İzmir’de uzun süredir atıl durumda kalan Basmane Çukuru yeniden gündemin merkezine oturdu. Belediye ile TMSF arasında yürütülen protokol süreci, eski başkan Aziz Kocaoğlu’nun eleştirileri sonrası kamuoyunda tartışma yarattı. Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise eleştirilere net yanıt verdi ve alınan kararın arkasında durduklarını açıkladı.
“Yanlış yapmadığımıza yüzde 100 eminim”
Başkan Tugay, Basmane Çukuru sürecinin İzmir’in geleceği açısından önemli olduğunu vurguladı. Sürecin kentin kalkınmasını hedeflediğini belirten Tugay, “Yanlış bir şey yapmadığımıza yüzde 100 eminim” ifadelerini kullandı. Protokolün nihai halinin görülmeden yapılan eleştirilerin sağlıklı olmadığını dile getirdi.
“Bu sorun bana miras kaldı”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, sorunun geçmiş dönemlerden devralındığını vurguladı ve kendisine yöneltilen eleştirileri açık ifadelerle reddetti.
Başkan Tugay, Basmane Çukuru’nun yıllardır çözülememiş bir problem olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Yıllardır kötü bir görüntü oluşturan ve bu haliyle şehre hiçbir faydası olmamış bir yer burası. Sorunu yaratan ben değilim. Ben sorunu kucağımda buldum. Bize, 3 dönem belediye başkanlığı yapan Aziz Kocaoğlu dahil, onun öncesi dahil ve geçen Tunç Bey zamanında birikmiş, çözülmemiş bir sorun halinde geldi. Yıllar boyunca belediye başkanlığı yapmış insanlar bu işi neden çözemediler de bugün benden böyle bir çözüm bekliyorlar? Çözebiliyorlardıysa kendi zamanlarında çözselerdi. Burada olayı bir çözümsüzlük noktasına getirmişler. Kalkıp şimdi eleştirmeleri doğru değil. Ben çözüm istiyorum. Benim de çözmeden bırakmamı mı istiyor insanlar bilmiyorum. Belediye Başkanlığı da sorun değil çözüm üretme makamıdır.”
“Bu eleştiri imar bilgisiyle açıklanamaz”
Kocaoğlu’nun “çırak çıkma protokolü” ifadesine de yanıt veren Tugay, mevcut pay oranları üzerinden yürüyen sürece dikkat çekti:
“Hangi açıdan bunu söylüyor bilmiyorum ama şu an iş kendisinin yaptığı yüzde 30’luk pay üzerinden gidiyor. Yani şöyle bir seçenek olabilirdi, bu belediyeye ait yüzde 30’luk kısmı satıp değerlendirebileceğimiz iş merkezi payı konut payı olarak talep edebilirdik, bu mümkündü. Ama ben tam tersine İzmir halkına hizmet edecek herkesin oradan yararlanmasını sağlayacak bir modele dönüştürdüm. Yani bir kültür merkezine dönüştürdüm.”
“Belediye binası önerisi gerçekçi değil”
Kocaoğlu’nun alanla ilgili “belediye binası yapılabilir” önerisini de eleştiren Tugay, bu yaklaşımın teknik olarak mümkün olmadığını savundu:
“Açıkçası bunu söyleyen insanın imardan projeden plandan anlamadığını düşünürüm. Çünkü orada emsal hesabıyla bir inşaat hakkı eğer hesaplanabiliyorsa orada ayrı bir belediye binasının olamayacağını biliyor olması lazım. Bunu bilmiyorsa incelesin ondan sonra söylesin.”
“Fes benzetmesini reddediyorum”
Tartışmada kullanılan “fes” benzetmesine de tepki gösteren Başkan Tugay, bu ifadelerin kabul edilemez olduğunu belirtti:
“O cümleler çok kötü cümleler haksız cümleler. Öyle bir şeyi kesinlikle reddediyorum. Bir belediye başkanının da böyle ifadeler kullanmasını da çok etik bulmuyorum. Fesi bence geçmiş dönemde burası çözümsüzlüğe itenlerin giymeyi hak ettiğini düşünüyorum açıkçası.”
Kocaoğlu’ndan sert eleştiri gelmişti
Eski başkan Aziz Kocaoğlu ise protokolün TMSF lehine sonuçlar doğurabileceğini öne sürdü. Belediyenin geçmişte elde ettiği bazı hakların zayıflayabileceğini savunan Kocaoğlu, anlaşmanın riskler barındırdığı görüşünü dile getirdi. İzmir Büyükşehir Belediye yönetiminin aldığı kararına tepki gösteren Kocaoğlu, şu ifadeleri kullanmıştı:
“Ne yazık ki İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bu konuda yön veren ve karar alan irade ticaretten, ekonomiden, imardan ve planlamadan anlamıyor. Gayrimenkul yönetimini, değerlemeyi ve satış stratejisini bilmiyor. TMSF’nin dayattığı protokole göre imzalar atılmaya, bu şekliyle davranılmaya devam edilirse adama fes giydirirler”
ifadelerini kullandı.
Meclisten yetki çıktı
Basmane Çukuru için hazırlanan niyet protokolü kapsamında Büyükşehir Belediye Meclisi, Başkan Tugay’a yetki verdi. Yetkinin oy birliğiyle alınması dikkat çekerken, sürecin bundan sonraki aşamasında protokolün nihai detaylarının netleşmesi bekleniyor.
Gözler protokolün sonucunda
Tartışma, İzmir’in merkezindeki bu büyük alanın nasıl değerlendirileceği sorusu üzerinden sürüyor. Belediye yönetimi sürecin kente kazanç sağlayacağını savunurken, eleştiriler protokolün dengelerine odaklanıyor.




