İzmir’in Karşıyaka ve Bayraklı ilçelerini etkileyen Yamanlar Dağı’nda Ağustos 2024’te çıkan büyük orman yangınının ardından gündeme gelen “imar” iddialarına resmi açıklama geldi. Yaklaşık bin 600 hektarlık alanın kül olduğu yangın sonrası, yanan bölgelerin yapılaşmaya açıldığı yönündeki söylemler kamuoyunda tartışma yaratmıştı.
İzmir Orman Bölge Müdürlüğü, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek sürecin yangın sonrası değil, deprem sonrası ortaya çıkan konut ihtiyacına bağlı olarak başlatıldığını duyurdu.
“İmar süreci yangın sonrası başlatılmadı”
Müdürlük tarafından yapılan açıklamada, bazı basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarında yer alan “yanan alanlar ağaçlandırılmadı, yapılaşmaya açıldı” iddialarının doğru olmadığı ifade edildi.
Açıklamada, yangından etkilenen alanlarda ağaçlandırma, gençleştirme ve rehabilitasyon çalışmalarının planlandığı şekilde tamamlandığı, bakım ve koruma faaliyetlerinin alan tam olarak yeşil örtüsüne kavuşuncaya kadar sürdürüldüğü vurgulandı.
375 hektarlık alan tartışması
Yangının ardından 375 hektarlık bir alanın Cumhurbaşkanlığı kararıyla orman sınırları dışına çıkarıldığı ve imara açıldığı yönündeki iddialara da açıklık getirildi.
Orman Bölge Müdürlüğü, söz konusu işlemin yangından sonra başlatılmış bir süreç olmadığını, deprem sonrasında ortaya çıkan konut ihtiyacına bağlı olarak ilgili mevzuat kapsamında yürütüldüğünü bildirdi.
“Kronoloji iddiaları yalanlıyor”
Açıklamada, hukuki süreçte usule ilişkin eksikliklerin giderilerek işlemin yeniden yayımlandığı belirtilirken, “yangından sonra yanan orman alanlarının orman sınırları dışına çıkarıldığı” iddiasının doğru olmadığı kaydedildi.
Olayların kronolojisinin ve hukuki sürecin bu iddiaları açıkça yalanladığı ifade edildi.
“İki katı kadar yeni orman alanı”
Ormanların Anayasa ile güvence altında olduğuna dikkat çekilen açıklamada, mevzuat gereği orman sınırları dışına çıkarılan alanların karşılığında en az iki katı büyüklüğünde alanın yeni orman tesisi amacıyla tahsis edildiği aktarıldı.
Aynı iddiaların daha önce de gündeme getirildiği, 2 Eylül 2024’te yapılan açıklamayla yanıtlandığı hatırlatılarak, tekrar dolaşıma sokulan söylemlerin kamuoyunu yanıltıcı nitelik taşıdığı belirtildi.




