Batuhan KAYA/Dijital Gaste- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde düzenlenen Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Danışma Kurulu toplantısında konuştu. Tugay, Türkiye’deki gençlerin artık ülkeden umudunu kestiğini ve gençlerin ülkeden kaçış için yol aradıklarını söyledi. Tugay, AK Parti iktidarına ve AK Parti İzmir Milletvekillerine sert eleştirilerle yüklendiği konuşmasında, ilk genel seçimde iktidarı değiştireceklerini belirterek konuşmasını noktaladı.

Tugay, “AKP’nin partizanları mı ülkeyi kurtaracak?” ifadelerini kullandığı açıklamasında, “İşsiz insanlara gelelim. İşsiz insanların içinde olduğu durumu nasıl anlatalım? Türkiye’de işsizlerin oranı yüzde 30. Her 3 insandan biri işsiz. İnanılmaz kötü durumdalar. Onları destekleyen ve temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere bir yol yok. 5 sene içinde ülke düzelecek diye bir umut da yok. Öğrencilere bakalım. Hepinizin çocuğu var. Hangisi bu ülkeden umutlu olduğunu söylüyor? Türkiye’nin beka sorunu budur. Gençlerin gitmesi demek bizim kaybetmemiz demek. AKP’nin partizanlarıyla mı ülkeyi kurtaracağız? Çocuklarımız perişan durumdalar. Devletin okullarında her geçen yıl eğitim kalitesi düşüyor. O okullarda ders değil başka şey yapılıyor. Perişan olan bir sürü pırıl pırıl gencimiz var. Onlar kendine çıkış yolu arıyor. Özel okulları desteklediler. Devlet okullarında, bunlardan bir şey olmaz anlayışı ile gittikçe değersizleştirilen Milli Eğitim var. Köy okullarını kapatmaları kasıtlı ve bilinçli bir hareket. Ben köylerde harabe olan okulları görünce içim kan ağlıyor. O çocuklar başka ilçeye gidip okumaya çalışıyor. Kırsaldaki çocuklara devlet, ‘siz okumayın’ diyor. O çocukların ne günahın var. Bir taraftan kapatılan köy okulları diğer taraftan eğitimin bittiği devlet okulları. Buyrun size gençlere vaat edilen gelecek. Atatürk eğitime çok önem veriyordu.” ifadelerine yer verdi.

Ülkemiz ve halkımız perişan durumda

Tugay, artan enflasyon, her geçen gün kötüye giden ekonomi ve kamudaki partizanlaşma nedeniyle halkın perişan halde olduğu söylediği açıklamasında, “Ülkemiz ve halkımız perişan durumda. Herkes durumu idare ediyor. Ekonomi o kadar kırılgan ki en ufak bir durumda en fazla zarar gören ülkelerden biriyiz. Gıda enflasyonunda en yüksek olduğu bölgeyiz. Kesinlikle yönetemiyorlar, sadece idare ediyorlar. Her kararın altında en yüksek makamdaki kişinin imzası gerekiyor. Nasıl olurda 1 kişi doğru karar verebilir? Ondan onay aşmadan hiçbir şey olmuyor. Bu kadar tuhaf bir sistem. Biz neden rozet takmıyoruz? Çünkü bulunduğumuz konum kimseyi partisine, inancına göre ayırarak onlara hizmet götüreceğimiz kurum değil. Herkese adaletli olmak zorundayız. Kurumları partizanlaştıramayız. Koca devlet yargısının ve denetim kurumlarının, adaleti sağlaması gereken kurumları partizanlaştırmayı doğru bulabilir miyiz? Biz iktidara geldiğimizde bunların yaptığını yapacağız der miyiz? Bunun doğru olma ihtimali var mı?” diye konuştu.

Türkiye iyi durumda mı?

