Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Özlem Mutluay Soyer, reflünün mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıyla ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu söyledi. Soyer, “Mide asidi ve sindirim sıvılarının yemek borusuna teması tahrişe ve hasara yol açar. En sık görülen belirtiler göğüs kemiği arkasında yanma ve mide içeriğinin ağza gelmesidir” dedi.
Komplikasyon riski ve Barrett özofagusu
Soyer, reflü hastalarının bazı durumlarda endoskopide normal bulgularla karşılaşabileceğini ancak bazı hastalarda özofajit, darlık veya Barrett özofagusu gibi ciddi sorunların gelişebileceğini belirtti. “Barrett özofagusu, reflünün en önemli komplikasyonudur ve yemek borusu kanseri riskini normal kişilere göre 75 kat artırır. Yanlış beslenme ve hareketsiz yaşam reflüye bağlı riskleri yükseltir” diye konuştu.
Uzun süren şikayetler ihmal edilmemeli
Klasik reflü belirtilerinin genellikle doğru bir öyküyle tanınabileceğini aktaran Soyer, öksürük, ses kısıklığı, göğüs ağrısı gibi farklı belirtilerin ileri tetkik gerektirebileceğini söyledi. Ayrıca, yutma güçlüğü, kilo kaybı ve kansızlık gibi alarm bulguları olan kişilerin mutlaka endoskopiyle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yüksek risk grupları arasında 50 yaş üzeri bireyler, erkekler, obezler, mide fıtığı olanlar ve ailesinde yemek borusu kanseri öyküsü bulunanlar yer alıyor.
Yaşam tarzı değişikliği tedavide kritik rol oynuyor
Reflünün kronik bir hastalık olduğunu hatırlatan Soyer, tedavide amaçlarının şikayetleri azaltmak, yemek borusundaki hasarı iyileştirmek ve olası komplikasyonları önlemek olduğunu belirtti. Soyer, “İlaç tedavisinin yanında yaşam tarzı değişiklikleri önemlidir. Çay, kahve, çikolata, asitli içecekler, baharatlı ve yağlı gıdalardan kaçınılmalı; sigara ve alkol kullanımından uzak durulmalı, yatmadan üç saat önce yemek yememeli, yatak başı yükseltilmeli ve kilo kontrolü sağlanmalıdır” dedi.
Erken tanı ilerlemeyi önlüyor
Soyer, reflü şikayetlerinin uzun sürmesi durumunda gastroenteroloji uzmanına başvurmanın önemini vurgulayarak, erken tanı ve düzenli takibin hastalığın ilerlemesini önlemenin en etkili yolu olduğunu söyledi.