Batuhan KAYA/Gamze ESKİKÖY- Dijital Gaste- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanlığı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB), Meslek Fabrikasının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devrine karşı miting düzenledi. Mitinge, CHP İzmir milletvekilleri, İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, CHP’li ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, STK’ler, dernekler ve partililer katıldı.
TUGAY KONUŞMASINDA SÜRECE TEPKİ GÖSTERDİ
İzBB Başkanı Cemil Tugay mitingde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Bazen insanlara öyle şeyler yaptırıyorlar ki artık yaptıklarının kötü olduğunu fark etmez hale getiriyorlar. Bunlar siyasetçi ve kamu görevlisi de oluyorlar. İşte bunun adı kötülüğün sıradanlaşmasıdır. Burası için yapılan hatanın normal görülmemesi, sıradanlaşmaması ve tekrarlanmaması için bir araya geldik. Bazı anlar vardır, o anlarda susarsanız her şey yavaş yavaş normalleşir. Biz kötülüğün normalleşmemesi için bir aradayız. Çünkü kötülük normalleştiğinde hepimiz için yaşam adım adım cehenneme dönmeye başlamış demektir.”

DGM’NİN KÖTÜ İZİNİ AZİZ BAŞKANIM TEMİZLEDİ
Meslek Fabrikasının 12 Eylül sonrası DGM olarak kullanıldığını hatırlatan Tugay, binanın daha sonra restore edilerek yeniden kente kazandırıldığını belirtti. Tugay, “Meslek Fabrikası un fabrikasıyken kamulaştırılıyor ve 1926’dan beri İzBB’nin malı. Kamulaştıran da Bakanlar Kurulu ve Atatürk. Bina o günden sonra pek çok şey yaşıyor. Halk Ekmek Fabrikası da oluyor, başka bir sürü şey de. Ve 12 Eylül’de askeri darbeyle İzBB’nin başına asker kökenli biri aranıyor ve o dönem binayı DGM’ye veriyorlar. Tapu belediyede devam ediyor. Ve DGM herkesin aklında hep yaşattığı kötü şeylerle hatırlanıyor. Bu kötü izi olan binayı harap halde alıp, ondan sonra 2007 yılında restore etmeye İzBB başlıyor. O restorasyon için de dünya kadar para harcıyor. O para da İzmir halkının parasıdır. O dönemde kaç para harcandı en iyi kim bilir? Onu yapan İzBB Başkanı. Benim izinden gitmeye çalıştığım Aziz Kocaoğlu Başkanım bilir. DGM’nin bıraktığı kötü izi Aziz Başkanım temizledi. Kendisine teşekkür ediyorum.” dedi.

BARİ GERÇEK VAKFA PEŞKEŞ ÇEKSEYDİNİZ!
Tugay, Meslek Fabrikasının Osmanlı döneminde kapatılan bir vakfa verildiğini öne sürerek, “Durup dururken tapudan adı sanı uydurulmuş bir vakfın mülkiyetine geçirdiler. Bir vakfa peşkeş çekecekseydiniz bari gerçek bir vakfa verseydiniz. Bu vakıf Osmanlı döneminde kapatılmış. Biz bunu öğrendikten sonra bir hukuk mücadelesi başlattık. Ama ne yaptıysak durmadılar ve binayı boşaltın dediler. Dava açtık, davaların sonuçlanması lazım ve vakıfların burası için harcadığı bir para yok. Davalar bitmeden neden acele ediyorsunuz dedik. Emniyet görevlileriyle buraya 700 civarında polis gelmiş. Onlarla birlikte girişi kapattıktan sonra bir ihtiyati tedbir kararı vardı ve henüz kaldırılmamıştı. Bu kararın kaldırılmasıyla ilgili kararı gösterin dedik, gösteremediler. Emniyet güçlerine görev emrinizi sunun dedik, onu da soramadılar. Tek bir dayanak gösteremediler. Bu ne demek biliyor musunuz? İşlem var ama gerekçe yok. Müdahale var, açıklama yok. Karar var ama dayanak yok. Bu kabul edilemez dedik ve belgeleriyle tek tek anlatıp davalar sonuçlanana kadar bekleyin dedik ama sonuç alamadık.” dedi.

