Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun, İzmir-Çeşme Otoyolu’nun da aralarında bulunduğu bazı otoyolların işletme hakkının özel sektöre devredilmesine yönelik açıklaması İzmir’de tartışma yarattı. Çeşme Çevre Derneği, söz konusu planın teknik bir düzenleme değil, fiili özelleştirme anlamına geldiğini belirterek tepki gösterdi. Dernek, kamu kaynaklarıyla yapılan bir yolun yeniden şirket modeliyle vatandaşa maliyet yüklemesinin kabul edilemeyeceğini savundu.

Çeşme Çevre Derneği’nden sert çıkış
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Çeşme Çevre Derneği Başkanı Dr. Ahmet Güler, işletme hakkı devrinin kamu yararından çok şirket kârını önceleyen bir modele dönüşeceğini söyledi. Güler, bunun satış olarak adlandırılmasa da sonuç itibarıyla fiili özelleştirme olduğunu ifade etti.
Güler, İzmir-Çeşme Otoyolu’nun yalnızca bir ulaşım hattı olmadığını, aynı zamanda yarımadanın ekonomik omurgasını oluşturduğunu belirtti. Otoyol üzerindeki maliyet artışının bölgedeki günlük yaşamı ve üretim zincirini doğrudan etkileyeceğini vurguladı.

“Bu yol halkın parasıyla yapıldı”
Dernek açıklamasında, otoyolun kamu kaynaklarıyla hayata geçirildiği hatırlatıldı. Vatandaşın vergileriyle yapılan bir altyapının yeniden yüksek bedellerle halka sunulmasının ciddi bir adalet sorunu doğuracağı dile getirildi.
Çeşme Çevre Derneği, köprü ve otoyolların ticari yatırım olarak değil, kamusal hizmet olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Açıklamada, devletin temel görevinin erişimi kolaylaştırmak olduğu, kamu altyapısının şirket mantığıyla yönetilmesinin sosyal maliyet yaratacağı belirtildi.
Yarımadada maliyet endişesi
Dernek, özellikle Çeşme, Urla, Karaburun, Seferihisar ve Güzelbahçe hattında yaşayan yurttaşların bu süreçten doğrudan etkilenebileceğine dikkat çekti. Ulaşım giderlerindeki olası artışın turizmden tarıma, esnaftan çalışan kesime kadar geniş bir alanda baskı yaratacağı ifade edildi.

Bölgedeki üretici, çalışan ve öğrencilerin artan yol maliyetleri nedeniyle yeni bir ekonomik yükle karşılaşabileceği değerlendirmesi yapıldı. Dernek, kamu yararı ilkesinin göz ardı edilmemesi çağrısında bulundu.
Tartışma büyüyor
İzmir Yarımadası’nda konuya ilişkin toplantılar ve çeşitli temasların gündeme geldiği öğrenildi. Kentteki bazı sivil toplum kuruluşlarının da süreçle ilgili ortak bir tutum geliştirmeye hazırlandığı belirtildi.