Ülkenin kötü durumda olduğunu ifade eden Tugay, “Türkiye’deki tüm CHP’li belediyeler partinin desteğine ihtiyaç duyuyorlar. Bariz bir şekilde baskılara, şantajlarla mücadele ediyoruz. Bundan rahatsız değiliz. Böyle zor dönemlerde bu görevlerin yapılması önem kazanıyor. Bizim büyük resimde Türkiye’ye, İzmir’e baktığımız zaman neyi gördüğümüzü kendi aramızda da birbirimize hatırlatmalıyız. Kamuoyunda da sürekli dillendiriliyor. Aynı cümlelerle tekrar söylenince etkisini yitiriyor gibi görünüyor. O nedenle halkımıza da, STK’lara, odalara bir şeyi tekrar tekrar söylemek gerekiyor. Türkiye iyi durumda mı? Basit bir soru. Bakmaya ve düşünmeye çalışalım. Bir ülkenin iyi durumda olması her şeyden önce insanlarına baktığınız zaman onları mutlu görürsünüz. Babamın himayesi altında olduğum hayatım boyunca bir memur maaşıyla ne kadar zorluk çektiğimizi hatırlıyorum. Sabit gelirli, sabit ücret karşılığı evini geçindiren insanların nasıl hesaplar yaptığını iyi biliyorum. Kendim de 15 yıl memurluk yaptım. 10 yıllık dönemde memur maaşı ile geçindim. Ne kadar zor olduğunu biliyorum. Sabit gelirle çalışan insanlar kazandıklarını evin ihtiyacını karşılamak için yakacak, elektrik, su gibi faturalarını ödemek için, eğitim ihtiyaçları için kullanırlar. Artarsa da onunla tatil yapmaya çalışırlar. Eskiden ev ve araba alma hayalleri kurabiliyordunuz. Kooperatifler gerçek kooperatiflerdi. Şu an kooperatiflerin yetkileri alındı. O zamanlar devlet kooperatiflere uygun şartlarda kredi veriyordu, vergiden muaf oldukları için ev alabiliyorlardı. Babamda bir kooperatif üzerinden ev sahibi olabilmişti. Şimdi o yolda kapalı. Bir memurun ev alma hayali kurması bile imkansız.” şeklinde konuştu.

Sanayicinin yanında olmalıyız

Çiftçilerin, esnafların ve sanayicilerin yaşadıkları zorlukları anlatan ve tüm iş insanlarının, sanayicilerin, çiftçilerin, memurların, emeklilerin, işçilerin yanında durmaları gerektiğini söyleyen Tugay, “Esnafı ve çiftçileri de kötü durumda olan vatandaş kervanına katalım. İzmir tarımda en fazla üretim yapan ikinci şehirdir. Çiftçinin yaşadığı sorunları anlamak istiyorsanız Küçük Menderes’e, Bakırçay’a bakacaksınız. Aziz Başkanımız burada, çok kıymetlidir. Onun tarımsal kalkınmaya verdiği önemi tüm Türkiye bilir. Onun açtığı yolda çalışmaya devam ediyoruz. Hiçbir evrede hükümet çiftçinin yanında yok. Mandalinalar toplanamadı, üzüm don yedi. İnsanlar yaptıkları işi seviyor ama gel gör ki, onlara söylenen her şey ya durumu bütünüyle görmeyen destekler. Gerçek anlamda tarımsal kalkınmayı hedefleyen ve planlamayı öngören, üreticiyi destekleyen tarım yönetimi yok. Memuru, esnafı, çiftçiyi yanına koyduk. Sanayici maliyetler sebebiyle yatırım yapamıyor. Kapanan fabrikaların ve açılanların sayısını karşılaştıralım. Kapananlar 10 katıdır. Bu ülke nasıl kalkınacak? Kimseyi zengin edelim demiyorum. Bu ülkede yatırım yapmak isteyen insanlara yardımcı olmalıyız. Refahı sağlayacak her adım yanında olduğumuz adım olmalı. Biz kimsenin rant üzerinden, devletin sisteminden beslenerek zenginleşmesini doğru bulmayız. Bu bizim genetiğimize aykırı. CHP hiçbir zaman böyle bir parti olmadı ve olamaz. Biz insanları zenginleştiren bir parti değiliz, olmayacağız. Yatırımın karşılığını kazanan insanlar bizim için kötü değil değerli insanlardır. Ödedikleri vergi ve sağladıkları istihdamla önümüzü açacaklar. Sanayicinin yanında olmalıyız. CHP uzun zaman iş insanlarının düşmanı gibi gösterildi. Hiçbir zaman olmadık. Göğsümüzü gere gere söyleyelim. Bu ülkeyi seven, dürüst iş yapan sanayicilerin yanındayız. Sanayicisi, iş insanları yatırım açısından zor durumda olan başka bir kitle. Neden böyle derseniz enflasyon, faiz, tüm girdilerin yüksek olması.” dedi.