ATATÜRK’ÜN PANKARTINI İNDİRDİNİZ DİYE, O BELGE YOK MU OLACAK?
Meslek Fabrikası’na asılan Atatürk imzalı kamulaştırma belgesinin indirilmesine de değinen Tugay, “Güvenlik görevlileri hukuksuzca içeri girdi ve ne yaptı biliyor musunuz? Atatürk’ün imzası olan pankartı indirdiler. Bir sürü şey var da çok detaya girmek istemiyorum. Bu belgeyi indirdiniz. O pankartı indirdiniz ve ayıp ettiniz. Siz o pankartı indirdiniz diye o belge yok mu oldu? Geçersiz hale mi geldi? Zaman zaman şüpheye düşüyoruz. Gazi Mustafa Kemal adı ağzınızda oluyor ama Atatürk demiyorsunuz. Siz o pankartı indirdiniz diye İzmirlilerin Atatürk’ün kendisine ve kararlarına duyduğu saygıyı, bağlılığı ve sevgiyi yok edebilir misiniz?” ifadelerini kullandı.

VAKIFLAR GENEL MÜDÜRÜNE SESLENDİ
Vakıflar Genel Müdürü’nün “Aylık 5 milyon kira veren var” açıklamasına değinen Tugay, “Burayı ne yapacaksınız dedim, önce üniversite dediler, sonra bir arkadaş çıktı Yeşilay’a vereceğiz dediler, bugün de fikir değiştirip kütüphane yapacağız dediler. Vakıflar Genel Müdürü dediğimiz arkadaş Türkiye’de binlerce binaya sahip. Mesela Sahlepçioğlu onların ve kapattılar. Onlarca yer öylece kapalı duruyor. Binaların çoğunu kiralıyorlar. Bizim arkadaşlar Sayıştay raporlarına baktı ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün kira toplayamadığı onlarca taşınmaz var. Bu arkadaş bugün konuşmuş, bir şeyi ağzından kaçırmış. Burayı şu miktara kiralayacaklar var demiş. Sizin derdiniz belli. Kim verdi sana bu fiyatı? Belli ki birileriyle pazarlık yapmışsınız, burayı vereceksiniz. Biz buna seyirci mi kalacağız? Benim bunu vicdanım almıyor. Cemil Tugay’ın vicdanı diyor ki yapmayacaksınız bunu. İzin vermeyeceğim size. Siz üniversiteye yer mi arıyorsunuz? Gerçek derdiniz bu mu?” dedi.

700 POLİSLE KAPIYA DAYANDILAR
Tugay, tahliye sürecine çok sayıda polisin katıldığını belirterek, “Kamu kurumları arasında böyle bir ilişki olmaz. Burası bizim özel şirketimiz değil. Bizler bu kurumu geçici olarak yöneten insanlarız. Biz de zaten bu konu sorun olmasın diye mesele çıktığı günden beri çözüm önerileri getirmeye çalışıyoruz. Arkadaşlarımız da dava açtı. 4 tane yürütmeyi durdurma kararı aldırdılar ama bunları jet hızıyla kaldırdılar. Sabahın 5’inde 700 polisin bir kamu binasına yığılması ve ablukaya alınması olmamıştı. O günü bugündür burası barikatla çevrili ve içeride dışarıda yüzlerce polis var. Ben ilk gün içeri girmek istiyorum, ben bu şehrin Büyükşehir Belediye Başkanıyım dedim. Bana dediler ki kapıları kırarak girdiler. Tarihi binaya zarar verdiler dediler. Bütün nezaketimle içeri girmek istiyorum dedim, ses yok. Amirle görüşmek istiyorum dedim, ses yok. Sonra bir amir geldi ve üst makamlara sormam lazım dedi ama sonra kendisini de görmedim. Galiba üst makamlar telefona çıkmıyormuş.” diye konuştu.
BU MİLLET EZİLMEYİ KABUL ETMEZ
İzmir halkının sürece sessiz kalmayacağını belirten Tugay, “Ben devlete bağlı bir insanım. Cemil Tugay hayatı boyunca devletine bağlı oldu. Milletimin de her bir ferdine saygım ve sevgim var. Devlet önemli ama bu devleti millet kurdu, millete ve halka hizmet için kurdu. Üzerimize bassınlar diye değil. Bu millet kendilerini ezmenizi kabul etmez. Onların adına ben burada konuşuyorum, işte buradayım. Biz buna susmayacağız. Teslim olmayacağız. Kötülüğe alışmayacağız, kötülüğe teslim olmayacağız.” ifadelerini kullandı.

