Türkiye’de son yıllarda turizm anlayışı değişiyor. Kalabalık sahiller ve yoğun otel bölgeleri yerine sessiz, huzurlu köy tatilleri tercih ediliyor. Özellikle Ege ve İç Anadolu bölgelerinde, tarihi dokusu bozulmamış köyler doğaseverlerin dikkatini çekiyor.
İzmir, Karabük, Nevşehir, Giresun, Gaziantep ve Erzincan gibi şehirlerdeki köyler, farklı atmosferleriyle öne çıkıyor. Bu köylerde taş evler, lavanta tarlaları, tarihi yapılar ve doğal yaylalar bir arada bulunuyor. İşte Türkiye’nin saklı köşelerinden bazıları…
NEVŞEHİR’DE MİSTİK ATMOSFERİYLE MUSTAFAPAŞA KÖYÜ

Kapadokya bölgesinde yer alan Mustafapaşa Köyü, taş mimarisiyle dikkat çekiyor. Eski adıyla Sinanos olan köy, mübadele dönemine kadar Rumların yaşadığı bir yerleşim yeri olarak biliniyor. Köyde Rum döneminden kalan kiliseler, şapeller ve Osmanlı’dan miras Mehmet Şakirpaşa Medresesi gibi yapılar ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Ayrıca Gomeda Vadisi, köyün en dikkat çeken doğal alanlarından biri. Vadideki karanlık tüneller ve mağaralar, Kapadokya’nın bilinen yüzünden daha farklı bir deneyim sunuyor.
KARABÜK’TE TARİHİN İZLERİNİ TAŞIYAN YÖRÜK KÖYÜ

Safranbolu evlerinin benzerlerine sahip olan Yörük Köyü, tarih boyunca göçebe Türklerin yerleştiği ilk bölgelerden biri olarak biliniyor. 14. yüzyıla kadar uzanan geçmişiyle köy, 1997 yılından bu yana Kültür Bakanlığı koruması altında. Dar sokakları, taş evleri ve sessiz ortamı ile şehirden kaçanların aradığı huzuru sağlıyor. Yörük Köyü’nü gezerken eski Türk yaşam kültürünü yakından hissedebilirsiniz.
GAZİANTEP’TE TARİH VE DOĞA BİR ARADA: BELKIS KÖYÜ
Nizip ilçesi sınırlarında yer alan Belkıs Köyü, dünyaca ünlü Zeugma Antik Kenti’ni barındırıyor. Fırat Nehri kıyısında konumlanan köy, arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan mozaikleriyle tanınıyor. Antik dönemin izlerini taşıyan bölge, Güneydoğu Anadolu turlarında mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olarak öne çıkıyor.
GİRESUN’DA YEŞİLİN EN SAF HALİ: GÖLYANI YAYLASI

Yağlıdere ilçesinde yer alan Gölyanı Yaylası, çam ormanlarıyla çevrili doğal bir cennet. Bölgede yeni yapılaşmaya izin verilmediği için özgün dokusu korunmuş durumda. Yaklaşık 50 kilometre uzaktaki en yakın yerleşim yerine rağmen ziyaretçilerin ilgisini çeken yayla, günübirlik geziler için ideal. Gölyanı, ahşap evleri ve doğal gölüyle Karadeniz’in en sakin noktalarından biri olarak biliniyor.
KASTAMONU’DA HUZURUN ADRESİ: GİDEROS KOYU

Karadeniz’in az bilinen koylarından biri olan Gideros, Cide ilçesi yakınlarında bulunuyor. Dalgasız ve sessiz deniziyle öne çıkan koy, kamp yapmak isteyenler için uygun bir alan sunuyor. Mavi ve yeşilin iç içe geçtiği bu bölge, fotoğraf tutkunlarının da gözdesi. Gideros Koyu’nda tesis bulunmadığı için doğayla baş başa bir deneyim yaşanabiliyor.
İZMİR’İN GİZLİ EGE CENNETLERİ: KÖSEDERE VE LÜBBEY KÖYÜ

İzmir, alternatif köy tatili arayanlar için öne çıkan şehirlerden biri. Urla’ya bağlı Kösedere Köyü, geleneksel Ege mimarisini ve sıcak insan ilişkilerini koruyan nadir köylerden biri. Taş evlerle çevrili sokaklar, tarihi cami ve köy kahvesi Ege kültürünü yansıtıyor. Köyde bağcılıkla uğraşan halk, ziyaretçilere yöresel lezzetler sunuyor.

Ödemiş’teki Lübbey Köyü ise farklı bir hikâyeye sahip. Neredeyse tamamen boşalmış olan köyde yaşayanların sayısı 10’u geçmiyor. “Hayalet köy” olarak bilinen Lübbey, fotoğraf sanatçıları tarafından sıkça ziyaret ediliyor. Terk edilmiş taş evler, geçmişin sessiz tanıkları olarak dikkat çekiyor.
ISPARTA’DA LAVANTA KOKULU KUYUCAK KÖYÜ

Yaz aylarında lavanta tarlalarıyla mor bir denize dönüşen Kuyucak Köyü, Isparta’nın en çok ilgi gören köylerinden biri. Burdur Gölü manzarasıyla birleşen lavanta tarlaları, haziran sonu ile temmuz ortası arasında en görkemli halini alıyor. Ziyaretçiler hem lavanta hasadına tanıklık ediyor hem de yöresel ürünlerden satın alabiliyor.
ÇANAKKALE’DE TARİHİN İÇİNDE BİR KÖY: BEHRAMKALE

Assos Antik Kenti’nin surları içinde yer alan Behramkale, tarihi atmosferiyle öne çıkıyor. Antik Çağ’dan Osmanlı’ya kadar uzanan zengin bir geçmişe sahip olan köy, Athena Tapınağı ve Antik Liman gibi yapılarıyla ziyaretçilerini ağırlıyor. Felsefeye ilgi duyanlar için düzenlenen turlar, Aristoteles’in kurduğu felsefe okullarını da kapsıyor.
ERZİNCAN’DA MACERA VE DOĞA BİR ARADA: KEMALİYE

Doğa sporlarıyla ilgilenenlerin son yıllarda keşfettiği Kemaliye, rafting, kaya tırmanışı ve dağ bisikleti gibi aktiviteler için uygun bir bölge. Zengin ekosistemiyle dikkat çeken köy, aynı zamanda özgün mimarisiyle de öne çıkıyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınması için çalışmaların sürdüğü Kemaliye, geleceğin turizm merkezlerinden biri olma potansiyeli taşıyor.




