İYİ Parti İzmir İl Başkanı Av. Ülkü Doğan, yaptığı yazılı açıklamada, göreve geldikleri günden bu yana teşkilatın gücünü artırmak ve halkın yanında görünür bir siyasi temsil oluşturmak için çalıştıklarını belirtti. Doğan, “Teşkilatımızın tüm birimleriyle güçlü bir koordinasyon sağladık, yönetim süreçlerimizi şeffaf ve liyakat odaklı hâle getirdik. Halkımızın güvenini kazandık” ifadelerini kullandı. Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun liderliğinde partinin değerlerini İzmir’de görünür kılmayı sürdürdüklerini belirten Doğan, “Bizim için geleceğin kendisi sadece bir hedef değil, aynı zamanda bir sorumluluktur” dedi.
“Bu sessizliğe teslim olmayacağız”
Türkiye’nin kritik bir dönemden geçtiğini söyleyen Doğan, mevcut düzene karşı kararlı bir muhalefet yürüttüklerini vurguladı. “Adalet terazisini şaşırmış, ekonomi dar gelirliyi ezmiş durumda. Gençler umutlarını bavullarına koyup gurbetin yoluna düşüyor. Ama biz razı değiliz! Biz bu sessizliğe teslim olmayacağız” diyen Doğan, İYİ Parti’nin Türkiye’deki tek gerçek muhalefet partisi olduğunu ifade etti. “Biz, Türkiye’nin susmayan sesi, adaletin, vicdanın ve Cumhuriyet’in direnciyiz” sözleriyle kararlılık vurgusu yapan Doğan, partinin çözüm üreten ve vizyon koyan bir siyasi güç olduğunun altını çizdi.
“Liderimiz Dervişoğlu, Türk milletinin son kalesidir”
Doğan, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nu “İzmir’in onuru ve Türk siyasetinin yüz akı” olarak nitelendirdi. İzmir’de başarılı olmanın sadece siyasi bir hedef değil, aynı zamanda şehre ve lidere karşı bir görev olduğunu belirten Doğan, “İzmirli hemşehrilerimizin desteğiyle partimizi hak ettiği noktaya taşıyacağız” dedi.
“9 Kasım’da kongrede yeniden adayım”
Doğan, açıklamasında 9 Kasım’da yapılacak İl Kongresi’nde yeniden aday olduğunu duyurdu. “Bu adaylık, partimizin Türkiye’de hak ettiği güçlü ve etkili rolü İzmir’de sürdürmek için attığımız kararlı bir adımdır. İzmir’i halkıyla birlikte yöneten, üretken ve etkili bir siyasi temsil merkezi hâline getirmek vizyonumuzun devamıdır” dedi.
“İzmir, Cumhuriyet’in kalbidir”
Doğan, konuşmasının sonunda duygusal ifadelerle İzmir’e olan bağlılığını dile getirdi:
“Ben bu şehrin evladıyım. Denizinin rüzgârını, toprağının bereketini, kadınlarının cesaretini, insanının vicdanını bilirim. Bu yüzden bu şehre sadece gönlümle değil, tüm varlığımla bağlıyım.”




