8 kişinin öldüğü otobüs faciasında firmadan açıklama geldi
8 kişinin öldüğü otobüs faciasında firmadan açıklama geldi
İçeriği Görüntüle

Tarımda Küresel Gelişmeler başlığıyla düzenlenen toplantı, İzmir’de sektörün farklı paydaşlarını aynı çatı altında buluşturdu. Sevmedya Yayın Grubu ile Ege Fark Yaratanlar Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlik, İzQ Girişimcilik Merkezi’nde yoğun katılımla yapıldı. Açış konuşmalarından panellere uzanan programda tarımın yalnızca üretim meselesi olmadığı, aynı zamanda demokrasi, insan hakları ve ekonomik sürdürülebilirlik boyutlarıyla ele alınması gerektiği vurgulandı. Küresel rekabet, su yönetimi, kooperatifçilik ve agroekoloji gibi başlıklar gün boyunca masadaydı. Konuşmacılar, Türkiye tarımının mevcut durumunu değerlendirirken çözüm yollarına da dikkat çekti.


Tarım kentin de meselesi

Etkinliğin açılışı, Sevmedya Genel Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Erkan Sevinç ile İzQ Genel Müdürü Tuba Kesen Umar’ın konuşmalarıyla başladı. Ardından İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Topaç, tarımın yalnızca kırsal üretim alanı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, meselenin kent yaşamı, gıda hakkı ve demokratik katılım boyutlarına işaret etti.

Topaç konuşmasında, sofraya gelen her ürünün yalnızca toprağın değil, aynı zamanda kamusal politikaların sonucu olduğunu vurguladı. Gıdaya erişimin bir ayrıcalık değil temel insan hakkı olduğunu dile getiren Topaç, sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimin olmadığı bir toplumda sosyal adaletin sağlanamayacağını söyledi. Kent konseylerinin bu noktada kır ile kent arasındaki bağı görünür kılma sorumluluğu taşıdığını ifade etti. Tarımda Küresel Gelişmeler toplantısında dile getirilen bu yaklaşım, etkinliğin temel çerçevesini de oluşturdu.


Agroekoloji ve küresel rekabet uyarısı

Program kapsamında söz alan Tarım Ekonomisti Prof. Dr. Tayfun Özkaya, Türkiye tarımının hem ekolojik hem de ekonomik bir krizle karşı karşıya olduğunu belirtti. Küresel ölçekte “ABCD şirketleri” olarak anılan çok uluslu yapıların dampingli ihracat politikalarıyla birçok ülkenin tarımını zor durumda bıraktığını ifade eden Özkaya, Türkiye’de uygulanan neoliberal politikaların da bu süreci kolaylaştırdığını savundu.

Endüstriyel tarımın kimyasallara dayalı yapısının krizi derinleştirdiğini dile getiren Özkaya, çözümün agroekolojide olduğunu söyledi. Ekolojik süreçleri esas alan, pestisit ve kimyasal gübre kullanımını en aza indiren üretim modellerinin mümkün olduğuna dikkat çekti. Tarımda Küresel Gelişmeler etkinliğinde öne çıkan bu değerlendirmeler, sürdürülebilir üretim tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.


İzmir’de kooperatif gücü ve planlı üretim modeli

Etkinlikte kooperatifler de ayrı bir başlık altında ele alındı. Ege Fark Yaratanlar Derneği Başkanı Mehmet Aksaç ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Bülent Üngür’ün katıldığı söyleşide İzmir’in tarımsal potansiyeli rakamlarla paylaşıldı.

İzmir’in toplam yüzölçümünün yaklaşık 1 milyon 197 bin hektar olduğu, bunun yüzde 29,5’ine denk gelen 353 bin hektarlık alanın ekilebilir tarım arazisi niteliği taşıdığı belirtildi. Kent genelinde 163 Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, 81 Sulama Kooperatifi ve 45 Su Ürünleri Kooperatifi olmak üzere toplam 289 tarımsal amaçlı kooperatif bulunduğu, bu yapının 35 bin 686 ortağa ulaştığı ifade edildi.

Üngür, belediyenin artık yalnızca destek veren değil; üretimden işleme ve pazarlamaya kadar süreci planlayan bütüncül bir modelle hareket ettiğini söyledi. Son 21 ayda kooperatifler üzerinden yaklaşık 694 milyon TL’lik alım ve destek gerçekleştirildiğini aktaran Üngür, bunun yalnızca mali bir katkı değil, sürdürülebilir kalkınma yaklaşımının parçası olduğunu vurguladı.

Ayrıca İzmir Tanzim Satış Marketi İzmar’ın 20 şube ile hizmet verdiğini belirten Üngür, temel gıda ürünlerinin uygun fiyatla tüketiciye ulaştırıldığını kaydetti. Planlı üretim modeli ve kooperatifler aracılığıyla güçlendirilen yapı, Tarımda Küresel Gelişmeler toplantısında yerel kalkınmanın önemli araçlarından biri olarak gösterildi.


Uluslararası tarım diplomasisi ve ihracat vurgusu

Programın son bölümünde düzenlenen “Uluslararası Tarım Diplomasisi” panelinde sektör temsilcileri küresel rekabeti değerlendirdi. Türkiye’nin su yönetimini stratejik bir güvenlik konusu olarak ele alması gerektiği, Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarının artırılmasının zorunlu olduğu dile getirildi. “Çiftçi üretmeli, sanayici işlemeli, ihracatçı satmalı” yaklaşımıyla zincirin bütünlüğüne dikkat çekildi.

Panelde ayrıca ihracatın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığı, aynı zamanda kalite standartlarını yükselten ve üretim zincirini disipline eden bir işlev gördüğü ifade edildi. Küresel ölçekte artan üretime rağmen dünyada milyonlarca insanın açlıkla mücadele ettiğine dikkat çekilerek, tarım politikalarının sosyal boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı.

Tarımda Küresel Gelişmeler toplantısı, konuşmacılara belge takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın gönderdiği zeytin fidanları ise katılımcılara dağıtıldı. Etkinlik, tarımın yalnızca üretim değil; ekonomi, çevre ve toplum boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

Kaynak: Haber Merkezi