Kredi kartı ve Kredili Mevduat Hesabı (KMH) uygulamalarında yeni bir dönem başlıyor. Ekonomi yönetimi, aylık gelirin 10 katına kadar çıkarılan kredi kartı limitleri için geri adım atılmasını istedi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında yapılan değerlendirme toplantısının ardından bankacılık sektörüne, limit uygulamalarında mevcut mevzuata dönülmesi yönünde net mesaj verildi.
Yüksek limitler mercek altına alındı
Son dönemde bankaların müşteri kazanma rekabeti, kredi kartı limitlerinin vatandaşın ödeme gücünün çok üzerine çıkmasına yol açtı. Özellikle bazı özel bankaların agresif kampanyalarla limitleri hızla artırdığı, bunun da bireysel borçluluğu büyüttüğü tespit edildi.
Temmuz ayında devreye alınan yapılandırma imkanına rağmen kredi kartı harcamalarındaki artışın durmaması, ekonomi yönetimini yeni önlemler almaya yöneltti.
“Piyasa dengeleri bozuldu” değerlendirmesi
Yapılan analizlerde, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) mevzuatına rağmen bazı bankaların kart limitlerini aylık gelirin çok üzerinde belirlediği vurgulandı.
Bu durumun özellikle finansal okuryazarlığı düşük kesimleri borç sarmalına sürüklediği, aynı zamanda iç talebi artırarak enflasyonist baskıyı güçlendirdiği ifade edildi.
BDDK’dan bankalara uyarı
Toplantı sonrası bankacılık sektörüne verilen mesaj açık oldu: “Mevzuata dönün.” BDDK’nın, mevzuata aykırı uygulamalar için idari para cezaları uygulayabileceği de hatırlatıldı.
Bu kapsamda bankaların, gelirle orantısız biçimde artırılan kredi kartı ve KMH limitlerini yeniden gözden geçirmesi bekleniyor.
Kimler etkilenecek?
Yeni uygulamayla birlikte kredi kartı limiti aylık gelirinin 3–4 katı seviyesinde olan kullanıcılar için önemli bir değişiklik öngörülmüyor.
Ancak gelirin 5 ila 10 katı arasında limit tahsis edilen kart sahiplerinin limitlerinin, yasal sınırlar çerçevesinde aşağı çekileceği belirtiliyor.
Gözler bankalardan gelecek bildirimlerde
Milyonlarca kart sahibi, bankalardan yapılacak resmi bilgilendirmeleri bekliyor. Limit düşürme sürecinin hangi takvimle uygulanacağı, tüketicilerin harcama planlarını da doğrudan etkileyecek.
Uzmanlar, atılan adımın bireysel borçlanmayı sınırlamayı ve talep kaynaklı enflasyon baskısını azaltmayı hedeflediğini vurguluyor.