Yaz sıcaklarıyla birlikte klima kullanımı artarken, yanlış sıcaklık ayarı ve bakımsız cihazlar solunum yolu hastalıkları riskini yükseltiyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alev Gürgün, klimaların 23-25 derece arasında çalıştırılması, havanın doğrudan vücuda verilmemesi ve kapalı ortamların düzenli havalandırılması gerektiğini belirtti.

Klimalı ortam ile dışarıdaki sıcaklık arasında büyük fark oluşmasının vücudun ısı değişimine uyum sağlamasını zorlaştırdığını ifade eden Gürgün, özellikle terliyken doğrudan soğuk havaya maruz kalmanın üst solunum yollarında tahriş, öksürük ve enfeksiyona neden olabileceğini söyledi.

İDEAL SICAKLIK 23-25 DERECE OLMALI

Acıbadem Kent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alev Gürgün, aşırı sıcak ve nem nedeniyle ev, iş yeri, toplu taşıma aracı ve diğer kapalı alanlarda klima kullanımının yaygınlaştığını belirtti.

İç ortamın aşırı soğutulmaması gerektiğini vurgulayan Gürgün, “Dışarısı çok sıcak, iç ortam ise aşırı soğuk olduğunda vücut bu ani değişime uyum sağlayamaz. Klima kullanımında ideal iç ortam sıcaklığı 23-25 derece arasında olmalı” dedi.

Klima havasının doğrudan yüze, boyna, göğse ya da sırta yöneltilmemesi gerektiğini belirten Gürgün, uzun süre klimanın önünde kalmanın kas ağrıları ve solunum yolu şikâyetlerini artırabileceğini kaydetti.

TEMİZLENMEYEN FİLTRELER ALERJİYİ TETİKLİYOR

Soğuk ve kuru havanın burun, boğaz ve gırtlakta kuruluk, yanma ve öksürüğe yol açabileceğini belirten Gürgün, sinüzit şikâyetlerinin de klima kullanımıyla artabileceğine dikkat çekti.

Filtre temizliğinin ihmal edilmesi durumunda cihazlarda toz, polen, küf mantarı ve akarların birikebildiğini aktaran Gürgün, bu maddelerin alerjik astım, saman nezlesi ve diğer alerjik yakınmaları tetikleyebileceğini söyledi.

Klimaların hava dolaşımı sırasında ortamda bulunan bakteri ve virüsleri yayabileceğini belirten Gürgün, yaz mevsimi öncesinde bakım ve temizlik yapılmasının sağlık açısından önem taşıdığını ifade etti.

BAKIMSIZ KLİMALAR LEJYONER HASTALIĞINA YOL AÇABİLİR

Prof. Dr. Gürgün, bakımı yapılmayan klimalarda bakteri ve mantarların çoğalması için uygun ortam oluşabileceğini belirtti. Bu durumun nadir görülmesine rağmen ciddi sonuçlar doğurabilen Lejyoner hastalığına neden olabileceğini söyledi.

Lejyoner hastalığının “Legionella Pneumophila” bakterisinin nemli ortamlarda çoğalması ve solunum yoluyla vücuda girmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Gürgün, hastalığın ağır ve ölümcül zatürreye dönüşebileceğini kaydetti.

Nefes darlığı, öksürük, yüksek ateş, halsizlik, baş ve kas ağrıları ile ishalin hastalığın temel belirtileri arasında bulunduğunu aktaran Gürgün, temizlenmemiş klimaların önemli risk kaynaklarından biri olduğunu ifade etti.

RİSK GRUBUNDAKİLER DAHA DİKKATLİ OLMALI

Astım ve KOAH hastaları, alerjik bünyeye sahip kişiler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler klima kaynaklı enfeksiyonlara karşı daha yüksek risk taşıyor.

Bu gruptaki kişilerin cihaz bakımını ihmal etmemesi, sıcaklık değişimini kademeli olarak ayarlaması ve klima havasının doğrudan üzerlerine gelmesini önlemesi gerekiyor.

Menderes’i şampiyonluk coşkusu sardı
Menderes’i şampiyonluk coşkusu sardı
İçeriği Görüntüle

EN SIK YAPILAN KLİMA HATALARI

Klima kullanımında en sık yapılan hatalar arasında cihazı çok düşük derecede çalıştırmak, klimanın önünde uzun süre kalmak ve filtre temizliğini ertelemek yer alıyor.

Terliyken doğrudan soğuk havaya maruz kalmak ve kapalı ortamı dışarıdan temiz hava alacak şekilde havalandırmamak da hastalık riskini artıran davranışlar arasında bulunuyor.

Uzmanlar, klima kaynaklı sağlık sorunlarından korunmak için cihazların düzenli bakımının yaptırılmasını, sıcaklığın dengeli ayarlanmasını ve ortamın belirli aralıklarla havalandırılmasını öneriyor.