“SİZE BU EMEĞİ YEDİRMEM”
Tugay, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Ben size bu emeği yedirmem. Ve sizin o tapuda yaptığınız sahte iş benim aklımda, gönlümde geçerli değil çünkü o adı geçen vakıf ve bu karar yasadaki koşulları sağlamıyor. Bu vakfın varlığı bitmiş ve niteliği yok olmuş. Burası binlerce İzmirliye hizmet veriyor ve halen içeride milyonlarca liralık ekipman var. Onlara kafanıza göre el koyamazsınız. Kamu taşınırlarını mahkeme kararı olmadan alamaz, kullanıma kapatamazsınız ve bu suçtur. Ben bunları konuşuyorum ya, birileri eminim canlı yayından izliyordur. Siz suç işliyorsunuz, suç. Olmaz. Burası İzmir. Burası başka yere benzemez ve öyle kolay kolay yanlışı kabullenmez. İzmir dediğin şehir, bu memleketin neresinden kim gelirse gelsin ona sahip çıkar, güzelliklerini ona sunar. İzmir’de yaşamak, kendini insan gibi hissetmektir.”
AK PARTİLİ İNAN'A SERT SÖZLER
AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyüp Kadir İnan’a yüklenen Tugay, “Ülkeyi kötü yönetiyorlar, hastanelerde doğru düzgün sağlık hizmeti verilmiyor. Bizden olanlar ve olmayanlar diye ayırmışlar herkesi kendilerinden olan belediyelere paraları akıtıyorlar. Neticede bir sürü insan işsiz. İşsizlik azalsın diye yaptığımız mücadeleyi de sekteye uğrattılar. Ama kaç kişi işsiz? Adam çiftçi, ekecek yetiştirecek tarlası var, girdi parasını ödeyemiyor. Borç aldı yetiştirdi ürünü para etmiyor. Hep bunları başı boş bıraktılar. Bugün asgari ücretli insanlar için belirledikleri ücret nedir? O insanlar nasıl geçinsin. Yüreğim paralanıyor, fakir yoksul insanlar çocuklarını okutacaklar diye malını mülkünü satıyorlar. Sonra iş bulamıyorlar. Siyaset yaparken kim kendi çıkarı için siyaset yapıyorsa ben onun partisinden değilim. Kim kendi konforunu gözetiyorsa çekil kenara kimsenin sana ihtiyacı yok. Eğer olur da yanlış bir partideysen senin kimlerin yanına gideceğin de belli ve İzmir gibi bir şehre asla böyle siyasetçiler yakışmaz. Sen İzmir’in oylarıyla vekil olduktan sonra Vakıflar’ın avukatlığına soyunamazsın.” dedi.

BEN CEMİL TUGAY, O BİNAYA GİRECEĞİM!
Tugay, Meslek Fabrikası binasını eninde sonunda geri alacaklarını ve o binaya gireceğini belirterek, “İnanın bizler iyi niyetle çalışan insanlarız. Biz kötülüğü sıradanlaştırmaya çalışanlara karşı mücadele edelim. Kimsenin bu meslek fabrikasına da İzmir’e ait mallara da el koyma hakkı yok. Ben Cemil Tugay, o binaya gireceğim. Aslan gibi hukukçu arkadaşlarımız var ve biz bu davaları kazanacağız. Genel Başkanımız Özgür Özel ile birlikte bu ülkeyi düzlüğe çıkaracağız.” ifadelerini kullandı.
ATATÜRK'ÜN İMZASI VE SİLUETİ BİNAYA YANSITILDI
Atatürk’ün imzasının da olduğu ve Meslek Fabrikasının kamulaştırma kararını içeren belge, Meslek Fabrikası tahliye edildikten sonra indirilmişti. İzBB, fabrikanın duvarına dronelarla Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasını yansıttı.

TUGAY, NÖBETE DEVAM, DEDİ
İzBB Başkanı Cemil Tugay, Meslek Fabrikasının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devrine karşı yaptıkları mitingin ardından fabrika önünde nöbete devam etti.




