Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, İstanbul'daki Yerebatan Sarnıcı ve İzmir'deki Meslek Fabrikası hakkındaki 'devir' tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Sözcü yazarı Saygı Öztürk'e konuştu. Aksu, sadece CHP'li belediyelerden değil AK Partili belediyelerden de mülk aldıklarını söyledi.
Aksu, "Konya Belediyesi, geçmişte bir vakıf mülküymüş. Devlet tarafından satılmış. Konya Belediyesi gitmiş, binayı almış, içerisine de 50-60 milyon masraf etmiş. Biz gittik el koyduk. Ankara - Altındağ Belediyesi’nin bir dünya yerine el koyduk. Valiliklerin mülklerine el koyuyoruz. Örneğin Kastamonu Valiliği’ne el koyduk. Sonuçta vakıf binasıymış, vakıf mülküymüş. Bursa Belediyesi’nin de yerlerine el koyduk. Bursa Belediyesi’nden geldiler, ‘Şunları, şunları biz kullanmak istiyoruz’ dediler, konuştuk, anlaştık. Düşük sayılacak bir rakamla kiraya verdik. Kafamıza göre bir şey yapmıyoruz" dedi.
"Bu devletin kurumuyuz"
Vakıflar Genel Müdürü Aksu, "CHP'li belediyelerin mülklerine el koyma" tartışmalarına ilişkin olarak şunları söyledi:
“AK Partili bir dünya belediyeden mülk aldık. Konya Belediyesi, geçmişte bir vakıf mülküymüş. Devlet tarafından satılmış. Konya Belediyesi gitmiş, binayı almış, içerisine de 50-60 milyon masraf etmiş. Biz gittik el koyduk. Ankara - Altındağ Belediyesi’nin bir dünya yerine el koyduk. Valiliklerin mülklerine el koyuyoruz. Örneğin Kastamonu Valiliği’ne el koyduk. Sonuçta vakıf binasıymış, vakıf mülküymüş. Bursa Belediyesi’nin de yerlerine el koyduk. Bursa Belediyesi’nden geldiler, ‘Şunları, şunları biz kullanmak istiyoruz’ dediler, konuştuk, anlaştık. Düşük sayılacak bir rakamla kiraya verdik.
Halen deprem bölgesinde 377 tane, diğer yörelerimizde 300 civarında tarihi eseri onarıyoruz. Vakıflar Genel Müdürlüğü, devletten bu işler için bir kuruş bile almıyor. Bunların tamamını vakıf mülklerinin gelirleriyle yapıyoruz. Biz başka ülkelerin vakıfları değiliz. Bu devletin kurumuyuz. Tamamen kendi yağıyla kavrulan bir sistemimiz var. Yani sadece cami de yapmıyoruz. Deprem bölgesinde yıkılan 20 tane de kilise yapıyoruz. Vakıfları kimse düşman olarak görmesin, ‘Vakıflar gelip malımıza el koydu’ demesin. Kafamıza göre bir şey yapmıyoruz.”
"Biz kayıtsız, belgesiz nasıl el koyarız?"
Aksu, Galata Kulesi ile ilgili tartışmalara yönelik şu açıklamalarda bulundu:
“Biz kayıtsız, belgesiz nasıl el koyarız? İslam’dan önce yapılmış bu kulenin nasıl oluyor da vakıf malı olduğu soruluyor. Şöyle oluyor: Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u aldıktan sonra burayla ilgili 2. Beyazıt döneminde Kule-i Zemin Vakfı diye bir vakıf kurmuş. Burayı da ‘Padişah Kılıç hakkı’ olarak vakfetmiş. Kule-i Zemin Vakfı, İstanbul’da çıkan bütün yangınlara, gemilere, saldırılara karşı bir gözetleme kulesi olarak yüzyıllarca kullanılmış. O kuleden nerede yangın varsa, tulumbacıları yangın söndürmek için oralara sevk ediyorlar.”
"Ne kiralayacağız ne satacağız"
Aksu, İzmir'deki Meslek Fabrikası'na ilişkin olarak gelen “Başka belediyelere yaptığınız gibi, İzmir Belediyesi de bunları sizden kiralayıp kullanamaz mı?” sorusunu da şu sözlerle yanıtladı:
“Bize, binanın halk eğitim tarzı bir kurs niteliğinde olduğu söylendi. Biz de aslında halk eğitimi çıkartmayacaktık. Sonra sadece giriş katının kurs merkezi olduğunu, üst kısımların tamamen ofis ve depo olduğunu gördük. Yani burasını ofis yapacaksanız korkunç paralar eder. Kiralamaya kalksanız şu anda ayda 5 milyona müşteriler var. Ama biz ne kiralayacağız ne satacağız. İstanbul Rami Kütüphanesi tarzında öğrencilerin parasız çay- kahve içeceği, bahçesinde oturabileceği kütüphane açacağız. Vakıfların restorasyonları, hayır işleri bizim de içimizi rahatlatıyor.”





