İzmir’in Ödemiş ilçesinde yapılması planlanan katı atık yakma ve enerji üretim tesisi kamuoyunda tartışma yaratırken, çevre örgütlerinden ilk güçlü itiraz Koza Hareketi Derneği’nden geldi. Dernek Başkanı Selahattin Bağlı, tesisin yerleşim yerine çok yakın olduğunu, doğaya ve halk sağlığına onarılmaz zararlar vereceğini belirtti. Tesisin “enerji üretimi” adı altında zehirli gazlar ve kimyasal atıklar yayacağını savunan Bağlı, yurttaşları projeye karşı birlikte hareket etmeye çağırdı.

“Yakılacak olan sadece atık değil, Ödemiş’in geleceği”

Bağlı’nın verdiği bilgilere göre, tesiste günde yaklaşık 500 ton evsel atık yakılacak. Dört ayrı üniteden oluşan sistemde her biri 120-125 ton kapasiteye sahip olacak. Ancak yakma süreci yalnızca kül değil, aynı zamanda uçucu toksik gazlar da üretecek.

İzmir'de kayıp olarak aranan 16 yaşındaki kız Manisa’da bulundu
İzmir'de kayıp olarak aranan 16 yaşındaki kız Manisa’da bulundu
İçeriği Görüntüle

Tesisin yaratacağı kirlilik hakkında çarpıcı bilgiler veren Bağlı, "Karbondioksit, karbonmonoksit, metan ve kükürt dioksit gibi gazlar atmosfere salınacak. Kükürt dioksit yağışla birleştiğinde sülfürik aside dönüşür ve toprağın yapısını bozar. Bu, bölgedeki sebze ve meyvelerin gelişimini doğrudan etkiler." dedi.

Kozader

Yerleşim yerine sadece 800 metre mesafede

Projenin ilçe merkezine yalnızca 800 metre uzaklıkta planlandığını belirten Bağlı, bu mesafenin kabul edilemez olduğunu söyledi. Tesisin konumu itibarıyla rüzgârla birlikte dumanın mahalleler, tarım alanları ve meralara yayılmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

Bağlı, "Filtre sistemleri yeterli değil. Hiçbir filtre zararlı gazları tamamen tutamaz. En küçük ihmal bile büyük bir felakete yol açar" iddiasında bulundu.

Tarım ve hayvancılık risk altında

Bağlı, Bozdağ ve Balabanlı meralarının, tesisin en çok etkileyeceği alanlar arasında bulunduğuna dikkat çekti. Bu bölgelerde binlerce hayvanın otladığını hatırlatan Bağlı, “Toz ve kimyasal kalıntılar mera bitkilerine çökerse hem hayvan sağlığı zarar görür hem üreticinin geçim kaynağı tehlikeye girer” dedi.

Ödemiş ve çevresinde yetiştirilen incir, kestane, kiraz, patates ve çilek gibi ürünlerin yapraklarında sararma, çürüme ve verim kaybı yaşanabileceğini de ekledi.

“Bu sadece çevre meselesi değil; yaşam hakkı meselesi”

Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna olumlu görüş verilmesine karşı açtıkları davanın sürdüğünü belirten Bağlı, önümüzdeki günlerde yapılacak bilirkişi incelemesine dikkat çekti.

❝Bu konu siyaset üstüdür. Çocuklarımızın nefesi, toprağımızın bereketi, suyumuzun temizliği için buradayız. Hep birlikte sahip çıkmazsak geri dönüşü olmayan sonuçlarla karşılaşırız❞ ifadelerini kullandı.

Muhabir: Esra SEYİRDEN