Şehir hastaneleri en büyük kazık

Şehir Hastaneleri üzerinden iktidara yüklenen Tugay, “Sağlık İzmir’de yerlerde sürünüyor. Kırsalda doktor yok. Şehir Hastanesi açtık diye övünüyorlar. Şehir Hastaneleri bu ülkeye atılmış en büyük kazıklardan biridir. Aynı otoyolları ve köprüler gibi. O hastaneleri siz yapmadınız bir müteahhide yaptırdınız. Tüm CHP’li kardeşlerimden rica ediyorum. İnsanlara anlatın. Şehir Hastanesini devlet yapmadı. Şehir Hastanesine 25 yıl kira ödeyecekler. Biz iktidara gelince kira ödeyeceğiz, kira. 2,5 yıldır kira bedeli hastanenin maliyetini karşılıyor. 25 yıl kira ödeme garantisi veriyorsunuz. Arazi zaten devletin. Bozyaka Hastanesi boşuna kapanmadı. İnsanları zorla Şehir Hastanesi’ne gönderiyorlar. Yüzde 70 doluluk garantisi verdiler. O hastanenin röntgenini o müteahhit yapıyor. Yemek hizmetini, güvenliğini, temizliğini o müteahhit sağlıyor. Bundan daha büyük kazık atılır mı? Bir çocuk doğacak ve 25 yaşına gelene kadar hak ettiği paradan bunlara veriyorsunuz. O kadar vergi topluyorsunuz neden hastane yapacak paranız yok? Bu ülkeye hastane yapamayacaksanız siz ne işe yararsınız?” ifadelerini kullandı.

İnan'a: Şirazelerinden çıktılar

Tugay, AK Parti Genel Sekreteri Eyüp Kadir İnan’ın “Uyuşturucudan CHP’li belediyeler sorumlu” ifadelerine şu sözlerle yanıt verdi:

“Geçen gün ağzı bozuk bir vekil dedi ya; uyuşturucudan CHP’li belediyeler sorumlu Kafayı mı yediniz? Bu kadar şirazelerinden çıktılar. Ağızlarına ne gelirse söylüyorlar. Birisi bir açıklama yapıyor, sonra hepsi arkasından açıklama yapıyor. Şimdi diyorlar onlar konuşuyor bizim vekillerimiz neden konuşmuyor? Bizim vekillerimiz onlar gibi olamıyorlar. Bakış açıları farklı. Onlar istiyorlar ki seviyeli bir siyaset yapalım. Bazen cevap vermemeye çalışıyorum ama… Sürekli abartma, algı çalışması, çarpıtma. Kusacağız artık.”

Güzelbahçe Belediyesi operasyonunda yeni gelişme: Tutuklu sayısı 4’e çıktı
Güzelbahçe Belediyesi operasyonunda yeni gelişme: Tutuklu sayısı 4’e çıktı
İçeriği Görüntüle

Kafayı mı yediniz?

