Batuhan KAYA/Dijital Gaste- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, katıldığı bir programda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Tugay, ‘Basmane Çukuru’ için TMSF ile protokol yapılması sonrası kentteki birçok önemli figür ve STK’dan gelen tepkilere yanıt verdi.
Tugay, geçtiğimiz yıllarda Basmane Çukuru ile ilgili bağlayıcı sözleşmeler yapıldığını ve bu sözleşmeleri kendisinin yapmadığını söylediği açıklamasında, “Burası yeşil alan olsun demek kolay ama kaynağı nereden bulacağız deyince kimseden ses çıkmıyor. Kültürpark’a mı katalım, yapalım, başka bir şey mi olsun yapalım. Ama kimse mali yükten bahsetmiyor. Daha önce de görüşme yapılmış. Bir önceki dönem belediye başkanı TMSF ile görüşmüş. Arsa takası gündeme gelmiş. Buraya karşılık aynı değerde arsa verirseniz olur denmiş ama belediyenin böyle bir arsası yok. Sorun başladığımızda kucağımıza geldi. Şu anda ölü bir alan olarak duruyor. İzmir halkı bana bu sorunu çözeyim diye yetki verdi. Ben bu beş senede sorunu çözmedim diyelim, diğer beş sene… Burası ne kadar böyle gidecek?” ifadelerini kullandı.
Ahkam kesiyorsunuz
Basmane Çukuru hakkında ortaya farklı öneriler atan isimler için “Yönetici sorumluluğunuz yok ahkam kesiyorsunuz” diye konuşan Tugay, “Kaynak bulmadan sorunun çözülmesi mümkün değil. Orası tüm İzmirlilere hizmet edecek. Orada tiyatro olacak, sosyal alan olacak. Biz burada hiçbir plan değişikliği yapmadık, emsal artışı yapmadık. Ben ilk zaman başkan olsaydım böyle bir anlaşma yapmazdım ama yapılmış. Yönetici sorumluluğunuz yok dışarıdan ahkam kesiyorsunuz.” dedi.
Bağlayıcı sözleşmeler var ve bunları ben yapmadım
Basmane Çukuru için geçmiş yıllarda yapılan bağlayıcı sözleşmeler olduğunu ve bu sözleşmeleri kendisinin yapmadığını söyleyen Tugay, “Henüz imzalamadık ama yetki aldık. Bu bir niyet protokolü olacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi yüzde 30’luk hakka sahip ve bunu kullanacak. Burasıyla ilgili yapıla anlaşmada mülkiyet üzerinden hak yüzde 11 küsür. Basmane’deki alanda öngörülen proje yapılamamış. Aziz Başkan zamanında yüzde 11’lik payı yüzde 30’a çıkartmışlar. Bizim yaptığımız da bunu daha ileriye taşımak. TMSF o zaman gözlemciydi, şimdi onlar tarafından da yüzde 30 kabul edildi. Yani bir kazanım. TMSF sadece bir temsilci. Neticede biz bu anlaşmayı temsilci olarak TMSF ile yapıyoruz ama yatırımcı olan şirketlerin de sorunu çözülecek. Buranın tapusunu üzerinize almanız mali yükümlülükleri ortadan kaldırmıyor. Bağlayıcı sözleşmeler var ve bu sözleşmeleri ben yapmadım.” ifadeleriyle açıklamasını noktaladı.