Yaz sıcaklarıyla birlikte klima kullanımı artarken, yanlış sıcaklık ayarı ve bakımsız cihazlar solunum yolu hastalıkları riskini yükseltiyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alev Gürgün, klimaların 23-25 derece arasında çalıştırılması, havanın doğrudan vücuda verilmemesi ve kapalı ortamların düzenli havalandırılması gerektiğini belirtti.

Klimalı ortam ile dışarıdaki sıcaklık arasında büyük fark oluşmasının vücudun ısı değişimine uyum sağlamasını zorlaştırdığını ifade eden Gürgün, özellikle terliyken doğrudan soğuk havaya maruz kalmanın üst solunum yollarında tahriş, öksürük ve enfeksiyona neden olabileceğini söyledi.

İDEAL SICAKLIK 23-25 DERECE OLMALI

Acıbadem Kent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alev Gürgün, aşırı sıcak ve nem nedeniyle ev, iş yeri, toplu taşıma aracı ve diğer kapalı alanlarda klima kullanımının yaygınlaştığını belirtti.

İç ortamın aşırı soğutulmaması gerektiğini vurgulayan Gürgün, “Dışarısı çok sıcak, iç ortam ise aşırı soğuk olduğunda vücut bu ani değişime uyum sağlayamaz. Klima kullanımında ideal iç ortam sıcaklığı 23-25 derece arasında olmalı” dedi.

Klima havasının doğrudan yüze, boyna, göğse ya da sırta yöneltilmemesi gerektiğini belirten Gürgün, uzun süre klimanın önünde kalmanın kas ağrıları ve solunum yolu şikâyetlerini artırabileceğini kaydetti.

TEMİZLENMEYEN FİLTRELER ALERJİYİ TETİKLİYOR

Soğuk ve kuru havanın burun, boğaz ve gırtlakta kuruluk, yanma ve öksürüğe yol açabileceğini belirten Gürgün, sinüzit şikâyetlerinin de klima kullanımıyla artabileceğine dikkat çekti.

Filtre temizliğinin ihmal edilmesi durumunda cihazlarda toz, polen, küf mantarı ve akarların birikebildiğini aktaran Gürgün, bu maddelerin alerjik astım, saman nezlesi ve diğer alerjik yakınmaları tetikleyebileceğini söyledi.

Klimaların hava dolaşımı sırasında ortamda bulunan bakteri ve virüsleri yayabileceğini belirten Gürgün, yaz mevsimi öncesinde bakım ve temizlik yapılmasının sağlık açısından önem taşıdığını ifade etti.

BAKIMSIZ KLİMALAR LEJYONER HASTALIĞINA YOL AÇABİLİR

Prof. Dr. Gürgün, bakımı yapılmayan klimalarda bakteri ve mantarların çoğalması için uygun ortam oluşabileceğini belirtti. Bu durumun nadir görülmesine rağmen ciddi sonuçlar doğurabilen Lejyoner hastalığına neden olabileceğini söyledi.

Lejyoner hastalığının “Legionella Pneumophila” bakterisinin nemli ortamlarda çoğalması ve solunum yoluyla vücuda girmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Gürgün, hastalığın ağır ve ölümcül zatürreye dönüşebileceğini kaydetti.

Nefes darlığı, öksürük, yüksek ateş, halsizlik, baş ve kas ağrıları ile ishalin hastalığın temel belirtileri arasında bulunduğunu aktaran Gürgün, temizlenmemiş klimaların önemli risk kaynaklarından biri olduğunu ifade etti.

RİSK GRUBUNDAKİLER DAHA DİKKATLİ OLMALI

Astım ve KOAH hastaları, alerjik bünyeye sahip kişiler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler klima kaynaklı enfeksiyonlara karşı daha yüksek risk taşıyor.

Bu gruptaki kişilerin cihaz bakımını ihmal etmemesi, sıcaklık değişimini kademeli olarak ayarlaması ve klima havasının doğrudan üzerlerine gelmesini önlemesi gerekiyor.

EN SIK YAPILAN KLİMA HATALARI

Klima kullanımında en sık yapılan hatalar arasında cihazı çok düşük derecede çalıştırmak, klimanın önünde uzun süre kalmak ve filtre temizliğini ertelemek yer alıyor.

Terliyken doğrudan soğuk havaya maruz kalmak ve kapalı ortamı dışarıdan temiz hava alacak şekilde havalandırmamak da hastalık riskini artıran davranışlar arasında bulunuyor.

Uzmanlar, klima kaynaklı sağlık sorunlarından korunmak için cihazların düzenli bakımının yaptırılmasını, sıcaklığın dengeli ayarlanmasını ve ortamın belirli aralıklarla havalandırılmasını öneriyor.

Kaynak: İHA