Tugay, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ın, uyuşturucu açıklamalarına da tepki gösterdi. “O trollere verdiğiniz paralar gözünüze dursun. Bu başarısızlıklarını neyle kapatmaya çalışıyorsunuz?” ifadelerini kullanan Tugay, “Onların rakibi CHP. Ben partiye mutfaktan katkı vereyim diye üye olmuştum. Bana görev verdiler. Bu gücümüzü kırmak için yalanlara, algı çalışmalarına başladılar. Parayla sosyal medyada yayın yapan bir sürü sahtekar. Utanmadan sanki biz sorunluymuşuz gibi konuşuyorlar. CHP nereden sorumlu? Enflasyondan mı sorumlu? Geçen gün ağzı bozuk bir vekil dedi ya;, uyuşturucudan CHP’li belediyeler sorumlu Kafayı mı yediniz? Bu kadar şirazelerinden çıktılar. Ağızlarına ne gelirse söylüyorlar. Birisi bir açıklama yapıyor, sonra hepsi arkasından açıklama yapıyor. Şimdi diyorlar onlar konuşuyor bizim vekillerimiz neden konuşmuyor? Bizim vekillerimiz onlar gibi olamıyorlar. Bakış açıları farklı. Onlar istiyorlar ki seviyeli bir siyaset yapalım. Bazen cevap vermemeye çalışıyorum ama. Sürekli abartma, algı çalışması, çarpıtma. Kusacağız artık. Millete gidin bir bakın. Kimin umrunda sorun. Madde bağımlılığından CHP’liler sorumluymuş bu kadar saçma bir laf olur mu? Belediyeler aman çalışmasın. Elimizdeki 3 kuruşla bunlarla mücadele ediyoruz. İnsanlar bize eleştirilerde bulunsalar da bunu edeple yapıyorlar, onu çözeceğimizi biliyorlar” dedi.

"Tarikat yurdunu 2 senedir yıkamadılar"

Karabağlar’da yıkılamayan tarikat yurdunu hatırlatan Tugay, “Karabağlar’da kaçak bir tarikat yurdu 2 senedir kanuni olarak gerekli işlem yapılsın diye uğraşıyoruz. Yıkım kararı alıyorsunuz. Emniyet tedbirleri alınmıyor. Sağlayacağız diyorlar ama gelmiyorlar. Korunuyorlar. Bunlar da yoğun bir şekilde var.” diye konuştu.

"Cemil Tugay'ı alıp kapatabilirsiniz"

Tugay açıklamasında, iktidar kendisini cezaevine atsa bile yerine başka bir CHP’linin geleceğini ifade ederek, “Cemil Tugay’ı alıp bir yerlere kapatabilirsiniz. Onu görevden alabilirsiniz. Benim yerime başka arkadaşım gelecek. O arkadaşlarımız buralardan çıkacaklar. Arka sıralarda oturan bir parti üyesiydim, sonra parti yöneticisi oldum. Sandık görevlisi olurken bir gün geldi ve ben burada oldum. Buralardan yine başka arkadaşlarımız çıkacak. Şu Büyük insan Gazi Mustafa Kemal Atatürk dünyaya gelmiş en asil liderlerden birinin iki eserimden biri dediği CHP’de siyaset yapmayı bilen binlerce insan çıkar. Buraya gelip ağaca, toprağa, zengine, insanına sahip çıkacak. Beni alıp istediklerini yapabilirler. Önemli değil. Kimlere ne zulümler yaptılar. Söz konusu olan benim yaşamım değil ama ülkenin çektiğine artık yeter demeliyiz. Bu ülkenin pırıl pırıl insanlarına çektirilmiş zulüm bitmeli. Bu zulmün bitmesi CHP örgütünün çabasıyla mümkün. Başka bir parti yok. O yüzden bu tarihi sorumluluğu getirirken kimse, ‘şu görevi istiyorum’ diyemez. Kendi hesabımı yaparım demesin kimse, ayıptır, ayıp. Ölümü varlıklarız. Ne liderler toprağın altında çürüdü. Onurunuz yoksa zenginliğiniz beş para etmez. Ben partililerimizi bu mücadeleye bu şekilde yaklaşmalarını rica ediyorum. Bu ülkenin insanına sahip çıkan ve kimseyi dışlamayan, Kürt, Türk ayrımcılığı tuzağına düşmeyin. Herkesin inancı saygıya değerdir” dedi.

"CHP doğru insanlarla siyaset yapmayı bilecektir"

Tugay açıklamasını şöyle noktaladı:

“Telefonla arıyorum, ulaşamıyoruz diyenler oluyor. Lütfen mesaj atın. Biz burada kavga ediyoruz ama bizim konumuz başka. Biz neden siyaset yapıyoruz? İnsanlar yoklukla boğuşurken ne için siyaset yapacağız? Biz kendimiz için değil, o insanlar için siyaset yapıyoruz. CHP doğru insanlarla yoluna devam etmesini bilecektir.”

Muhabir: BATUHAN KAYA