AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, Meles Çayı çevresinde yaşanan kötü koku sorunu üzerinden İzmir Büyükşehir Belediyesine sert eleştiriler yöneltti. Kaya, çaydan yayılan kokunun yalnızca çevresel kirliliği değil, ihmal, plansızlık ve yönetim sorununu da ortaya koyduğunu savundu.

İzmir’in o barajında tarihi seviye: İlk kez yüzde 100 doluluğa ulaştı
İzmir’in o barajında tarihi seviye: İlk kez yüzde 100 doluluğa ulaştı
İçeriği Görüntüle

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Kaya, Meles Çayı’nın geçmişte İzmir’in önemli doğal yaşam koridorlarından biri olduğunu, bugün ise çevresindeki ev, hastane ve iş yerlerini etkileyen bir koku hattına dönüştüğünü belirtti.

“BU ARTIK SADECE BİR ÇEVRE SORUNU DEĞİL”

Meles Çayı çevresinde yaşayan yurttaşların kötü koku nedeniyle cam ve kapı açamadığını ifade eden Kaya, mevcut tablonun uzun süredir büyüyen bir yönetim krizine dönüştüğünü ileri sürdü.

Kaya, “Bugün Meles Çayı’ndan yayılan ağır koku aslında sadece çamurun kokusu değil; ihmalin, plansızlığın ve yıllardır ertelenen gerçek belediyeciliğin yokluğunun kokusu” sözleriyle Büyükşehir Belediyesini hedef aldı.

DERE YATAKLARINDAKİ BETONLAŞMAYI ELEŞTİRDİ

Kötü kokunun nedenleri arasında dere yataklarındaki betonlaşmayı gösteren Kaya, doğal su yollarının kapatılmasının ekolojik dengeyi bozduğunu savundu.

Derelerin altının betonla kaplandığını belirten Kaya, bu uygulamaları “doğanın nefes borusuna beton dökmek” sözleriyle eleştirdi. Kentteki su yollarının doğal yapısına yeniden kavuşturulması gerektiğini ifade etti.

KÖRFEZDEKİ UYGULAMALAR ÜZERİNDEN ELEŞTİRİ

Kaya, Körfez’deki kokuyu azaltmak amacıyla kireç, modifiye kil ve alüminyum sülfat kullanıldığı yönündeki açıklamaları da gündeme taşıdı. Bu yöntemlerin canlı yaşamına zarar verebileceğini öne sürdü.

Uygulamaları “çevre yönetimi değil, kimyasal deney laboratuvarı” sözleriyle eleştiren Kaya, kötü kokunun geçici yöntemlerle bastırılmaya çalışıldığını savundu.

ARITMA TESİSLERİ İÇİN TAM KAPASİTE ÇAĞRISI

Bilim insanlarının arıtma tesislerinin tam kapasiteyle çalıştırılması ve dere yataklarındaki beton yapıların kaldırılması yönünde çağrılar yaptığını belirten Kaya, çözüm önerilerinin dikkate alınmadığını ileri sürdü.

Sorunların çözümsüz olduğu için değil, bilimsel çözüm önerileri dinlenmediği için büyüdüğünü ifade eden Kaya, çevre politikalarının bilimsel yöntemlerle yürütülmesi gerektiğini söyledi.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNE YÖNETİM ELEŞTİRİSİ

Kaya, Meles Çayı ve İzmir Körfezi’nde yaşanan sorunların uzun yıllara yayılan yanlış politikaların sonucu olduğunu savundu. Çevre kirliliğinin artık kent yaşamını doğrudan etkileyen bir noktaya ulaştığını belirtti.

AK Partili Kaya, sosyal medya hesabında şu ifadeleri kullandı:

"Meles Çayı’nı biliyorsunuz değil mi? Bir zamanlar İzmir’in nefes aldığı, kenarında insanların vakit geçirdiği doğal yaşam koridorlarından biriydi. Hatta bu çayın kenarında Homeros’un yaşadığı söylenirdi. Bugün ise İzmir’in tam kalbinde evlerin, hastanelerin, iş yerlerinin yanı başında vatandaşın cam, kapı açamadığı bir koku hattına dönüşmüş durumda ve ne acıdır ki bu tablo artık sadece bir çevre sorunu değil. Bu artık göz göre göre büyütülmüş bir yönetim krizi.

Sorun bilimi dinlemeyen doğayı ideolojik kibirle yönetmeye çalışan anlayışta derelerin altını betonla kapatmışlar. Yani doğanın nefes borusuna beton dökmüşler. Bana hep soruyorsun ya “ Bu koku neden olur?” işte ana sebeplerinden birincisi bu. Doğanın damarlarını keserseniz şehir nefes alamaz. Üstelik çözüm diye yapılanlar da ayrı bir facia.

Tanınmış bir bilim adamı açıklama yaptı: “Kokuyu bastırmak için denize kireç, modifiye kil, alüminyum sülfat dökülüyor” diyor. Adeta çevre yönetimi değil kimyasal deney laboratuvarı. Kokuyu kapatmaya çalışırken ne yazık ki canlı yaşamını öldürüyorlar. Çünkü mesele koku değil aslında. Mesele çürüyen yönetim anlayışının artık körfezden taşması.

Bilim insanları ne diyor? “ Arıtmaları tam kapasite çalıştırın, betonları kaldırın doğa kendini temizler.” diyor. Ama maalesef çeyrek asırdır aynı tabloyla karşı karşıyayız. Sorunların çoğu çözümsüz olduğu için değil çözüm dinlenmediği için büyüyor. Bugün Meles Çayı’ndan yayılan ağır koku aslında sadece çamurun kokusu değil ihmalin kokusu, plansızlığın kokusu ve yıllardır ertelenen gerçek belediyeciliğin yokluğunun kokusu."

Kaynak: HABER MERKEZİ