEN ZAMANINDA YAPILMADI?”
Aşkan, olayın ilk anından itibaren yürütülen sürece ilişkin ciddi soru işaretleri bulunduğunu belirterek, ölümün neden ilk aşamada “şüpheli ölüm” kapsamında ele alınmadığını sordu. “Olayın ardından yürütülen süreçte yanıt bekleyen çok sayıda soru var. Kardeşimin ölümü neden ilk andan itibaren ‘şüpheli ölüm’ olarak ele alınmadı? Olay yerinde gerekli incelemeler neden zamanında yapılmadı? Olay yeri inceleme ekibinin gelmediği, keşif yapılmadığı ve yeterli fotoğraflama işleminin gerçekleştirilmediği yönündeki iddialar neden açıklığa kavuşturulmadı?
Aile olarak bizi en çok yaralayan noktalardan biri de şüpheli hakkında ilk anda herhangi bir işlem yapılmadığı iddiasıdır. İzmir’de, kardeşimin cansız bedeninin yanında bulunan şüphelinin gözaltına alınmadan, ifadesi alınmadan, telefonu incelenmeden ve hakkında herhangi bir kısıtlama uygulanmadan cenazeyle birlikte Van’a gitmesine izin verildiği belirtiliyor. Bu durum başlı başına yanıtlanması gereken ciddi bir sorudur”
“İNCELEMELER NEDEN ZAMANINDA GERÇEKLEŞTİRİLMEDİ?”
Şüphelinin kamu görevlisi olmasının sürece etkisi olup olmadığını da sorgulayan Aşkan, “Şüphelinin kamu görevlisi olması, sürecin bu şekilde ilerlemesinde etkili oldu mu? Olay yerinde savcıdan önce kendi meslektaşlarını çağırdığı iddia edilen bir kişiden söz ediyoruz. Bu iddia, delillerin karartılmış olabileceği ve olayın üzerinin mesleki dayanışmayla kapatılmaya çalışıldığı yönündeki kaygılarımızı artırıyor.
Dosyaya gizlilik kararı konulması da aile olarak kafamızdaki soru işaretlerini büyüttü. Bizden ne saklandı? Gizlilik kararının kaldırılmasının ardından dosyada yeterli işlem yapılmadığını görmek, endişelerimizi daha da derinleştirdi. Kardeşimin yaşamını yitirdiği gün yapılması gereken adli muayene ve incelemelerin neden zamanında gerçekleştirilmediği hâlâ açıklanmış değil” açıklamasında bulundu.

“GECİKME GERÇEĞE ULAŞMASINI ZORLAŞTIRDI”
Aile, cenazenin ardından şikayetçi olduklarını ancak sürecin ilerlemesinin aylar aldığını belirterek, “Cenazenin ardından aile olarak şikayetçi olduk. Ancak sürecin ilerlemesi aylar aldı. Olaydan yaklaşık iki ay sonra şüpheli Van’da ifadeye çağrıldı. Aynı gün telefonuna el konulduğu ve vücut taramasının yapıldığı ifade edildi. Fakat aradan geçen süre nedeniyle olası biyolojik bulguların kaybolmuş olabileceği açıktır. Bu gecikmenin, maddi gerçeğe ulaşılmasını zorlaştıran ciddi bir ihmal olduğunu düşünüyoruz.
Havin’in tırnak aralarında şüpheliye ait DNA bulunduğu belirtilirken, boğuşma ihtimalinin bu kadar güçlü olduğu bir dosyada şüpheli üzerindeki adli muayenenin zamanında yapılmaması kabul edilemez bir eksikliktir. Zamanında yapılmayan muayene nedeniyle darp ve cebir izlerinin doğal süreç içinde kaybolmuş olabileceği değerlendiriliyor”

CENAZEYE NEDEN GELMEDİ?
Aşkan, sözlerini şöyle noktaladı:
“Kardeşimin kendi yaşamına son verdiğini ileri süren şüpheliye buradan sormak istiyoruz: Eğer suçsuzsan, Havin’i gerçekten sevdiğini söylüyorsan, neden cenazesine katılmadın? Biz kardeşimizi toprağa verirken sen neredeydin? Bir insan eşinin cenazesine neden gelmez? Bu bile tek başına açıklanması gereken büyük bir çelişki değil midir?
Biz aile olarak bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Gerçek ortaya çıkana, sorumlular yargı önüne çıkarılana ve adalet yerini bulana kadar susmayacağız. Bu şahsın tutuklanmasını istiyoruz”





