Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda eğitimde yapay zeka destekli dijital dönüşümü hayata geçirdi. Yeni sistemle öğrencilerin bireysel öğrenme hızına göre şekillenen eğitim süreçleri oluşturulacak, öğretmenler veri temelli rehberlik yapacak ve veliler çocuklarının gelişimini anlık olarak takip edebilecek. Amaç, öğrencilerin bireysel farklılıklarına duyarlı, etik ve kapsayıcı bir dijital eğitim ortamı sunmak.
Her öğrenciye özel dijital kılavuz
Yapay zeka destekli MEBİ Bireysel Öğrenme Platformu, öğrencilerin öğrenme süreçlerini kişiselleştirmek ve gelişimlerini takip etmek amacıyla tasarlandı. Platform, adaptif test sistemiyle öğrencinin seviyesine uygun sorular yönlendiriyor, güçlü ve zayıf yönlerini analiz ederek kişiye özel çalışma planı oluşturuyor. Sanal asistan “Kanka”, sesli özetler, video anlatımlar ve anlık yönlendirmelerle öğrencilerin öğrenmesini destekliyor.
Pilot uygulamalarda dikkat çeken sonuçlar
Pilot illerde yapılan uygulamalarda öğrencilerin konuları daha hızlı ve kalıcı öğrendiği, öğretmenlerin raporlama yükünün azaldığı gözlemlendi. Veliler, platform sayesinde çocuklarının gelişimini doğrudan takip edebiliyor. Toplanan veriler, yapay zekanın eğitimde sadece bir teknoloji değil, öğrenme sürecinin stratejik bir bileşeni olduğunu ortaya koyuyor.
Müfredatta da yapay zeka dönemi
MEB, dijital dönüşümü müfredatla da destekliyor. Bilim ve Sanat Merkezleri’nde (BİLSEM) yapay zeka atölyeleri kurulurken, ilkokul ve ortaokullarda “Yapay Zeka Uygulamaları” ve “Robotik Kodlama” dersleri seçmeli olarak okutuluyor. Ders kitapları ve dijital içeriklerde yapay zeka tabanlı görsel ve video üretimi kullanılmaya başlandı.