Ekonomi

Tugay'dan oda başkanlarına liman resti: İzmir'i yanlış yönlendirmeyin, körfezde yük gemisi istemiyorum!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Alsancak Limanı’nın yük limanı olarak sürdürülemez olduğunu söyledi. İş dünyasından gelen itirazlara net yanıt verdi: “Gerçeği biliyorlar ama konuşmuyorlar.”

Abone Ol

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Alsancak Limanı’nın yük gemilerine kapatılarak yolcu limanı olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeki açıklamaları ihracatçılar ve iş dünyasında tepki gördü. Tugay, gelen eleştirilere rağmen Alsancak Limanı’nın yük limanı olarak sürdürülebilir olmadığını vurgulayarak, “Bu limanın artık bu işlevi taşıyamadığını herkes biliyor ama açıkça söylemiyor” dedi.

Alsancak Limanı her yıl kan kaybediyor

Tugay, Alsancak Limanı’nın son yıllarda düzenli biçimde yük kaybettiğine dikkat çekti. “Son beş yıla bakılsın. Yükleme miktarları düzenli biçimde düşüyor. Konteyner elleçleme her yıl yüzde 25–30 azalıyor. Büyük yük gemileri Körfez’e giremiyor. Küçük gemiler giriyor ama onların da İzmir’e ekonomik faydasından çok çevresel zararı var” ifadelerini kullandı.

Yatırım deniyor ama gerçek maliyet konuşulmuyor

“Yatırım yapılmalı” söyleminin gerçeği perdelediğini savunan Tugay, Körfez’in navigasyon kanalına işaret etti. Tugay, “Eğer samimi olunacaksa şu söylenmeli: Körfez’in navigasyon kanalının açılması gerekiyor. Bunun bugünkü maliyeti yaklaşık 850 milyon dolar. Üstelik bu yatırım kalıcı değil. Birkaç yıl sonra Körfez yeniden dolacak ve aynı işlem tekrar gerekecek” dedi.

Bu tabloya rağmen Alsancak Limanı’nın yük limanı olarak ısrarla savunulmasını eleştiren Tugay, “Bu şartlarda ‘yük limanı kalsın’ demek İzmir’i yanlış yönlendirmektir” diye konuştu.

Şehrin merkezinde yük limanı olmaz

Tugay, tartışmanın yalnızca ticaret başlığıyla ele alınamayacağını vurgulayarak, “İzmir’in tam ortasında yük limanı olmaz. Bu trafik demektir, çevre kirliliği demektir, Körfez’in daha fazla kirlenmesi demektir. Bu anlayış çağdaş değil. Onlar da bunun doğru olmadığını biliyor” ifadelerini kullandı.

Geçmiş yılları hatırlatan Tugay, “Bu liman daha yüksek kapasiteyle çalıştığında kamyon ve TIR kuyruklarıyla şehir kilitleniyordu. İzmir artık bunu kaldıramaz” dedi.

Yük için adres Aliağa olarak gösterildi

Yük limanı için adresin net olduğunu belirten Tugay, Aliağa’yı işaret etti. “Aliağa’da hazır limanlar var. Karayolu bağlantısı var, demiryolu bağlantısı var. Alsancak’a gelen demiryolu Aliağa’ya da geliyor. Küçük yatırımlarla bu bağlantılar güçlendirilebilir” diye konuştu.

Bu gerekçelere rağmen Alsancak ısrarının sürmesini eleştiren Tugay, “Eğer bu şehre gerçekten iyilik yapmak istiyorlarsa, insanları artık yanlış düşündürtmemeliler” dedi.

Yük gemilerinin Körfez’e girmesine açık itiraz

Tugay, Körfez’deki çevre sorunlarına da dikkat çekerek sözlerini sertleştirdi. “Körfez’e yük gemilerinin girmesini istemiyorum. Bu kadar sığ bir alanda yük gemisi de tersane de olmaz. Yük gemileri Körfez’i kirletiyor. Yük Aliağa’da indirilebilir, ama şehrin merkezinde bu ısrar İzmir’e zarar veriyor” ifadelerini kullandı.

