Batuhan KAYA/Dijital Gaste- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Meslek Fabrikasının tahliyesine karşı bugün sabah başlattığı direnişin ardından basın açıklaması yaptı.
Tugay, AK Parti İzmir Milletvekili ve Genel Sekreteri Eyüp Kadir İnan’ın Meslek Fabrikasının ‘Yeşilay’ın kullanımına açılmasına’ yönelik açıklamasına sert tepki gösterdi.
Tugay açıklamasında, “VGM’nin hala kiraya vermeye çalıştığı yüzlerce binası var. Bunları rahatlıkla kullanabilirler. Yaptıkları haksızlığa kılıf uydurma çabaları var. İzmir’in hakkını savunmasını beklediğimiz vekiller varsa ben bunu şöyle görürüm. Siz İzmir milletvekili değil. Vakıflar veya Yeşilay vekilisiniz. Çok büyük bir yanlışın içerisinde olarak kendi temsil ettiğiniz insanlara ve şehre ihanet ediyorsunuz. Bu binanın mülkiyetinin yüzde yüz Büyükşehir’de olduğunun karara bağlanacağına hukuken inanıyoruz. Bu süreç devam ederken zorla burayı boşaltmaya çalışmak akıl alır gibi değil. İnsanlar bu zorlamalara boyun eğmek zorunda bırakılıyor. İzmir’in seçtiği başkan olarak bu duruma sessiz kalamazdım. Bugün burada fiziksel olarak bulunmak zorunda hissettik. Zorla boşaltılmaya tahliye edilmeye çalışıldığında da burada olacağız. Müsaade edin hukuki süreç tamamlansın. Bu süreçte bizden istenen şeyleri konuşmaya hazırız. Bu yanlışı İzmir’e ve İzmir halkına yapmayın. Biz bunu hak etmiyoruz. Hizmetimizi bu binada ve diğer tüm binalarda yürütmeye devam edeceğiz. İnsanların aklını karıştıracak lafları söylemeyi bırakın. Buradayız ve burayı hukuksuzca boşaltmanıza izin vermeyeceğiz...” diye konuştu.
"Zorla elimizden alınmaya çalışılıyor"
Tugay, Meslek Fabrikası'nın satılacağına yönelik iddialara ise şöyle yanıt verdi:
“Bu binalar halka hizmet ettiğimiz binalar. Meslek Fabrikası insanlarımıza meslek eğitimi verdiğimiz on binlerce insanın kurslar alarak meslek sahibi olduğu yapılar. Buralarda bu hizmetler devam ederken başka hiçbir tasarrufta bulunmuyorken “burayı satacaklar” diye açıklamalar yapmış bir milletvekilli... Kesinlikle böyle bir niyetimiz olmadı."
"İzmir’e ve İzmir’in hakkına, hukukuna sahip çıkıyoruz"
Meslek Fabrikasının İzBB’ye ait olduğunu vurgulayan ve başlattıkları direnişle İzmir’e sahip çıktıklarını söyleyen Tugay, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Üç binamızla ilgili hukuki bulmadığımız tavırla mülkiyetler değiştirildi, mücadele içerisindeyiz. 23’üne kadar binanın boşaltılması istendi. Bunu kabul edebilmemiz mümkün değil. Yüzde yüz haklı olduğumuza inanıyoruz. Meslek Fabrikası ve diğer iki binamız her yönüyle büyükşehir belediyesine aittir. Bu binalar halka hizmet ettiğimiz binalar. Meslek Fabrikası on binlerce insana meslek eğitimi verdiğimiz bir bina. Zorla elimizden alınmaya çalışılıyor. İzmir halkı beni ve meclis üyelerimizi İzmir'in hakkına sahip çıkalım diye seçtiler. 'Buyrun bu binaları alın' diyemem. Hukuka olan inancımızla bunu doğru bulmuyoruz. Uyarılarımıza rağmen geri adım atılmayınca fiziksel direnişe geçmek durumunda kaldık. Normal çalışma düzenimizde devam ediyoruz. İzmir halkını temsilen burada bu yanlışa 'dur' demek zorundayım. Bugün burada bizimle birlikte olan kimseye buraya gelin demedim. Herkes kendi iradesiyle burada yer alıyor. İzmir’e ve İzmir’e dair her türlü hak hukuka sahip çıkıyoruz. Hiçbir zaman yanlışa boyun eğip arkamızı dönüp gitmedik.
Bu konu çok hassas, bu bina un fabrikası olarak yapılmış, 1926 yılında Cumhurbaşkanı Atatürk’ün imzasıyla kamulaştırılmış. 1940 yılında belediyeye verilmiş, o zamandan beri, belediyenin mülkü... 12 Eylül de her şeye el konulduğu için buraya da el konulmuştu ve o dönem Devlet Güvenlik Mahkemesi(DGM) olarak kullanıldı. Daha sonra DGM buradan çıktı ve arkasından 2007 yılında Vakıflar’ın bir şerhinin kaldırılması için İzmir Büyükşehir Belediyesi o günün parasıyla yüklü bir ödemeyi Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne yapmış. Bunların hepsi kayıtlarda var. Daha sonra yine büyük masraf edilerek bu binanın restorasyonu gerçekleştirilmiş ve o tarihten beri burası Meslek Fabrikası olarak kullanılıyor. Bu hizmet bugün de devam ediyor. Yukarda dersler var devam ediyor. Ne bu binayı vermemiz ne de bu hizmetten vazgeçmemiz mümkün değil. 'Alelacele boşaltın' isteğini telaş olarak görüyoruz ve bu isteklerde bulunanları İzmir’e zarar verme amacı güden İzmir’in hakkına hukukuna saygı göstermeyenler olarak görüyoruz. Basına açıklama yapanlara bakıyoruz bu işin arkasında siyasi irade var siyasi olarak sahipleniyorlar ve telaş içerisindeler. Ne için kullanacaklarına dair bir kararları yok."





