İzmir kent merkezinde yer alan Smyrna Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Süleyman düğümü motifinin yer aldığı mozaikli bir oda ortaya çıkarıldı. Keşif, hem sembolik anlamı hem de korunmuş yapısıyla kazı ekibinin dikkatini çekti.
Smyrna Antik Kenti’ndeki kazı ve restorasyon çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında yıl boyunca kesintisiz devam ediyor. Smyrna Agorası Kuzey Cadde’de yürütülen çalışmalarda yaklaşık 3x4 metre boyutlarında, iç içe geçmiş 12 köşeli panolarla bezeli bir mozaik taban gün yüzüne çıkarıldı.
Mozaiğin merkezinde Süleyman düğümü
Ortaya çıkarılan mozaiğin merkezinde yer alan “Süleyman düğümü” motifi, Antik Dönem’de koruyucu bir sembol olarak kullanılmasıyla biliniyor. Mozaikte ayrıca bitkisel bezemeler, geometrik süslemeler ve küçük haç tasvirleri de yer alıyor.
70 yıl sonra yeni bir mozaik taban
Kazı Başkanı, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Türk İslam Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akın Ersoy, Smyrna’nın Büyük İskender’den sonra planlı şekilde kurulan önemli bir kent olduğunu belirtti. Kentte kazıların ağırlıklı olarak Agora ve Tiyatro alanında yoğunlaştığını ifade eden Ersoy, yaklaşık 70 yıl aradan sonra yeni bir mozaik tabana ulaşmanın kendileri için sürpriz olduğunu söyledi.
Konut mu, kamusal alan mı?
Ersoy, Antik Dönem’de kentin önemli caddelerinden biri olan Kuzey Cadde üzerinde, Geç Roma Dönemi’nde (MS 4-6. yüzyıl) bir yapı inşa edildiğini ancak bu yapının konut mu yoksa kamusal bir alan mı olduğunun henüz netleşmediğini kaydetti.
“Kem gözlere” karşı koruyucu semboller
Mozaikli odanın Geç Antik Dönem’de yaygın bir kullanım geleneğini yansıttığını vurgulayan Ersoy, bu tür sembollerin hasetlik ve kıskançlığa karşı koruma amacı taşıdığını belirtti. Süleyman düğümünün ve çevresindeki sembollerin, mekanı ya da mekanı kullanan kişileri “kem göz”den korumak için tercih edildiğini ifade etti.
1500 yıl sonra yeniden kullanılmış
Ersoy, mozaikli odanın yaklaşık 1500 yıl sonra, 19. yüzyılda bölgede bulunan gayrimüslim hastanesi ya da çevredeki konutlar tarafından yeniden kullanıldığını belirtti. Üzerine inşa edilen duvarların sıvasının doğrudan mozaiğin üzerine oturtulmasının, bu kullanımın en somut kanıtı olduğunu söyledi.
Kazı alanı genişleyecek
2026 yılı kazı sezonunda alanın genişletilmesinin planlandığını belirten Ersoy, yeni mekanların da ortaya çıkabileceğini ifade etti. Ersoy ayrıca, kazı çalışmalarına destek veren İzmir Büyükşehir Belediyesi, Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı, İzmir Ticaret Odası ve GüzelEnerji Akaryakıt AŞ’ye teşekkür etti.