İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İzBBŞT), yeni tiyatro sezonuna güçlü bir eserle adım atıyor. Arthur Miller’ın klasikleşmiş eseri “Cadı Kazanı”, ekim ayında İzBBŞT İsmet İnönü Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak. Yönetmen koltuğunda deneyimli isim Lemi Bilgin oturuyor.
1950’lerde Amerika’daki McCarthy dönemine eleştiri olarak kaleme alınan eser, toplumsal korku ve adaletsizlik temalarını işliyor. Oyun, İzmir Şehir Tiyatroları’nın sezon açılış oyunu olarak seçildi.

İzmir Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali başlıyor: AASSM’de 2 bin 560 korist sahneye çıkacak
İzmir Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali başlıyor: AASSM’de 2 bin 560 korist sahneye çıkacak
İçeriği Görüntüle

Sezonun iddialı oyunu

“Cadı Kazanı”, iftiraların yıkıcı etkisini, adalet arayışını ve insan doğasının çelişkilerini güçlü bir dille işliyor. İzmir Şehir Tiyatroları’nın bu sahnelemesi, hem klasik tiyatro severlere hem de güncel toplumsal eleştirilerle ilgilenen seyircilere hitap etmeyi hedefliyor.

Adaletsizlik ve toplumsal baskı vurgusu

Provalar sırasında konuşan yönetmen Lemi Bilgin, oyunun güncelliğine vurgu yaptı:
“Arthur Miller, 1600’lerde Salem kasabasındaki cadı davalarını anlatarak 1950’lerin Amerika’sında iftira ve baskıların nasıl hayatları kararttığını göstermek istedi. Biz de bugün İzmir’de bu oyunu sahneye alıyoruz. ‘Cadı Kazanı’, adaletsizliğin ve toplumsal baskının yüzyıllardır azalmadan devam ettiğini ortaya koyuyor. İzleyicilerimizin sorgulamalar yapacağı, düşündürücü bir oyun olacağını umuyorum.”
Bilgin ayrıca, oyunun ritmini kompakt tutmayı hedeflediklerini belirterek, “Her şeyden önemlisi oyuncuların güçlü performansı olacak” dedi.

İzmirli seyirciyi etkisi altına alacak

İzmir’in tiyatroya olan ilgisine dikkat çeken Bilgin, farklı bir deneyim sunacaklarını vurguladı:
“İzmir seyircisi tiyatroyu çok iyi biliyor. Oyunu izledikten sonra hem sahnedeki öyküyü değerlendirecek hem de kendi yaşamları ve ülkemizde olup bitenlerle bağ kurabilecekler. Onları merak ve heyecanla bekliyoruz.”

Cadı Kazanı’nın Hikâyesi

Arthur Miller’ın “Cadı Kazanı” eseri, 1692’de Salem kasabasında yaşanan cadı mahkemelerinden ilham alıyor. Ormanda büyü yaparken yakalanan bir grup genç kız, cezadan kurtulmak için başkalarını suçlar. İftiralar kısa sürede kasabanın üzerine kara bir bulut gibi çöker. Suçlamalar artar, masumlar zindana atılır, hatta darağacına gönderilir.

Oyun, bireysel vicdan ile toplumsal baskı arasındaki gerilimi işleyerek, korkunun nasıl toplu bir histeriye dönüşebileceğini gözler önüne seriyor. Miller, bu eserle 1950’lerin Amerika’sındaki “komünist avı” dönemine sert bir eleştiri getiriyor.

Kaynak: bülten