Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre; gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) 2025 yılının üçüncü çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41'den fazla artarak 17 trilyon 424 milyar liraya ulaştı. Amerikan Doları bazında ise 433 milyar dolara yaklaştı.
Türkiye'nin Büyümesi Beklentilerin Altında Kaldı!
Geçen çeyreğe göre yüzde 1,1 ve geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre de yüzde 3,7 gelen Türkiye'nin büyümesi, rapor açıklanmadan önceki tahminlerin ise altında kaldı. Zira, piyasa beklentileri, geçtiğimiz yılın aynı çeyreğine göre 2025 yılı 3. çeyrekte büyümenin yüzde 4,2 oranında artmasını ön görüyordu.
Sektörel Dağılımda İnşaat ve Finans Öne Çıktı
Büyüme rakamları sektörel bazda incelendiğinde, büyümenin motorunun bir kez daha inşaat sektörü olduğu görüldü. Zincirlenmiş hacim endeksine göre inşaat yüzde 13,9'luk rekor artışla dikkat çekerken, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 10,8, bilgi ile iletişim sektörü ise yüzde 10,1 büyüdü.
Sanayi yüzde 6,5, ticaret-ulaştırma-konaklama grubunda yüzde 6,3'lük artışlar kaydedildi. Diğer hizmetler yüzde 7,1, mesleki hizmetler yüzde 4,4, gayrimenkul yüzde 4,2 katkı sağladı. Kamu yönetimi, eğitim ve sağlık sektörleri yüzde 2,1'le sınırlı kaldı.
Tarım Sektörü Küçüldü, Alarm Veriyor!
Türkiye'nin çeyreklik büyüme rakamlarında tarım sektöründeki negatif değişim dikkat çekti. Tarım sektörü geride bıraktığımız 3 aylık süreçte yüzde 12,7'lik daralmayla en büyük 'negatif kalem' konumundaydı. Bu dağılım, hizmet ve inşaat odaklı toparlanmayı yansıtırken, Türkiye'nin 'gıda' konusunda geleceği için akıllardaki soruların artmasına neden oldu.
Tüketim ve Yatırımlar Büyümeyi Sürükledi: İç Talep Kaynaklı:
Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları yüzde 4,8 artarak iç talebi canlandırdı. Devlet harcamaları yüzde 0,8'le mütevazı kalırken, gayrisafi sabit sermaye oluşumu (yatırımlar) yüzde 11,7'lik sıçramayla en güçlü destekçi oldu.
Gelir unsurlarında işgücü ödemeleri yüzde 41,1, net işletme artığı ise yüzde 43,5 yükseldi. Pay dağılımında işgücü ödemeleri yüzde 35'te sabitlenirken, işletme karları yüzde 46'dan 46,7'ye çıktı. Ürün vergileri eksi sübvansiyonlar yüzde 9,6 artışla bütçe dinamiklerini güçlendirdi. Bu unsurlar, yatırımların ve tüketimin enflasyona rağmen büyümeyi taşıdığını ortaya koyuyor.
Dış Ticaret Dengesizliği Büyüme Yolunda Engel
Mal ve hizmet ihracatı yüzde 0,7 daralırken, ithalat yüzde 4,3 genişledi. Bu dengesizlik, net ihracatın büyümeye negatif katkı sunduğunu gösteriyor. Cari fiyatlarla GSYH'nin yüzde 41,6 artışı, enflasyonun nominal büyümeyi şişirdiğini teyit ediyor. Dolar bazındaki değer artışı ise kur volatilitesinden etkilendi.