Jeotermal enerji sektörü, rüzgâr ve güneş enerjisinde uygulanan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) modelinin jeotermale uyarlanmasını talep etti. Jeotermal Enerji Derneği (JED), modelin “Jeotermal Enerji Kaynak Alanları (JEKA)” adıyla entegre kullanım alanlarını kapsayacak şekilde kurgulanmasını istedi.
JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, jeotermalin sadece elektrik üretimiyle sınırlı olmadığını belirterek, enerji, seracılık, konut ısıtma, termal turizm ve kurutma tesisleri gibi alanları kapsayan bir değer zinciri oluşturulabileceğini ifade etti.

En az iki kullanım alanı şartı
Kındap, JEKA yarışmalarının yatırımcıları en az iki jeotermal kullanım alanını kapsayacak şekilde planlanabileceğini söyledi. Modelin, Maden Tetkik Arama Kurumu’nun (MTA) potansiyelini belirlediği sahalarda uygulanabileceğini belirtti.
Rüzgâr ve güneş YEKA’larında olduğu gibi yerli ekipman şartının korunması gerektiğini vurgulayan Kındap, katma değer zincirinde Türkiye’de konuşlu şirketlerin yer almasının önemine dikkat çekti.
OTB’ler modele entegre edilmeli
Organize Tarım Bölgeleri’nin (OTB) JEKA modelinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini belirten Kındap, bugün 43’e ulaşan OTB’lerin jeotermal kaynaklarla entegre edilmesinin üretim verimliliğini artıracağını söyledi.

Rakamlarla jeotermal
- Elektrik üretiminde kurulu güç: 1.758 MW
- Toplam jeotermal kullanım: 7 bin MW’ın üzerinde
- MTA’ya göre keşfi tamamlanan potansiyel: 62 bin MW
- Kullanım oranı: Yaklaşık yüzde 11
- Jeotermal ısıtmalı sera alanı: 7 bin dönüm
- Toplam sera potansiyeli: 150 bin dönüm
Türkiye, mevcut kurulu güçle dünyada dördüncü, Avrupa’da lider konumda bulunuyor. Sektör temsilcileri, JEKA modeliyle bu potansiyelin daha etkin değerlendirilmesini hedefliyor.



