Batuhan KAYA/Dijital Gaste- Dönüşüm Akademi Kurucusu, Kurumsal Eğitmen, Dönüşüm Koçu ve Yazar Hilal Çatak, Dijital Gaste’ye verdiği röportajda yeni çıkardığı kitabı “Portakal Kabuğundan Bir Gemi” ve kendisine dair bilinmeyenleri anlattı, soruları yanıtladı.

Biyografinizde yazarlığın yanı sıra ‘Dönüşüm Koçu’ ve ‘Kurumsal Eğitmen’ yazdığını, “Kadınlara Güçlerini Hatırlatan Çemberler” yaptığınızı da gördüm. Bize biraz Hilal Çatak’tan bahseder misiniz? Hiç her şeyi doğru yapmaya çalışırken kendinizden uzaklaştığınız oldu mu?

“Ben bu sorunun peşine düştüğümde koçlukla karşılaştım ve bu hayatımın dönüm noktası oldu. Bir Anka Kuşu gibi yavaş ama istikrarlı bir şekilde küllerimden yeniden doğdum. Sonra şirketim doğdu; Dönüşüm Anka Akademi, böylece kurumsal eğitimler ve çemberler ve sonra nice başka hayallerim doğdu. Aslında hep aynı şeyi yapıyorum: Kendim en iyi halime dönüşürken, insanların ve kurumların potansiyellerini performanslarına, yani en iyi hallerine dönüştürmelerine eşlik ediyorum. Ve tüm bunları yapabilmemi sağlayan en önemli unsur ise yazmak. Yazmak dünyadaki en büyük sihirdir. Yazarken içimizdeki bilgeye bağlanırız. Varoluşla başlayan tüm kadim bilgi ile donatılmış bilgeye.. En öz halimle ben, Hilal Çatak, işine aşık bir koç, kadınlığı ile barışmış bir can ve her çocuk gibi şahane ve olağanüstü 11 yaşında bir oğlan çocuğunun annesiyim."

Hilal Çatak yazmaya nasıl başladı? Sizi yazmaya bir şey mi itti yoksa yazmak her zaman hayatınızın bir parçası mıydı?

"İlk gazetem Vatan’ı çıkardığımda yıl 1991’di. Adıyaman’da Fatih İlkokulu 4. Sınıfa gidiyordum. Babamın mesleği dolayısıyla şehir şehir gezerken yakın bir arkadaşa sahip olmak pek mümkün olmadığından sanırım benim ilk arkadaşımdı yazmak. Beni duyan anlayan, daha iyisine götüren güzel arkadaşım. Hala öyle. İnsanlara bir şey anlatmak istediğim için yazmıyorum. Dolanıklığımı açmak, karışık zihnimi düzenlemek, kaybolmuş hisseden kalbime güveni geri getirmek için yazıyorum. Ve bir de bana iyi geleni paylaşmak, ‘ben yapabildiysem, sen de yapabilirsin’ demek için …
‘Portakal Kabuğundan Bir Gemi’ kitabınızdan bahseder misiniz? Özellikle gerçek bir hikayeden alıntı olması ve “Kaybolmuş bir kadının yeniden doğuşu” sloganıyla basılması dikkat çekici."

Travmalarınızı yönetmezseniz, travmalarınız sizi yönetir

"Travmalarınızı yönetmezseniz, travmalarınız sizi yönetir. Beni travmalarım yönetirken hayatım alt üst oldu. Çünkü insan yaşamına farkındalık getirene kadar bildiği cehennem uğruna istediği cenneti yakar. Bu kitap alt üst olmuş hayatımın altını üstünden güzel yapan tüm dinamikleri paylaşmak için yazıldı. Yine de benden öğrensinler diye yazılmadı. Kendi bilgeliklerini ortaya çıkarmak, kendi eşsiz yollarını keşfederek, yüzleşerek ve saçmalama hakları ile en derin hazinelerine ulaşsınlar diye yazıldı. Kitapta deneme türünde yazılar var, okuyucuların kalbini açacak, onları sonsuz olasılık alanından düşünmeye sevk edecek yazılar. Yine de kitabın en önemli unsuru bu değil. Sorular.. Her denemenin arkasında okuyucuyu düşündüren, yüzleştiren ve yükselten sorular var. Ve değerli okuyucu güzel kalbine destek olarak bunu yapabilsin diye kendini aklamadan ve yargılamadan bu sorulara nasıl cevaplayacağına dair bir de kılavuz ekledim kitabımın başına. Böylece kendi kalbine, aklına ve ruhuna yapacağı bu yolculukta kendine şefkat getirdiğine emin olmaya çalıştım. Çünkü kainat rıza, şefkat ve adalet gibi erdemler üzerine kurulmuştur. Şefkat yoksa hiçbir sistem çalışmaz."

