Özel bir televizyon kanalındı soruları yanıtlayan YÖK Başkanı Özvar, sistemin temelinde mevcut sekiz yarıyılın korunacağını, ancak bu sürecin daha sıkıştırılmış ve yoğun bir biçimde yeniden yapılandırılacağını belirtti. Öğrenciler yine sekiz sömestr eğitimi alacak ancak bu süreç üç yıla yayılabilecek. “Akademik yeterlilikler asla göz ardı edilmeyecek” diyen Özvar, yeni sistemde kalitenin değil, sürenin değişeceğini vurguladı.
Üç dönemli akademik yıl modeli geliyor
Yeni yapılanmanın bir parçası olarak akademik yıl üç sömestrden oluşacak. Özvar, klasik güz-bahar dönemlerine yaz aylarını da içeren üçüncü bir dönem ekleneceğini belirterek şu açıklamalarda bulundu:
“Yaz döneminin bir kısmını da dahil ederek bir yılda üç sömestr uygulamasına geçmeyi hedefliyoruz. Mevcut durumda bir dönem 14 hafta sürüyor. Yeni sistemde bu süreyi 11-12 haftaya indirerek, daha yoğun ve kompakt eğitim modeli sunmayı planlıyoruz.”

Bu yapıya göre üniversitelerde eğitim eylül ayında başlayıp temmuz ayında tamamlanacak. Yoğunlaştırılmış programlarla öğrenciler, gerekli yeterlilikleri daha kısa sürede edinip mezun olabilecek.
Dijital dönüşüm ve yeni bölümler ön planda
Özvar, yükseköğretimdeki bu yapısal dönüşümün yalnızca süreyle sınırlı olmadığını, yapay zekâ, veri bilimi ve dijital dönüşüm gibi alanlarda yepyeni bölümler açtıklarını ve artık “demode” olarak nitelendirilen programların sistem dışına çıkarıldığını da söyledi.
“Köklü bir dönüşüm hedefliyoruz. Öğrencilerimizin daha hızlı, daha etkili ve geleceğe uyumlu eğitim almalarını istiyoruz” diyen Özvar, bu reformların 2026-2027 akademik yılına yetiştirilmesinin planlandığını, ancak zorunlu hallerde bir yıl ertelenebileceğini de belirtti.
Ne Değişecek?
- Lisans eğitimi 4 yıldan 3 yıla inebilecek
- Akademik yıl 3 sömestr olacak (Güz, Bahar ve Yaz)
- Dersler daha kısa sürede, daha yoğun şekilde verilecek
- Eğitim takvimi Eylül-Temmuz arasında tamamlanacak
- Yeni bölümler açılacak; eski, verimsiz programlar kaldırılacak
Yeni eğitim modeli, üniversite adayları, öğrenci aileleri ve akademik camia tarafından yakından takip edilirken; reformun yaratacağı etki ve uygulama süreci kamuoyunun gündeminde kalmaya devam edecek.




