Batuhan KAYA/Dijital Gaste- Ege Medya Platformu, ‘Sektör Buluşmaları’ kapsamında bugün CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Özturgut’un konuğu oldu.
Özturgut, yenilenebilir enerji sektörünün İzmir ve Türkiye’deki durumu, sektörün geldiği nokta, bürokratik engeller ve yatırım maliyetleri hakkında önemli bilgiler paylaştığı toplantıda, yenilenebilir enerjinin önemi hakkında konuştu.
Özturgut, konutlara yapılan yenilenebilir enerji yatırımlarında amorti süresinin 3 ila 5 yıl olduğunu belirttiği değerlendirmesinde, şöyle konuştu:
“Ticari anlamda yatırımın geri dönüş süresi eskiye göre çok kısaldı. Ortalama 3 ila 5 yıl arasında yaptığınız yatırımı amorti edip geri dönüşünü sağlayabiliyorsunuz. Dolayısıyla bu konuda kamuoyunu aydınlatmamız, bilgilendirmemiz gerekiyor. Bizim, 2050 yılına kadar karbon salınımını azaltma sorumluluğumuz var. Atmosfere saldığımız karbona azaltamamamız durumunda belli yatırımlara maruz kalacağız. Bu konuda yapabileceğimiz en iyi şey de çevreyi kirletmeden enerji üretmek.”

BELEDİYELER ÇOK ZORLUK ÇIKARIYOR
Yatırımların önündeki bürokratik engeller hakkında konuşan ve İzmir’deki ilçe belediyelerinin çok zorluk çıkardığını aktaran Özturgut, “Evlerde GES sistemi kurulabilmesi için maalesef belediyelerden ‘GES Uygunluk Belgesi’ alınması gerekiyor. Belediyeler bu konuda maalesef çok zorluklar çıkarıyor ve bu zorluklar da sektörün gelişimini engelliyor. Halk, insanlar bu işin verimli ve önemli olduğuna kani oldu ancak bürokrasiden kaynaklı olarak işlerimizi istediğimiz hızda ilerletemiyoruz.” dedi.
İZMİR’DE ARAZİ ÇOK PAHALI
Özturgut, İzmir’deki arazi maliyetinin de fazla olduğu kaydettiği değerlendirmesinde, “İzmir ‘güneşlenme’ açısından Türkiye’nin şanslı bölgelerinden. Türkiye genelinde güneş enerjisi toplam kurulum gücünün yüzde 15’ine ulaştık. İzmir bu konuda birçok şehrin daha önünde. Bu işin bir de arazi durumu var. İzmir’in şöyle bir dezavantajı var, İzmir’de araziler çok değerli. Bugün Konya, Şanlıurfa gibi yerlerde arazi kurumları daha uygun. Ama bir avantajımız daha var, İzmir’de sayfiye yeri çok ve belediyelerle sorun olmadığı sürece oralarda güneş enerjisi çok yaygın.” diye konuştu.

30 YIL VERİM GARANTİSİ VAR
Ortalama 4 yılda kendini amorti eden yatırımların 30 yıl verimli çalıştığını aktaran Özturgut, “Ortalama 2 katlı bir villada 7 kilovatlık bir sistem kurulması gerekir ve bunun maliyeti de 7 bin dolardır. Bu yatırımın geri dönüşü de 3 ila 5 yılda sağlanır. Bir de Isı Pompası var. O da devreye girdiğinde yaklaşık maliyet 14 bin dolara çıkabilir. Ancak sistemlerin, panellerin 30 yıl verim garantisi vardır. Özellikle son 1 yılda rakamlar bu hale geldi ve talep oldukça arttı. Kamuoyu bu işi çok cazip bulmaya başladı. Yeter ki bürokrasi de bir sorun olmasın.” dedi.
FATURA ÖDER GİBİ KREDİ ÖDEYEBİLİYORSUNUZ
Kontlara yapılan yenilenebilir enerji yatırımında kredi kolaylıkları olduğundan da bahseden ve ‘fatura öder gibi kredi ödeyebiliyorsunuz’ diyen Özturgut, “Biz bu sistemi kurarken sistemin 1 ayda ne kadar elektrik üreteceğini müşterimize veriyoruz. Müşterimiz de bankaya gidip ‘Toplam şu kadar paraya ihtiyacım var, bu sistem de aylık 3 bin liralık elektrik üretiyor’ diyor, banka da kredi taksitlerini sistemin üreteceği elektrikle eşgüdümlü hale getiriyor. Böylelikle müşterimiz fatura öder gibi kredisini ödüyor ve sonunda da sistemin sahibi oluyor.” ifadelerini kullandı.

ELEKTRİK DAĞITIM ŞİRKETLERİ DE SÜRECİ SÜRÜNCEMEDE BIRAKIYOR
Yenilenebilir enerji yatırımları önündeki tek engelin belediyeler olmadığını, elektrik dağıtım şirketlerinin de izin süreçleri aracılığıyla süreçleri kasıtlı olarak sürüncemede bıraktığını kaydeden Özturgut, şu ifadelerle açıklamasını noktaladı:
“Kasıtlı olmasa bile belediyeler henüz evlerde bu sistemlerin kurulumu konusunda bunun nasıl belgelendirileceğini bilmediğinden ötürü sıkıntı yaşanıyor. Bir diğer sorun da maalesef belediyeler evin ilk yapıldığı bir şeye bakıyor ve eğer evin orijinal halinde bir değişiklik yapmışsanız, ‘evi orijinal hale getirmeden size GES Uygunluk Belgesi vermem’ diyor. Bürokrasi duruma böyle bakıyor ancak bu da maalesef sektörü sıkıntıya sokuyor. Bir de maalesef elektrik dağıtım şirketlerinden onay almak gerekiyor, bu da süreci geciktiriyor. Bunu söylemek ne kadar doğru bilmiyorum ama elektrik dağıtım şirketlerinin de süreci biraz sürüncemede bıraktığı doğru.”




