Küresel piyasalarda enflasyonla mücadele, jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının para politikaları, altın fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. 2025 yılı boyunca rekor seviyeleri test eden altın, özellikle bireysel yatırımcıların yeniden güvenli liman arayışına yönelmesine neden oldu.
Gram altının yüksek seviyelerde seyretmesi, “alım için doğru zaman mı?” sorusunu da beraberinde getirdi.
“Fiyatlar yükseldi diye almak doğru değil”
Ekonomist Mert Başaran, altın piyasasındaki hareketliliği değerlendirirken, yatırım kararlarının yalnızca kısa vadeli fiyat artışlarına bakılarak verilmemesi gerektiğini söyledi.
Başaran, bir varlığın hızlı yükselmesinin her zaman kazanç anlamına gelmediğini belirterek, piyasalarda yaşanan sert dalgalanmaların yatırımcılar için ciddi riskler barındırdığını ifade etti.
Küresel belirsizlik vurgusu
Altın fiyatlarının yalnızca ekonomik verilerle değil, aynı zamanda siyasi ve jeopolitik gelişmelerle şekillendiğine dikkat çeken Başaran, bu nedenle net öngörülerin mümkün olmadığını söyledi.
Başaran, küresel ölçekte yaşanabilecek ani gelişmelerin fiyatlar üzerinde sert etkiler yaratabileceğini belirterek, hiçbir aktörün piyasayı kesin olarak öngöremeyeceğini dile getirdi.
Yatırımcıya risk hatırlatması
Altının uzun vadeli bir değer saklama aracı olduğunu ancak kısa vadeli al-sat işlemleri açısından yüksek risk içerdiğini ifade eden Başaran, yatırımcıların borçlanarak ya da tüm birikimini tek bir enstrümana yönlendirerek hareket etmemesi gerektiğini söyledi.
Başaran, yatırım kararlarında çeşitlendirmenin önemine dikkat çekerek, altının portföyün tamamı değil, dengeli bir parçası olması gerektiğini vurguladı.
“Kesin zamanlama mümkün değil”
Altın alınması ya da satılması konusunda net tarih vermenin mümkün olmadığını belirten Başaran, piyasalarda kesinlik iddiasıyla yapılan yönlendirmelerin yatırımcıyı yanıltabileceğini ifade etti.
Başaran, belirsizliğin yüksek olduğu dönemlerde temkinli ve planlı hareket edilmesi gerektiğini belirterek, yatırımcıların kısa vadeli beklentiler yerine uzun vadeli stratejilere odaklanmasının daha sağlıklı olacağını söyledi.




