İzmir’de çocuk emeği sömürüsü ve Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamaları bir kez daha gündeme geldi.
Teori ve Eylem Dergisi tarafından düzenlenen “Çocuk Emeği Sömürüsü ve MESEM’ler Gerçeği” başlıklı söyleşi, Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Söyleşide MESEM uygulamaları ele alındı
Söyleşide, MESEM’lerde örgütlenme ve sendikalaşma hakkı olmadan ucuz iş gücü sağlanmasının hedeflendiği ifade edildi.
Lise çağındaki öğrencilerin eğitim yerine iş gücü piyasasına yönlendirildiği, bu sistemin finansmanının ise işsizlik sigortası fonundan karşılandığı vurgulandı.
“Sermayenin ihtiyaçları esas alınıyor”
Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Yöneticisi Oktay Karakuzu, MESEM sürecinin “meslek sahibi olma” söylemiyle meşrulaştırılmaya çalışıldığını belirtti. Karakuzu, çocukların ilgi ve yetenekleri yerine sermayenin ihtiyaçlarının esas alındığını ve gençlerin patronların insafına bırakıldığını söyledi.
“Çocuklar getir-götür işlerinde çalıştırılıyor”
Teori ve Eylem Dergisi Yazarı Nuray Sancar, Türkiye’nin ucuz emek gücü merkezi haline getirildiğini ve çocuk emeğinin bu sürece daha açık biçimde dahil edildiğini ifade etti. Sancar, birçok öğrencinin haftada yalnızca bir gün okula gittiğini, kalan günlerde ise işyerlerinde uzun saatler çalıştırıldığını aktardı.

“Çocuklara yetişkin gibi sorumluluk yükleniyor”
Sancar, MESEM ve çıraklık uygulamalarıyla çocuklar ve yetişkinler arasındaki sınırların zayıfladığını belirtti. Çocukların yetişkin haklarından yararlanamadığı halde yetişkin gibi sorumluluk yüklendiğine dikkat çekti.
“Devletin temel sorumluluğu”
İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden Avukat Yekta Yavuz Ekici ise Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne dikkat çekti. Ekici, sözleşmede çocuklar için “çalışma hakkı” tanımının bulunmadığını ve çocukların korunmasının devletlerin temel yükümlülüğü olduğunu vurguladı.
Çocuk işçi ölümleri hatırlatıldı
Ekici, çocuk işçi ölümlerinin kısa süreli gündeme geldiğini ve ardından unutulduğunu ifade etti. Çocukların tehlikeli çalışma koşullarına neden ve nasıl sürüklendiğinin esas tartışma konusu olması gerektiğini söyledi.