Eskinazi limanın tek fonksiyona indirgenmesine karşı çıktı

Başkan Tugay’ın bu çıkışına ilk itiraz Ege İhracatçı Birlikleri’nden geldi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Eskinazi, Aliağa ile Alsancak’ın birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olduğunu vurguladı.

Eskinazi, Alsancak Limanı’nın Egeli ihracatçılar için hâlâ vazgeçilmez bir değer taşıdığını ifade ederek, İzmir’in bir liman kenti olduğunu ve bu limanın tek bir fonksiyona indirgenmemesi gerektiğini dile getirdi.

Bu yılın ilk 11 ayında yaklaşık 17 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Ege İhracatçı Birlikleri, Alsancak Limanı’nın yük limanı fonksiyonundan vazgeçilmemesini istedi. EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, İzmir’in tarihsel olarak bir liman kenti olduğunu vurgulayarak, “Limanın tek bir fonksiyona hapsedilmesi yanılgı olur. Alsancak Limanı Egeli ihracatçı için hâlâ kıymetli” dedi.

Eskinazi, limanın yalnızca konteyner değil, otomotiv ve iş makineleri dış ticaretinde de kullanıldığını, bu nedenle çok fonksiyonlu yapısının korunması gerektiğini savundu. Ayrıca İzmir’in kruvaziyer turizm açısından çok cazip bir konumda olmadığını belirterek, limanın sadece yolcu limanına dönüştürülmesine karşı çıktı.

1950’li yıllardan bu yana hizmet veren Alsancak Limanı’nda hem yük hem yolcu trafiğinin yıllar içinde ciddi oranda azaldığına dikkat çekilirken, ihracatçılar limanın kapasitesinin etkin kullanılması için yatırım yapılması gerektiğini dile getirdi.

Hatırlanacağı üzere, limanın özelleştirilmesi sürecinde EİB’nin kurduğu Limaş şirketi, 2007’de ihaleyi kazanmış ancak hukuki süreçler ve küresel finans krizi nedeniyle özelleştirme tamamlanamamıştı. Liman, 2017 yılında Özelleştirme İdaresi tarafından Türkiye Varlık Fonu’na devredilmişti. Mevcut durumda limanın 1 milyon TEU’luk kapasitesinin yalnızca dörtte biri kullanılabiliyor.

Öztürk kapatmanın sanayiciye maliyet getireceğini söyledi

Eskinazi’nin ardından bir itiraz da Deniz Ticaret Odası Başkanı Yusuf Öztürk sert konuştu. Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Öztürk, Alsancak Limanı’nın yük bölümünün kaldırılmasının sanayiciye doğrudan ek maliyet getireceğini vurguladı.

Öztürk, 26 adet rıhtımıyla Türkiye’nin en büyük ikinci limanı konumundaki Alsancak Limanı’nın, sahanın içine kadar uzanan demiryolu bağlantısına sahip tek liman olma özelliğiyle eşsiz bir lojistik avantaj sunduğunu hatırlattı.

Aliağa’daki terminaller henüz kurulmamışken tüm Anadolu ve Ege’nin yükünü tek başına sırtlayan İzmir Limanı’nın özüne dönmesi gerektiğini savunan Öztürk, buranın halihazırda Aliağa’daki yük yoğunluğunu da hafiflettiğine dikkat çekti.

Kruvaziyer turizm için altyapı eleştirisi geldi

Öztürk, tartışmayı kruvaziyer turizmi boyutuyla da değerlendirdi. İzmir’in yolcu gemileri açısından henüz öncelikli tercih edilen bir liman olmadığını belirten Öztürk, kente gelen turistlerin beklentilerini karşılayacak turistik hizmet anlayışının da henüz tam anlamıyla oturmadığını ifade etti.

Yolcular arasında yapılan anketlerin de bu eksikliği doğruladığını kaydeden Öztürk, Alsancak Limanı’nı yüke kapatmak yerine mevcut potansiyeli artıracak yatırımların önünün açılması gerektiğini savundu.