Kitabınızın tanıtımındaki, “Hayatındaki boşluklar, yokluklar, travmalar sence seni zaferlerine taşıyacak en büyük becerilerinin kaynağı olabilir mi?” ifadeleri çok çarpıcıydı. Kitabın merkezi bu düşünce diyebilir miyiz?

Denizli'deki otobüs faciasında hayatını kaybeden anne ve kızı İzmir'de toprağa verildi
Denizli'deki otobüs faciasında hayatını kaybeden anne ve kızı İzmir'de toprağa verildi
İçeriği Görüntüle

"Kesinlikle diyebiliriz çünkü deneyimlerimize yüklediğimiz anlamları değiştirmeden sonsuz olasılık alanından değil kısıtlar alanında çalışan bir zihin modeli ile dünyaya bakar ve oradan sonuçlar alırız.

Bir hakikat bir de illüzyon düzeni var

Biliyorsunuz bir hakikat bir de illüzyon düzeni var. İllüzyon düzeninde durmak, yavaşlamak, yapamamak korkunç birer deneyimken, hakikat aleminde hepsi değerli ve daha iyiye yol açan öğrenmelerle dolu anlardır. İllüzyon düzende hastalıklar kötü ve yok edilmesi gereken şeylerdir. Travmaları ya bastırır ya da içinde kayboluruz. Oysa seçersek her şey bizi en versiyonumuza götürebilir. Mesela travmalarımız neyin işe yaramadığını anlatır ve bunda gerçekten öğrenirsek neyin işe yarayabileceğini hiç görmemiş olsak bile çözebiliriz. Hastalıklar acil yardım talebidir, dönüştürmemiz gereken bir şey vardır, bizim huzurumuza hizmet etmeyen, artık hafa farklı bir şey yapma zamanı gelmiştir, bu çoğunlukla işe yaramayan alışkanlıkları düşünceleri ve davranışları kendimizden çıkarmaya dairdir. Çünkü özde her şey tamdır. Ve işte tüm deneyimlerimizden öğrenmeyi seçtiğimizde bizi zaferlerimize taşıyacak becerilerimiz ortaya çıkar. Bakış açımızı doğru bir yere çevirmenin ödülü Nar’a benzerdir. Gördüğün şey bir tanedir içini açınca bin tane olur. Hakikat düzenine çevrilmiş bir bakış açısı ile yaşamanın hazineleri sonsuzdur. Önce kendinizle sonra sevdiklerinizle daha başarılı ilişkiler kurabilirsiniz bu da sizi zaferlerinizle ilgili sürdürebilir başarıya götürür."

Yazarlık haricinde Yeşilay’da görevli olduğunuzu gördüm. Bir kadın olarak topluma örnek olmak açısından bu kadar aktif ve fazla sorumluluğa sahip olmanız çok önemli. Toplumun daha arka kesimine itilen kadınlara buradan ne söylemek istersiniz?

"Yönetim kurulunda olabilme onurunu yaşadığım Yeşilay ile çocuklarımızın geleceğini umuda bağlıyor, Aydın İşkadınları Derneği yönetiminde bir kadın olarak kadınları iş yaşamında yüceltmeyi amaçlıyoruz. Görülmeyen, unutulan, unutturulan kadınlara söylemek istediğim ön önemli şey ise; nasıl hissettiğiniz kim olduğunuzu anlatmaz, uzun süre neye maruz kaldığınızı anlatır."

Kendine hak ettiğin yerden bak güzel kadın

"Şimdi gerekli olan ise aynı şeye kendinizi maruz bırakmamaktır. Aynaya baktığınızda güzel, şahane, yetenekli, tam, değerli ve olağanüstü bir şey görmüyorsan doğru yerden bakmıyorsundur. Kendine hak ettiğin yerden bak güzel kadın, bak ki senin gözünün ışığı ile aydınlanmak için yaratılan kız ve erkek çocukları hak ettikleri yaşamı kuracak güç bulabilsin. Sen çok değerlisin. Ve hakikat aleminde tüm yaratılanlar gibi ihtiyacın olan her şeye sahipsin."

Muhabir: BATUHAN KAYA