Kazı Başkanı Doç. Dr. Zafer Derin, buluntuların Erken Tunç Çağı’na dair önemli ipuçları verdiğini belirterek, “Çok iyi çanak çömlek gelenekleri var. Çok iyi kaplar yaparak depolayıp kullanmışlar” dedi.
Deniz ürünleri tüketildiği de kanıtlanmıştı
Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bornova Belediyesi ve Ege Üniversitesi’nin desteğiyle yürütülen Yeşilova ve Yassıtepe höyüklerindeki kazılarda daha önce de çarpıcı bulgulara ulaşılmıştı. Geçmiş çalışmalarda, üst üste 9 köyün izlerine rastlanmış; 8 bin 500 yıl öncesine uzanan kent tarihine ışık tutacak çipura, zehirli vatoz, denizkestanesi, istiridye ve midye kalıntıları bulunmuştu. Bu buluntular, ilk İzmirlilerin de günümüz halkı gibi deniz ürünleriyle beslendiğini ortaya koymuştu.
“İlk kale yerleşimi”
Yassıtepe’nin İzmir tarihindeki önemine değinen Doç. Dr. Derin, şu bilgileri verdi:
Yassıtepe Höyüğü, İzmir’in ilk kent yerleşim alanıdır. Ayrıca kentin içindeki ilk kale yerleşimi olma özelliği taşıyor. Bu yıl 3 binayı kazdık, 60’a yakın kap ve parçalarını ortaya çıkardık. Buluntular, Erken Tunç Çağı’na ait çok değerli bilgiler sunuyor. İlk kez bu boyutta ve şekilde dini ritüel kapları ve kadınların kullandığını düşündüğümüz ‘bezemeli kutu’ diye adlandırdığımız özgün kaplar bulduk.
Ritüel kabı öne çıkıyor
Kazılarda ortaya çıkan eserler arasında en dikkat çekeni ritüel kabı oldu. Derin, söz konusu buluntuyu şöyle anlattı:
Elde yapılmış çanak çömlekler arasında testi ve testicik türünde eserlere rastladık. Gaga ağızlı, yani ördek formunda yapılmış kaplar dikkati çekiyor. Çoğu sıvı kabı. Bunun yanı sıra iki kulplu maşrapa tarzında ‘tankart’ bulduk. En özel buluntumuz ise ritüel kabıdır. İki ayrı kapı birleştirip tek kap şeklinde yapmışlar. Yemek ya da içmek için değil; törenlerde özel sıvıları dökmek amacıyla şekillendirildiğini düşünüyoruz. Kadın ve erkeği temsil ediyor olabilir. Üzerindeki çizgiler beyaz boya ile doldurulmuş. Ayrıca bu eserlerde dönemin tekstil izlerini de görebiliyoruz.






