Batuhan KAYA/Dijital Gaste- İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan Tuğçenur Özbay, cezaevi yönetiminin ‘tutuklu kimlik kartı’ dayatmasına karşın süresiz açlık grevine başlamış ve eyleminin 127’nci gününde 43 kiloya kadar düşmüştü. İzmir Barosu, bugün ‘tutuklu kimlik kartı’ uygulamasının ‘hukuksuz’ olduğunu vurgulayarak bir basın açıklaması yaptı.

İzmir Barosu Cezaevi Komisyonu Sorumlu Yönetim Kurulu üyesi Av. Ceren Şen Tosun, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevinde gerçekleştirilen hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayan uygulama insan onuruna aykırı olup yaşam hakkı, kötü muamele yasağı, adil yargılanma hakkı ve ayrımcılık yasağını ihlal etmektedir. Cezaevinde yaşanan hukuka ve usule aykırı uygulamalar nedeniyle Tuğçenur Özbay süresiz açlık grevine başlamış ve bugün itibariyle süresiz açlık grevinin 127. günündedir. Tuğçenur Özbay yaklaşık 43 kiloya düşmüş olup hayatını kaybetme ihtimali ciddi bir tehlike haline gelmiştir.”

Uygulamanın meşru bir zemini olmalıdır

Av. Şen Tosun açıklamasında, tüm uygulamaların hukuki ve meşru bir zemine dayanması gerektiğini kaydederek, “Hükümlü/tutuklu kimlik kartına ilişkin kanuni düzenlemeler disiplin yaptırımlarıyla sınırlı olup, kartların içeriği Yönerge ile belirlenmiştir. İzmir'de ve Türkiye genelinde birçok cezaevinde kimlik taşıma zorunluluğundan kaynaklı bir sorun yaşanmazken İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevinde hukuka ve mevzuata aykırı keyfi uygulamalar nedeniyle süresiz açlık grevi başlamıştır. Temel hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden bir uygulamanın, meşru bir amaca dayanması ve bu amaca ulaşmak bakımından elverişli, gerekli ve orantılı olması zorunludur.” dedi.

Hukuki sorunlar doğuruyor

Uygulamanın disiplin cezalarının kanuniliği ilkesiyle bağdaşmamakta olduğunu vurgulayan Av. Şen Tosun, “Hükümlü veya tutuklunun kimlik kartını ibraz etmediği gerekçesiyle kurum yalnızca disiplin yaptırımı uygulayabilecekken; İdare tarafından kanunda öngörülmeyen gizli veya örtülü disiplin yaptırımlarının hukuka aykırı biçimde dâhil edildiği görülmektedir. Tutuklu ve hükümlülerin; kurum etkinliklerine katılımının engellenmesi, revire, avukat görüşüne, ziyaretçi görüşüne, kitap ve mektup postasını almaya, hastaneye ve benzeri yerlere götürülmemesini öngören idarî düzenleyici işlemler ile bunlara dayalı uygulamalar; disiplin cezalarının kanuniliği ilkesiyle bağdaşmamakta ve ölçülülük ilkesi bakımından hukuki sorunlar doğurmaktadır.” diye konuştu.

Sivil topluma çağrı

Av. Şen Tosun açıklamalarını şöyle noktaladı:

Nazım Hikmet Konak’ta heykeli başında düzenlenen törenle anıldı
Nazım Hikmet Konak’ta heykeli başında düzenlenen törenle anıldı
İçeriği Görüntüle

“İzmir Barosu olarak cezaevlerinde herhangi bir ölüm yaşanmaması, infaz şartlarının usul ve yasaya uygun yürütülmesi ve tespit ettiğimiz sorunların düzeltilmesi için gerekli kurum ve kuruluşlara başvuruları yapmış bulunuyoruz. Bu başvuruların sonuç vermesi, tutuklu ve hükümlülerin cezaevinde açlık grevinde hayatlarını kaybetmemeleri için hem sivil toplumun hem de yetkili/görevli kurum ve kuruluşların harekete geçmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

Muhabir: BATUHAN KAYA