CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, Mesleki Eğitim Merkezleri’nde yaşanan çocuk kazalarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Türeli, Milli Eğitim Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na verdiği soru önergelerinde MESEM’deki iş kazaları, yaralanmalar, denetim süreçleri ve kayıt dışı vakalara ilişkin verilerin açıklanmasını istedi.

MESEM uygulamasının çocukların eğitim hakkı ve güvenliği açısından ciddi riskler doğurduğunu savunan Türeli, 2024 ve 2025 yıllarında en az 18 çocuğun MESEM programı kapsamında çalışırken hayatını kaybettiğini belirtti. Türeli, hastane kayıtları, acil servis başvuruları ve SGK verileriyle bakanlık istatistiklerinin karşılaştırılması gerektiğini vurguladı.

MESEM KAZALARI İÇİN İKİ BAKANLIĞA SORU ÖNERGESİ

CHP’li Türeli, MESEM’de yaşanan kazalara ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle soru önergeleri verdi. Önergelerde, program kapsamındaki öğrencilerin çalışma koşulları, denetimlerin niteliği ve iş kazalarının kayıt altına alınıp alınmadığı soruldu.

Türeli, MESEM’in 9 Aralık 2016’da yürürlüğe giren düzenlemeyle zorunlu örgün eğitim kapsamına alındığını hatırlatarak, uygulamanın kâğıt üzerinde eğitim reformu olarak sunulduğunu ancak sahada farklı sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

“ÇOCUKLARIN YAŞAM HAKKI PAHASINA BİR MODEL”

Rahmi Aşkın Türeli, MESEM’in pedagojik bir eğitim modeli olmaktan uzaklaştığını savundu. Türeli, sistemin denetimsizlik, yapısal ihmal ve çocuk işçiliği tartışmalarının merkezine yerleştiğini belirtti.

Türeli, Milli Eğitim Bakanlığı’nın MESEM’deki öğrenci sayısındaki artışı başarı olarak sunduğunu ancak bunun çocukların güvenliği açısından sorgulanması gerektiğini söyledi. Uygulamanın piyasa odaklı eğitim politikalarının sonucu olduğunu ileri sürdü.

KAYIT DIŞI KAZA VE YARALANMA İDDİASI

Türeli, MESEM kapsamındaki iş kazalarında yalnızca ölüm vakalarının değil, yaralanma, uzuv kaybı ve kalıcı iş göremezlik gibi sonuçların da kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini dile getirdi.

Özellikle yüksek riskli sektörlerde yaşanan kazalara ilişkin verilerin açıklanmamasının önleyici politika geliştirilmesini zorlaştırdığını belirten Türeli, “Konuyla ilgili şeffaflığa ihtiyaç olduğu açıktır” değerlendirmesinde bulundu.

DENETİM MEKANİZMASI ELEŞTİRİLDİ

CHP’li Türeli, MESEM’de denetim süreçlerinin sahadan koparıldığını ve bürokratik bir işleme dönüştüğünü savundu. Öğretmenlerin işletme ziyaretlerinin pedagojik rehberlikten çok evrak takibine indirgenmesini eleştirdi.

Türeli’ye göre bu durum, çocukların ağır ve tehlikeli işlerde yasa dışı biçimde çalıştırılmasına zemin hazırlıyor. Etkin denetim ağı kurulmadığı sürece çocukların can güvenliğinin işverenin inisiyatifine bırakıldığını belirtti.

“EĞİTİM HAKKI UCUZ İŞGÜCÜNE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR”

Türeli, MESEM uygulamasının sanayinin ara eleman ihtiyacını karşılama hedefiyle çocukları örgün eğitim ortamından uzaklaştırdığını öne sürdü. Bu modelin çocukları düşük maliyetli işgücüne dönüştürdüğünü savundu.

İşletmelere sağlanan hazine teşviklerinin, çocukların güvenliği ve gelişimsel ihtiyaçları için ayrılması gereken denetim bütçelerinin önüne geçtiğini belirten Türeli, bunun sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti.

CEZASIZLIK KÜLTÜRÜ VURGUSU

Türeli, ölümlü iş kazalarında sorumluluğun yalnızca işletme sahiplerine yüklenmesinin yeterli olmadığını söyledi. Denetim görevini yerine getirmeyen kamu görevlileri ve okul yönetimleriyle ilgili süreçlerin de şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtti.

İhmali bulunan kamu görevlileri hakkında idari ya da cezai soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin açıklanmasını isteyen Türeli, aksi halde sistemde “sorumsuzluk zırhı” oluştuğunu savundu.

SAHADAN GELEN ŞİKAYETLER GÜNDEME TAŞINDI

Türeli, sahadan gelen bildirimlerde öğrencilerin iş yerlerinde mobbing, hakaret ve fiziksel yaralanmalarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Bazı iş kazalarının “küçük vaka” olarak değerlendirilip resmi kayıtlara geçirilmediği iddiasını gündeme taşıdı.

Bu durumun devletin resmi verileriyle sahadaki gerçeklik arasında ciddi bir fark oluşturduğunu söyleyen Türeli, çocukların hem bedensel hem de ruhsal açıdan korunmasız bırakıldığını ifade etti.

İzmir Ekonomi Üniversitesi eskrimde kupayı İzmir’e getirdi
İzmir Ekonomi Üniversitesi eskrimde kupayı İzmir’e getirdi
İçeriği Görüntüle

MESEM’İN SONLANDIRILMASI ÇAĞRISI

Rahmi Aşkın Türeli, MESEM’in mevcut haliyle çocukların yaşam hakkı ve gelişim süreçleri açısından riskli bir yapıya dönüştüğünü savundu. Eğitim politikalarının sermayenin ihtiyaçlarına göre değil, pedagojik ve insani değerlere göre şekillendirilmesi gerektiğini söyledi.

Türeli, eğitim sendikaları ve hak savunucularının da benzer kaygılar taşıdığını belirterek, MESEM uygulamasının bu haliyle sonlandırılması gerektiğini dile getirdi.

Kaynak: Haber Merkezi